Molla Fenari’nin Sultan Bayezid için şahitlik görevini kabul etmeyi reddetmesi hikayesi, Osmanlıların adalete dair anlayışına ve hükümdarlar ile âlimler arasındaki hayati ilişkiye dair eşsiz bir pencere sunmaktadır. Bu olay, İslam prensiplerini korumanın güçlü otoriteye karşı dahi ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Bir Âlimin Duruşu: Kraliyet Otoritesine Meydan Okumak
Döneminin önde gelen âlimlerinden olan Molla Fenari, bir hukuki meselede Sultan Bayezid için şahitlik rolünü kabul edemeyeceğini kesin bir dille ifade etmiştir. Bu gerekçesi, Osmanlı toplumunun değerleri ve beklentileri hakkında derinlemesine fikirler sunmaktadır.
“Ey Sultan! Seni cemaat içinde görmüyorum. Yönetimde olanların önde gelmesi, bu milleti yönlendirmesi gerekir. Adaletli amelleri somutlaştırmalısın… Eğer halkla birlikte bulunmazsan, kötü bir örnek olursun ki şahitliğin kabul edilmez.”
Bu cesur ifade, Molla Fenari’nin İslam prensiplerine bağlılığını ve yöneticilerin dahi o erdemleri somutlaştırması gerektiği anlayışını göstermektedir. Bu olay, toplum içinde etik standartları korumadaki din âlimlerinin önemini de vurgulamaktadır.
Mescitler İnşa Etmek ve İimani Teşvik Etmek
Birim başka rivayete göre, Sultan Bayezid, Niğbolu zaferinin ardından minnettarlık göstergesi olarak Bursa’daki ünlü Ulu Cami’nin inşa edilmesini sağlamış ve daha sonra düzenli olarak namaz kılmaya başlamıştır. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed (Fatih), gönderdiği hükümname-lerde vilayet valilerine camilerin manevi önemini vurgulamıştır:
- “İslam’ın yüce emirlere, buyruklara ve yasaklara uyulmasında zaaf veya tembellik olmamalıdır!”
- “Mescitler ve medreseler cemaat eksikliğinden dolayı harabe halinde bırakılmamalıdır!”
- “Bu mübarek yerler, İslam dininin kuvvetli ve daim kılınarak maddi ve manevi zaferlerin elde edilmesini sağlayacak şekilde doldurulmalı ve mamur edilmelidir!”
Fatih’in bu gayreti, şu ayetin ruhunu somutlaştırma arzusunun bir yansımasıdır:
“Eğer inananlara güç verirsek, şüphesiz onlar namazı ihyâ ederler, zekât verirler, iyiliği emreder, kötülüğü nehlederler. İşlerin sonu Allah’a döner.” (Bakara Suresi, 22/41)
İslam Fetihlerinin Mirası
Osmanlı ordusu, Avrupa’daki seferleri sırasında fethettikleri her bölgede camiler inşa etmiş ve bu durum, İslam’ı yayma ve topluluklar kurma konusundaki bağlılıklarının bir göstergesi olmuştur. Necip Fazıl’ın veciz ifadesiyle:
“Kubbe kubbe yükselen ordular!”

