Peygamber Muhammed · Haziran 18, 2026

Peygamber Sevgisi: Sahabi Selit’in İhmetsiz Bağlılığı

Sahabi Selit’in hikayesi, Peygamber Sevgisi ve Yoldaşlığına dair derin bir bağlılığın örneğini teşkil etmektedir. Bu anlatı, bir sahabenin Rasûlullah ile olan bağını her şeyin üzerinde nasıl önemsediğini göstermektedir. …

Sahabi Selit’in hikayesi, Peygamber Sevgisi ve Yoldaşlığına dair derin bir bağlılığın örneğini teşkil etmektedir. Bu anlatı, bir sahabenin Rasûlullah ile olan bağını her şeyin üzerinde nasıl önemsediğini göstermektedir.

Selit (RA)’nin Bağışlanan Araziyi İade Etmesi

Rasulullah (s.a.v.) Peygamberimizin faziletli Ansar’dan olan Selit’e bir parça arazi bağışlamıştı. Birkaç gün bu arazide kaldıktan sonra Selit geri döndü ve kendisine Kur’an’ın âyetlerinin ve bablarının indiği, yeni hükümlerin de Rasûlullah (s.a.v.) tarafından açıklandığı müjdesi verildi. Derhal Rasulullah’ın (s.a.v.) huzuruna giderek şunları söyledi:

“Ey Allah’ın Elçisi! Bana bağışladığınız bu araziyle meşgul olmak, beni sizden uzaklaştırdı. Lütfen benden geri alın. Sizi uzakta tutan hiçbir şeye ihtiyacım yok!”

Rasulullah (s.a.v.) araziyi geri kabul etti.

Değerli Bir Ders

Kur’an-ı Kerim, Mücadele Suresi’nde şöyle buyurmaktadır:

“Peygamber, kendilerinden daha çok hak ederler ki, O’nu sevsinler…” (Mücadele, 37)

Bu durum, ashabın Allah ve Resûlü’ne olan sevgilerinin diğer tüm duyguların üstünde olduğunu göstermektedir. İster mal, ister aile, isterse can olsun, hiçbir şey onların bağlılıklarını geçemezdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bizim en büyük hazinemizdir. Bu konuda düşünmeliyiz:

Peygamberimizi bilmesek dünya nimetlerinin hepsi ne kadar değer ifade ederdi? Dünya hayatımız ve mallarımız geçicidir, ancak Peygamberimizi tanımaktan ve O’nu takip etmekten kaynaklanan huzur ve mutluluk ebedidir.

Düşünmek İçin Bir An

Rasulullah (s.a.v.)’ı anlamak ve takdir etmek, Allah’a hizmet etmenin en önemli adımıdır. Onu anlamadan, tanıyamadan, örnek almadan ve O’nun kalbinden bir parça kapmamız halinde imânımız tamamlanmaz, ne Kur’an-ı Kerim’i tam olarak anlarız ne de kâdimizdeki rolümüzü yerine getiririz.