Gafletin Tanımı ve Yıkıcılığı
Gaflet, insanın yaratılış gayesini, Rabbinin daimi gözetiminde (murakabe) olduğunu ve ölümün mutlaklığını unutarak dünya hayatının geçici meşgalelerine dalmasıdır. Abdülkadir Geylânî (k.s.), insanın aklını başına toplayıp "Gaflet uykusundan uyanmasını ve ayıklık suyu ile yüzünü yıkamasını" şiddetle tavsiye eder. Zira Allah'ı unutan kalp, zamanla manen körleşir; ibadet etse dahi bu, ruhsuz bir şekilden öteye geçemez. Hak Teâlâ'nın muamelesinden ve emirlerinden gafil kalmak, kulun başına gelebilecek en büyük felakettir; zira gafiller Allah'ın hilmine sığınarak günah işlemeye cesaret bulurlar.
Vaktin Oğlu Olmak: Anı Değerlendirmek
Sufi geleneğinde vakit çok kıymetlidir; kişi içinde bulunduğu "an"ın hakkını vermekle mükelleftir. İbn Ataullah el-İskenderî bu durumu şöyle özetler: "Eğer dünyada isen vaktin dünyadır, eğer ahirette isen vaktin ahirettir. Eğer neşeli isen vaktin neşe, hüzünlü isen vaktin hüzündür.". Yani insanın manevi yönelimi neredeyse, hayatının anlamı da ona göre şekillenir. Geçmişin pişmanlıklarıyla boğuşmak veya geleceğin kaygılarıyla hayaller kurmak (tul-i emel), kulun elindeki nakit olan "şu anı" kaybetmesine (vakti fevt etmesine) sebep olur. Hakiki tevekkül, geçmişe üzülmemek ve geleceğe göz dikmemek suretiyle intizar bulanıklığından vakti arındırmaktır.
Vakitlerin Muhafazası ve Ebedi Kurtuluş
İrfan ehli için en büyük ibadet, her nefesi Allah'ın zikri ve huzuruyla geçirebilmektir. "Taatların en faziletlisi vakitleri muhafaza etmektir". Kul, vaktini nefsinin hevesleri için değil, Allah'ın rızası doğrultusunda geçirmelidir. Zamanı iyi yöneten ve vakitlerini zikir, tefekkür ve hizmetle değerlendiren kul için ahiret, ebedi bir saadet yurdu olur. Unutulmamalıdır ki, ölüm meleği gelmeden evvel bu dünyada "ölmeden önce ölme" sırrına ererek manen uyananlar, ahiretin dehşetli sahnelerine karşı dünya hayatındayken en büyük hazırlığı yapmış olan uyanık kullardır.

