Muharrem Ayı ve Aşure Günü: Dua, Oruç ve Faziletleri
“Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından Allah’ın ayı olarak nitelendirilmiştir. (Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Savm, 40) Bu niteleme, Muharrem ayının faziletine ve ilahi feyiz ile bereketinin bolluğuna işaret eder.
Muharrem Ayı İbadetleri ve Aşure Günü Fazileti
- Oruç Tutmak
Oruç Tutmanın Önemi
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Ramazan orucu dışında en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharrem’de tutulan oruçtur. Farzlar dışında en faziletli namaz da gece namazıdır (teheccüd).” (Müslim, Sıyâm 202, 203; Nesâî, Kıyâmu’l-leyl, 6)
Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) Muharrem’in 9-10 veya 10-11’inci günlerinde Aşure orucu tutardı. (Bkz. Buhârî, Savm 47, 69, Enbiyâ 24; Müslim, Sıyâm, 113-133; Tirmizî, Savm, 48; Ahmed, I, 241.)
- Senenin Birinci Günü Okunacak Duâ
Senenin Birinci Günü Okunacak Dua
- Muharrem Ayının İlk On Gününde Okunacak Dualar
- On Muharrem, Aşure Günü Yapılacak Dua ve İbadetler
Aşure Gününde Yapılması Tavsiye Edilenler
1. Dua
2. Bol Erzak Alma
“Kim Aşûre günü (nafaka hususunda) ailesine geniş davranırsa Allah Teâlâ da bütün sene boyunca onun rızkına bolluk ihsân eyler.” (Taberânî, Evsat, IX, Kebîr, X, 77; Beyhakî, Şuab, III, 366)
Câbir (radıyallâhu anh) bu rivâyetle ilgili olarak;
“–Biz bunu denedik ve öyle (büyük bir bereket) bulduk.” buyuruyor. Yine İbn-i Uyeyne de:
“–Biz bunu elli sene, altmış sene tecrübe ettik.” diyor.
3. Aşure Günü Orucu
“Aşûre orucunu tutun; ancak bir gün önce veya bir gün sonra da tutmak sûretiyle yahudîlere muhâlefet edin!” buyruldu. (Ahmed, I, 241; Bezzâr, no. 1052; Heysemî, III, 188)
4. Aşure Günü Yapılacak 6 Faziletli İbadet
- Gusül abdesti alın!
- Oruç tutun!
- İftar verin!
- Sadaka verin ve ikramlarda bulunun!
- Evinize 10 çeşit ihtiyaç alın!
- En az 10 kişiye selam verin!
- Aşure Günü Yaşanalar
Aşure Günü’nün Önemi
10 Muharrem (Aşûre) günü, içerisinde büyük tecellîlerin yaşandığı bir gündür:
- Hazret-i Âdem aleyhisselâmʼın tevbesi bu günde kabul edilmiştir. Demek ki bugün “tevbe-istiğfar” günüdür.
- Hazret-i Nûh aleyhisselâmʼın tufandan kurtulup, gemisinin selâmete erdiği gündür. Demek ki bugün Nûh aleyhisselâmʼın 950 sene süren çilelerle dolu tebliğ hayatındaki “sabır ve sebât”ını tefekkür günüdür.
- Hazret-i İbrahim aleyhisselâmʼın Nemrut’un ateşine atılıp Cenâb-ı Hakk’ın lûtfuyla kurtarıldığı gündür. Demek ki bugün Hakkʼa dostluk yolunda karşılaştığımız ilâhî imtihanlardaki hâlimizi muhâsebe etme günüdür.
- Hazret-i Mûsâ aleyhisselâmʼın Firavun’un zulmünden, Hazret-i Yusuf aleyhisselâm’ın zindandan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, büyük saâdetlerin, büyük çilelerden sonra geldiğini idrâk etme günüdür.
- Hazret-i Eyyûb aleyhisselâmʼın hastalık ve iptilâlardan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün ilâhî imtihan tecellîleri karşısındaki “sabır, rızâ ve şükür” hâlimizi gözden geçirme günüdür.
Ayrıca bugün, İslâm tarihinin gördüğü en acı felâketlerden biri olan, Peygamber Efendimiz’in aziz torunu Hazret-i Hüseyin radıyallâhu anh’ın hunharca katledildiği gündür. Diğer bir ifâdeyle İslâmʼın bağrına fitne hançerinin vurulduğu bir gündür.
O menfur cinayete, hangi mezhepten olursa olsun her Müslümanın yüreği feryat hâlindedir.
Bu hususta ümmet-i Muhammed’in birlik ve beraberliğini zedeleyecek tarzda kuru çekişmelere girmek, en başta o azîz şehidlerin mübârek rûhlarını incitecek hareketlerdir. Şunu da unutmamak gerekir ki o tarihte Müslümanlar arasında Şialık ve Sünnîlik gibi bir ayrılık yoktu. Dolayısıyla bugün; “Mü’minler ancak kardeştirler!..” (el-Hucurât, 10) hükmü etrafında, bir ve beraber olma günüdür…
