Dinin Direği ve Kalbin Arınması
Namaz, İslam binasının en temel direği ve ibadetlerin kalbidir. O, sadece belirli vakitlerde yapılan bedensel hareketlerden ibaret bir şekil değil, insanın Yaratan'ı ile kurduğu en güçlü manevi bağdır. İmam Gazali (kaddese'llâhü sırrahu'l-aziz) namazın derin hakikatini şöyle ifade eder: "Namaz kalbi günah kirlerinden temizler ve gaybın kapısını açar". Hakkıyla kılınan bir namaz, kulun iç dünyasını riyadan, kibirden ve dünya heveslerinden arındırarak onu manevi hastalıklardan korur.
Namazda Huşu ve İlahi Münacat
Gerçek namaz, Allah ile kul arasında hususi bir münacat (yalvarış ve sohbet) mahallidir,. Namazda Fatiha okuyan bir kul, Rabbiyle bizzat konuşmakta, O'nun sonsuz azameti karşısında kendi acziyetini sunmaktadır. Kâmil manada namaz kılan bir mümin, namaza durduğunda kalbinden dünyevi endişeleri atar ve sanki ahiret hayatına adım atıyormuşçasına ilahi huzurda titrer,. Gösteriş için, gafletle kılınan namazlar ise Kur'an-ı Kerim'de "Veyl olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarından gafildirler" (Maun, 4-5) ayetiyle kınanmıştır,.
Müminin Miracı
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e Miraç gecesinde ihsan edilen Hakk'a yakınlık sırrı, ümmetine namaz vasıtasıyla hediye edilmiştir. "Namaz müminin miracıdır" hakikati, kulun secdede Rabbine en yakın olduğu anı ifade eder,. Namaz kılan kişi, iftitah tekbiriyle (Allahu Ekber) dünyayı arkasına atar, rüku ile boyun eğer ve secde ile kulluğun zirvesine ulaşır. Bu manevi yükseliş, ruhu besler, kalbe şifa verir ve mümini dünyevi sıkıntıların karanlığından çıkarıp ferahlığa ulaştırır.

