İnsanın iç dünyasında dört temel unsur (Rabbânî, şeytânî, yırtıcı ve hayvanî sıfatlar) bir arada bulunur ve nefis terbiyesi bu güçlerin akıl ve şeriat vasıtasıyla dengelenmesidir. Nefs-i emmâre kötülüğü emrederken, terbiye ile nefs-i mutmainne derecesine ulaşmak hedeflenir. Gazâlî, insanı helâke sürükleyen "Mühlikât" (haset, kibir, cimrilik, dünya sevgisi, öfke) ile kurtuluşa erdiren "Münciyât" (tevbe, sabır, şükür, korku ve ümit, sevgi) arasındaki farkı keskin bir şekilde çizer.
Özellikle cimrilik, hevâ ve ucb (kendini beğenme), insanı helâk eden üç temel sebeptir. Bu kötü huyları kalpten söküp atmak her müslüman için farz-ı ayndır. Kurtuluş yolu ise tevbe ile başlar; zira tevbe, günahların karanlığından kalbi temizleyen ilk adımdır. Gerçek zühd, sadece fakirlik değil, kalbin mal ve dünya sevgisine meyletmemesidir. Nefis, tıpkı vahşi bir at gibi terbiye edilmeli; bedenin tüm azaları kalbin emrinde birer asker gibi Allah’ın rızası doğrultusunda kullanılmalıdır.

