Tasavvuf Klasikleri · Haziran 20, 2026

Ahiret Endişesini Dünya Kaygılarından Üstün Tutmak

Geçici Dünyaya Karşı Baki Ahiret İnsanın dünyadaki en büyük aldanışı, sonu mutlak bir ölümle bitecek olan dünya hayatına, ebediymiş gibi sımsıkı sarılmasıdır. İslam ahlakı, dünyayı terk etmeyi değil, kalbi dünyanın …

Geçici Dünyaya Karşı Baki Ahiret

İnsanın dünyadaki en büyük aldanışı, sonu mutlak bir ölümle bitecek olan dünya hayatına, ebediymiş gibi sımsıkı sarılmasıdır. İslam ahlakı, dünyayı terk etmeyi değil, kalbi dünyanın geçici cazibesinden koruyarak asıl yatırımın ahirete yapılmasını emreder. "Âhireti bırakıp dünyanın geçici işleri ile meşgul olan, ömrünü boşa harcamış sayılır". Geylânî (k.s.), insanın iç dünyasını iki zıt kutbun aynı anda dolduramayacağını belirtir. "Dünya hayatı denince, Hakk'ı bir yana atıp halka yüzünü çevirmek akla gelir.". Hak'tan yüz çevirip sadece halkın ve maddenin peşinden koşanlar, manevi bir iflas yaşarlar.

Kalbi Dünyadan Çekip Çıkarmak

Dünyalık işler peşinde koşarken dinini, namazını ve ahiret kaygısını unutan insan, en büyük hazineyi küçük bir cama değişmiş demektir. Geylânî Hazretleri şöyle haykırır: "Dünyadan, kalbinizi beri alın ve temizleyin. Dünyayı bırakın, Hakk'a yönelin.". İnsan helal rızkını aramak için bedeniyle dünyada çalışmalı, ancak kalbini ahiretin ve Allah'ın rızasının mekanı yapmalıdır. "Asıl boş geçirdiğiniz şey, din işleriniz oluyor. Aksini yapınız; isabet olur. Dünyada kimseye bir şey kalmaz; böyle olunca size ne kalır? Size de kalmaz.".

Dünyayı Ahiretin Tarlası Olarak Görmek

Mümin, dünyayı bir amaç değil, ebedi saadete ulaştıracak bir köprü (araç) olarak görmelidir. Ahireti kazanmak, ancak bu dünyada ekilen salih amel tohumlarıyla mümkündür. Elinde bulunan imkanları sadece nefsani arzuları tatmin etmek için değil, ahiret yurdunu mamur etmek için kullanmalıdır. "Dinin selâmeti sermayedir. İyi işler de onun kârıdır. Sizi azdıracak şeyi aramayınız.".