Dua Nedir? Kısaca Duanın Önemi ve Fazileti
Dua, insanda doğuştan var olan derin bir duygudur. Bu nedenle, tüm dinlerde duaya büyük önem verilmiştir. Üstün bir güce inanan her insan, hayatının farklı anlarında dua ihtiyacı hisseder. Çünkü hepimiz zaman zaman üstesinden gelemeyeceğimiz olaylar, üzüntüler ve sıkıntılarla karşılaşırız. Böyle durumlarda sığınma ve yardım arayışı doğar ve bu da duaya dönüşür.
Hatta normalde dua etmeyen veya inançlı olmayan insanlar bile, çözemediği sorunlarla karşılaştıklarında, çaresizlik içinde dua ihtiyacı duyarlar. Bu durum, insanın fıtraten duaya muhtaç olduğunun açık bir göstergesidir. Yüce Allah, bu gerçeği Yûnus sûresinin 12. ayetinde şu şekilde ifade buyurmuştur:
“İnsana bir zarar dokunduğu zaman, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken bize dua eder; zarını giderdiğimiz zaman ise, sanki kendisine dokunan zarardan dolayı bize hiç dua etmemiş gibi davranır. İşte aşırı gidenlere yaptıkları şeyler böyle süslü gösterilmiştir.” (Yûnus, 10/12)
Lokman sûresinin 32. ayetinde ise;
“(Denizde) onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O’na halis kılan gönülden bağlılar olarak Allah’a yalvarırlar. Fakat O, onları kurtarıp karaya çıkarınca, içlerinden bir kısmı orta yolu tutar.” (Lokman, 32/32) buyrulmaktadır.
Bu ayetlerden anlaşılacağı üzere, dua etmek insanın doğasında var olan bir özelliktir. Ayrıca Yüce Allah, bu ayetlerle duanın sadece sıkıntılı zamanlarda değil, her an yapılması gerektiğini hatırlatmaktadır.
Dua eden kişi, içtenlikle dileklerini arz ettikten sonra kalbinde huzur ve ferahlık hisseder, isteğinin gerçekleşme umuduna kapılır. Bu yönüyle dua, ruhsal bunalımlara karşı koruyucu bir önlem gibidir.
1. Dua, İlâhî Bir Emirdir
Dua etmek, ayet ve hadislerde teşvik edilmiş ve övülmüştür:
“Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin.” (A’râf, 7/55; bkz. En’âm, 6/63)
“Korkarak ve umutla O’na dua edin.” (A’râf, 7/56)
“(Ey Peygamberim!) De ki; duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin?” (Furkân, 25/77)
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Ey Allah kulları! Size dua etmenizi tavsiye ederim.” (Hâkim, De’avât, I, 493; Tirmizî, De’avât, 102)
“Duayı terk etmek isyandır, günahtır.” (Heysemî, Ed’ıye, 2, No: 17194)
“Dua etmekte aciz olmayın, çünkü dua eden hiçbir insan helak olmaz.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No:871; Hâkim, De’avât, I, 494)
“Biriniz dua ettiği zaman çok istesin. Çünkü o, Rabbinden istiyor (O’nun nimeti, keremi ve lütfu çok ve boldur).” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 889)
“Biriniz dua ettiği zaman istediğini çok ve büyük istesin. Çünkü Allah’a hiçbir şey büyük ve çok gelmez.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 896) buyurmuştur.
Dua eden kişi, Allah’ın ve Peygamberin emrine uyarak ibadet etmiş, Allah’ı anmış ve O’nun sevgisini kazanmış olur. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın fazlından isteyin, çünkü Allah kendisinden bir şey istenmesini sever. En faziletli ibadet (dua edip) bir sıkıntının kalkmasını beklemektir.” (Tirmizî, De’avât, 116)
2. Dua, Bir İbadettir
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Dua, ibadetin özüdür.” (Tirmizî, De’avât, 1)
“En faziletli ibadet, Allah’tan sıkıntıyı kaldırmasını beklemektir.” (Heysemî, Ed’ıye, 7, No: 17202),
“Dua, mahza ibadettir” buyurmuş, ardından Mü’min sûresinin;
“Rabbiniz buyurdu ki: ‘Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeğe tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir’ anlamındaki 60. ayetini okumuştur.” (Mümin, 40/60; Tirmizî, De’avât, 1; İbn Mâce, Dua; Ebû Davut, Salât, 358; Hâkim, De’avât, I, 491; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 890)
Sahabeden İbn Abbâs, “En faziletli ibadet duadır” demiş ve yukarıdaki ayeti okumuştur. (Hâkim, De’avât, I, 491)
- KUR’AN’DA GEÇEN DUALAR
- HADİSLERDE GEÇEN DUALAR
- PEYGAMBERİMİZİN SIK SIK OKUDUĞU DUALAR
3. Dua, Allah Katında Çok Değerlidir
“Allah katında duadan daha şerefli bir şey yoktur.” (Tirmizî, De’avât, 1; İbn Mâce, Dua, 1) hadisi bunun açık bir delilidir. Çünkü dua eden kişi, Allah’ın varlığını, yüceliğini, kudretini ve kullarına yardım etme özelliğini kabul eder ve aczini itiraf ederek Allah’a muhtaç olduğunu dile getirir.
4. Dua, Rahmet Kapılarını Açan Bir Anahtardır
“Dua, rahmet (kapılarını açan) bir anahtardır” (Süyûtî, I, 486) hadisi, dua eden kişinin Allah’ın merhametine nail olacağını ifade etmektedir.
İnsan içinden geldiği gibi “Rabbim! Allah’ım! Nimetlerini ihsan eyle, affeyle, yardım eyle, musibetlerden koru” ve benzeri dilek ve isteklerini Allah’a arz ettiğinde, Allah rahmet kapılarını kuluna açar ve ona yardım eder.
5. Allah, Dua Etmeyene Kızar
“Kim Allah’a dua etmezse, Allah ona gazap eder.” (İbn Hıbbân, Zikir ve Dua, No: 890; Hâkim, De’avât, I, 491; Tirmizî, De’avât, 2; İbn Mâce, Dua, 1) hadisi, bu gerçeği ortaya koymaktadır. Çünkü dua etmeyen kişi hem Allah ve Peygamberin “dua edin” emrine uymamış hem de büyüklenmiş, kendini müstağnî görmüş demektir. Bu durum,

