Düşmana Karşı Zafer Kazanmak İçin Okunacak Dua
Bu dua, İslam tarihinde savaşta düşmanlara karşı okunması tavsiye edilen etkili bir dualardan biridir. Ancak unutulmamalıdır ki, Müslüman bir kardeşe düşman gözüyle bakarak bu veya benzeri duaları okumak ve ona beddua etmek caiz değildir. Dualarımızdaima hayır ve mağfiret dilemeli, kardeşliğimizi korumalıyız.
Duânın Anlamı
TÜRKÇE ANLAMI
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlanarak, duaların derin anlamları ortaya konulur:
- Allah’ım, zaferinle üstünlüğünü, yakalamandaki şiddetin hürmetine yardımının sür’atiyle, haram kıldığın şeylerin işlenmesi sebebiyle gösterdiğin kıskançlık ve kızgınlık hürmetine himaye et.
- Âyetlerinle sana sığınanları koru. Yakın olan, duâlara icabet eden, hesabı çabuk gören, Cebbâr, Mütekebbir, Kahhâr ve yakalaması şiddetli olan Allah’ım!
- Azgınların kahrına boyun eğdiremediğin, kralların, kisrâların ve fâcir düşmanların azgın inatçılarını helak etmek sana kolay gelir.
- Bana tuzak kuran kimsenin tuzağını kendi başına geçir, hile yapanın hilesini kendine çevir, benim için kuyu kazan kimseyi o kuyuya düşür, bana tuzak için ağ kuran kimseyi kendisiyle o ağa uğrat, onu tuzağa av ve esîr yap!
- Allah’ım, Kâf-hâ-yâ-ayn-sâd hakkı için düşman korkusuna karşı bize yardım eyle. Onları helak et, sevgili kullarına fedâ eyle, onları bugün ve yarın kısa zamanda belalara uğrat.
- Allah’ım, birliklerini toz duman et. Allah’ım, topluluklarını dağıt. Allah’ım, sayılarını azalt. Allah’ım, keskinliklerini körelt. Allah’ım, üzerlerine belâları yağdır. Allah’ım, onlara azabını ulaştır, ellerini bağla, kalplerini tut ve onları emellerine ulaştırma.
- Nebilerine, rasullerine ve dostlarına yardım ederek düşmanlarını darma dağın ettiğin gibi onları da paramparça eyle. Sevgili kullarının öcünü aldığın gibi bizim de öcümüzü al.
- Bize karşı düşmanlara imkân verme, günahlarımız sebebiyle onları üzerimize musallat etme. (Yedi defâ: Hâ-mîm) İş kızıştı ve yardım geldi, artık onlar bize karşı yardım göremezler. Hâ-mîm Ayn-sîn-kâf, korktuğumuz şeylerden himâyemizdir. Allah’ım, gaflete düşürülmenin şerrinden bizi koru, bizi belâların mahalli eyleme! Emellerimizi ve ümidlerimizi bize lutfeyle/gerçekleştir. Yâ Hû, yâ Hû, yâ Hû! Ey fazlın sâyesinde istediğimiz, Sen’den duâlarımızı âcilen kabul etmeni istiyoruz. Âcilen istiyoruz. Allah’ım âcilen.
- İlâhî, bize icâbet eyle! Efendimiz Nûh –aleyhisselâm-’a icâbet eden, efendimiz Eyyûb –aleyhisselâm-’dan sıkıntıları gideren, efendimiz Zekeriyâ –aleyhisselâm-’ın duâsına icâbet eden, efendimiz Yûnus bin Mettâ –aleyhisselâm-’ın tesbihini kabul eden, bu kabul olan duâların esrârı hürmetine yaptığımız duâları bizden kabul etmeni ve istediğimiz şeyleri vermeni taleb ediyoruz. (Üç defâ: “Sen’den başka hiçbir ilâh yoktur. Sen’i tenzih ederim. Gerçekten ben zâlimlerden oldum.” (el-Enbiyâ, 87) diyen mü’min kullarına ettiğin vaadini bizim için gerçekleştir, yerine getir.) Allah en büyüktür, Allah’ın kılıcı onları kesecektir. Allah velî olarak yeter, Allah yardımcı olarak yeter, Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Güç ve kuvvet ancak yüce ve azamet sahibi Allah’ın yardımıyladır. “Bütün âlemlerde Nûh’a selam olsun!” (es-Sâffât, 79) (Üç defâ: Bize icâbet et, duâlarımızı kabûl eyle!) “Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” (el-En’âm, 45) “…Nitekim (o kasırga gelince) onların evlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte biz suç işleyen toplumu böyle cezâlandırırız.” (el-Ahkâf, 25) Allah, Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına tam olarak salât u selâm eylesin! Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

