Tasavvuf Klasikleri · Haziran 20, 2026

Hakiki Rehberi (Mürşidi) Bulmanın Yolu: Gece Karanlığındaki Samimi Yakarış

Rehbersiz Yolun Tehlikeleri Tasavvuf denizine kendi başına yelken açmak, girdaplarla ve şeytanın fırtınalarıyla dolu bir okyanusa pusulasız çıkmak demektir. İnsanın nefsiyle olan savaşında, ona kendi hastalıklarını …

Rehbersiz Yolun Tehlikeleri

Tasavvuf denizine kendi başına yelken açmak, girdaplarla ve şeytanın fırtınalarıyla dolu bir okyanusa pusulasız çıkmak demektir. İnsanın nefsiyle olan savaşında, ona kendi hastalıklarını gösterecek, kibrini kıracak ehil bir "kılavuza" ihtiyacı vardır. Geylânî (k.s.), bu hakikati "O kimse ki, âlim ve ilmi ile âmil olan zâtlarla olmaz, o ancak bir kesekten (kurumuş çamur) ibarettir… Hak ile sohbet eder, onu bulunuz" sözleriyle açıklar. Ancak günümüzde her köşe başında mürşidlik iddia eden sahtekârların bulunduğu bir ortamda, hakiki rehberi bulmak avam için çok zor bir meseledir.

Teheccüd Vaktindeki Altın Reçete

Abdülkadir Geylânî Hazretleri, kendisini Allah'a ulaştıracak o kâmil insanı bulmak isteyenlere pratik ve muazzam bir manevi reçete sunar: "Ortalığı gece karanlığı kapladığı zaman, halkın sesi çekildiği ve uyudukları anda kalksın. Abdest alsın ve iki rekât namaz kılsın. Ve desin: 'Allah'ım, kullarından sâlih olan, Zât'ına yakınlık bulan birini bana göster. O, beni sana iletsin ve Zât'ına varan yolu göstersin.'". Bu dua, kişinin mürşidi kendi aklıyla, hevesiyle veya gösterişli reklamlara aldanarak değil, doğrudan doğruya Allah'ın inayetiyle bulmasını sağlar. Çünkü ancak Allah, kimin Kendisine hakiki dost olduğunu bilebilir.

Teslimiyet ve Doğru Yola İrşat

Gece karanlığındaki o sessiz ve samimi gözyaşları karşılıksız kalmaz. İnsanın kalbi bu samimiyetle dolduğunda, Allah ona mutlaka bir sebep yaratır ve onu hakiki bir irşat ehline yönlendirir. O mübarek rehberi bulan salik, artık onun terbiyesinde erir, kibrini ayaklar altına alır ve o şefkatli eller sayesinde sarsılmaz bir şekilde Hakk'ın vuslat (kavuşma) kapısına ulaştırılır.