Tasavvuf Klasikleri · Haziran 20, 2026

Halkın Övgü ve Yergisine Karşı Sağır Olmak

İnsanların Değerlendirmelerinin Geçiciliği Maneviyat yolunda kulun aşması gereken en zorlu engellerden biri, toplumun ne düşündüğüne göre hareket etme hastalığıdır. İnsanlar fıtraten övülmekten hoşlanır, kınanmaktan …

İnsanların Değerlendirmelerinin Geçiciliği

Maneviyat yolunda kulun aşması gereken en zorlu engellerden biri, toplumun ne düşündüğüne göre hareket etme hastalığıdır. İnsanlar fıtraten övülmekten hoşlanır, kınanmaktan korkarlar. Ancak Abdülkadir Geylânî (k.s.), halkın övmesini ve yermesini eşit görmeyenin hakiki ihlasa ulaşamayacağını vurgular. "Övülmesi ve kötülenmesi bir olmalı. Zenginlikle fakirlik fark taşımaz." diyen Geylânî Hazretleri, fani insanların takdirinin kişiye Allah katında hiçbir değer katmayacağını, onların yergisinin de kişiyi Hakk'ın rızasından düşüremeyeceğini belirtir. Çünkü insanların kalpleri ve düşünceleri sürekli değişir; bugün göklere çıkardıklarını yarın yerin dibine batırabilirler.

Gizli Şirk: Riya ve Desinler İlleti

Bir ibadeti veya hayrı sırf insanlar görsün, beğensin ve takdir etsin diye yapmak, amelin ruhunu öldüren sinsi bir şirktir (riya). Geylânî Hazretleri, "Yazık, kullar görmesin diye perde arkasına çekiliyorsun. Ama Yaratan'ı gördüğün yok." diyerek bu ikiyüzlülüğü deşifre eder. Kulların rızasını Allah'ın rızasından üstün tutmak, manevi bir körlüktür. Kim sadece insanların gözüne girmek için yaşarsa, Allah onu ahirette o insanların eline bırakır ve ebedi bir hüsrana uğratır. Gerçek bir mümin, iyilik yaparken de ibadet ederken de sadece ve sadece O'nun (C.C.) rızasını hedefler; toplumun alkışına veya yuhalamasına karşı tamamen sağırlaşır.

Hakk'ın Gözündeki Değeri Aramak

Kâmil bir mümin, yeryüzündeki tüm insanlar ona sırtını dönse bile, eğer Allah ondan razıysa kendini dünyanın en bahtiyar insanı hisseder. "Hak Teâlâ'yı seversen, O da seni sever… O'nun bu koruması, sana yeter." O'nun nazarında değer bulmak, milyarlarca insanın sahte alkışından üstündür. İrfan ehli, kendilerine yöneltilen haksız eleştirileri nefislerini terbiye eden bir törpü olarak görür, yersiz övgüleri ise şeytanın bir tuzağı sayarak ondan Allah'a sığınırlar. Kalbini tamamen Hakk'a bağlamış bir derviş, rüzgârın yönüne göre savrulan bir yaprak değil, ilahi rıza köküne sımsıkı tutunmuş sarsılmaz bir dağ gibidir.