Kulun Çabası ve Hakk'ın İnayeti
Hak yola girmek ve manevi derecelere ulaşmak, kulun gayretiyle başlasa da nihayetinde tamamen Allah'ın lütfu ve çekmesiyle (cezbesiyle) tamamlanır. Abdülkadir Geylânî (k.s.), rahmet kapısının ne kadar ardına kadar açık olduğunu şu müjdeyle anlatır: "Kalbinizi yürümeye alıştırın. O bir adım giderse… O Şah beş adım atar. Belki daha da fazla… O sevdiklerine kavuşmayı en çok sevendir". İnsan, "Ben bu kadar günahkârım, nasıl Hakk'a varabilirim?" diyerek ümitsizliğe düşmemelidir. Önemli olan, nefsin ağırlıklarından sıyrılıp sadece "bir adım" atabilme niyetini (azmini) göstermektir.
Cezbenin Her Şeyi Aşması
İlahi sevgi kalbe düştüğünde ve Allah kulunu Kendisine yaklaştırmak istediğinde, bütün engeller yerle yeksan olur. "Hak tarafından cezbe gelmiştir; O’ndan bir cezbe insanların ve cinlerin yapmakta olduğu işlerin tümünden değerlidir". Bu cezbe (ilahi çekim) sayesinde, yıllarca ibadetle aşılamayacak mesafeler bir anda aşılır. Kulun Allah'a duyduğu sevgi, aslında Allah'ın o kulu sevmesinin ve kalbine o muhabbeti koymasının bir neticesidir. Yeter ki kul, aramak ve yürümek niyetinde sadık olsun; arzulanan Sevgili (Allah), onu mutlaka Kendisine çekecektir.

