Her Sıkıntının Ardındaki Genişlik
Dünya hayatı, müminler için bir eğlence yeri değil, zorluklarla dolu bir pişme ve sınanma ocağıdır. İnsanın karşılaştığı hastalıklar, maddi darlıklar veya düşmanlıklar, aslında onu manen yükseltmek için kurulmuş ilahi birer antrenman sahasıdır. "Her genişliğin bir sıkıntısı çıkar. Her ferahlıkta bir darlık saklıdır.". İnsan bu gerçeği idrak ettiğinde, başına gelen olaylara isyan etmez, bilakis onların arkasındaki rahmeti (bast halini) gözler.
Sabrın Yüceltici Gücü
Bir imtihan karşısında isyan etmemek ve sükûneti korumak, olgun imanın en net göstergesidir. "Allah yolunda toplu duran, iptilâya uğrar; sabrettikleri için şahları yanında dereceleri artar.". Altının ateşte eriyerek saflaşması gibi, mümin de musibet ateşinde yanarak içindeki kibir ve dünya sevgisinden (masivadan) arınır. Eğer insan zorluklardan kaçar ve rahatı seçerse, manevi tekamülü (gelişimi) durur.
Kaderin Akışına Teslimiyet
Başımıza gelen iyi veya kötü her şey, Allah'ın mutlak iradesinin bir tecellisidir. Olayları değiştirmeye gücümüz yetmediğinde, yegâne şifamız o olaylara "rıza" göstermektir. Musibet anında sızlanmayı ve insanlara dert yanmayı terk edenler, ilahi yakınlığın o tarifsiz sükûnetine kavuşurlar ve dünyevi külfetler onların kalbinde birer manevi nimete (zenginliğe) dönüşür.

