Dualar ve Zikirler · Haziran 20, 2026

Peygamber Efendimizin Vefat Duası: Son Anların Gizemi ve Nuru

Peygamberimizin (sav.) vefat ederken veyahut son anlarında yaptığı/okuduğu rivayet edilen dua… Bütün ömrünü Allah Teâlâ’nın muhabbet ve iştiyâkı ile geçiren Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, …

Peygamberimizin (sav.) vefat ederken veyahut son anlarında yaptığı/okuduğu rivayet edilen dua…

Bütün ömrünü Allah Teâlâ’nın muhabbet ve iştiyâkı ile geçiren Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Rabbine vuslat ânını da bir şeb-i arûs (düğün gecesi) heyecânı ile karşılamıştır. Bu, onun dünya hayatına olan bağlılığının sona ermesi ve ebediyete sathi çıkışıdır.

Peygamberimizin Dilinden Son Dua

Âişe vâlidemiz (r.a.) şöyle anlatır:

“Allah Rasûlü (s.a.v.) son anlarını yaşarken, mübârek başı benim göğsüme yaslı bulunuyordu. Ben, onun şifa dileğiyle «–Ey insanların Rabbi! Hastalığı gider! Gerçek hekim, hakîki şifâ verici, ancak Sen’sin!» diyerek dua ediyordum. Peygamber Efendimiz ise:

«–Hayır! Allâh’ım beni Refîk-ı A’lâ’ya kavuştur. Ey Allâh’ım! Bana mağfiret et! Bana rahmetini ihsân et! Beni Refîk-ı A’lâ’ya (en yüce Dost’a) kavuştur!» diyerek duâya devâm ediyordu.” (Ahmed, VI, 108, 231)

Bu dua, Peygamberimizin vefatının acılığını hafifleten, Rabbine olan derin bağlılığını gösteren bir ifadedir.

Diğer bir rivâyette Âişe vâlidemiz (r.a.) hâdisenin devâmını şöyle anlatır:

“Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- sağlıklı günlerinde birçok defâ:

«Hiçbir peygamber, cennetteki makâmını görmedikçe, rûhu kabzolunmaz! Sonra, dünyâda kalmak ile makâmına gitmek arasında muhayyer bırakılır!» buyurmuştu. Kendisi hastalanıp vefâtı yaklaşınca, başı benim dizimde bulunduğu hâlde, üzerine bir baygınlık geldi. Ayılınca gözünü evin tavanına çevirdi ve:

«Allâh’ım! Refîk-ı A’lâ!» dedi. Ben o zaman:

«Rasûlullâh bizi tercih etmiyor!» dedim. Anladım ki Efendimiz’in bu temennîsi, sıhhatli zamanlarında bize söyleyip durduğu bir haberin, kendisinde tahakkuk ettiğinin bir işâretidir!” (Buhârî, Megâzî, 84; Ahmed, VI, 89)

Bu hadis-i şerif, peygamberlerin rûhlarının nasıl alındığını ve cennetle ilgili müjdelerini açıkça ifade etmektedir.