Tasavvuf Klasikleri · Haziran 20, 2026

Rızık Endişesinden Kurtuluş: Rezzak Olan Allah’a Sığınmak

Rızkın Ezelden Taksim Edilmiş Olması İnsan psikolojisini dünyada en çok yoran hususlardan biri, geçim derdi ve rızık endişesidir. Çoğu insan rızkı için harama dalar, şerefini zedeler ve zalimlere boyun eğer. Oysa İslam …

Rızkın Ezelden Taksim Edilmiş Olması

İnsan psikolojisini dünyada en çok yoran hususlardan biri, geçim derdi ve rızık endişesidir. Çoğu insan rızkı için harama dalar, şerefini zedeler ve zalimlere boyun eğer. Oysa İslam inancında her canlının rızkı ezelden belirlenmiş ve garanti altına alınmıştır. Geylânî Hazretleri, hırsla çırpınanlara şu hakikati hatırlatır: "Rızkın vaktiyle ayrılmıştır; artmaz ve eksilmez, öne alınmaz, sonraya kalmaz. Hakkın kefaletine inanmıyorsun.".

Çalışmak ve Tevekkülü Birleştirmek

Rızkın ezelde yazılmış olması, insanın tembelce oturmasını gerektirmez. Kul, rızkını aramak için meşru sebeplere yapışmalı (çalışmalı), ancak kalbini o sebeplere değil, sebepleri Yaratan'a bağlamalıdır. "Senin ve çocukların rızkını Allah'tan dile. Çalışmanda da fazla bir tesir görme.". İş yerindeki patron, müşteri veya tarladaki mahsul sadece birer perdedir; asıl veren Mutlak Rezzak'tır.

Dünyalık Hırslardan Kurtuluş

Geçici dünyalıklar için imanı ve ahlakı satmak, en büyük ahmaklıktır. İnsan, ne kadar çırpınırsa çırpınsın kendi midesinin kapasitesinden fazlasını yiyemez, rızkından ötesine geçemez. "Bütün hırsın, sonu olmayacak şeyi aramakta. Bu kötü hırsın seni hakikî bilgi sahiplerinin huzurunda olmaktan alıkoydu.". Rızık endişesini kalbinden söküp atan ve tam bir tevekküle sarılan mümin, her iki cihanda da sarsılmaz bir ruhsal hürriyete kavuşur.