Tasavvuf Klasikleri · Haziran 20, 2026

Tamahkârlığın (Açgözlülüğün) İflası: İçi Boş Harflerin Taşıdığı İbret

Şeklen Var, İçten Boş Olan Hırs İslam ahlakında insanın kalbini karartan, onu harama, zillete ve kul hakkına sürükleyen en çirkin huyların başında "tamah" (açgözlülük, hırs) gelir. Abdülkadir Geylânî (k.s.) …

Şeklen Var, İçten Boş Olan Hırs

İslam ahlakında insanın kalbini karartan, onu harama, zillete ve kul hakkına sürükleyen en çirkin huyların başında "tamah" (açgözlülük, hırs) gelir. Abdülkadir Geylânî (k.s.) Hazretleri, tamahkârlığın anlamsızlığını ve manevi iflasını Arapça kelime yapısı üzerinden muazzam bir lisan hikmetiyle açıklar: "Ta-me-a (طمع) kelimesindeki harflerin içi boştur. Tı boştur. Mim boştur. Ayn boştur. İşte, tamahkârın işi de öyledir; boştur". Açgözlü insan ne kadar mal yığarsa yığsın, hangi makamlara ulaşırsa ulaşsın, kalbinde hakiki bir doyum ve huzur olmadığı için iç dünyası daima koca bir "boşluk"tan ibarettir. Tamahkârlık, asla doyurmayan delik bir kaba şu taşımak gibidir.

Rızkın Değişmezliği Gerçeği

Tamahkâr kişinin en büyük yanılgısı, çırpınarak ve hırs göstererek kendisine tayin edilmiş olan rızıktan daha fazlasını elde edebileceğini sanmasıdır. Oysa kaza ve kader inancında her kulun rızkı ezelden belirlenmiştir. Hırsa kapılmak rızkı artırmaz, sadece o rızkı ararken kişinin şerefini, ahlakını ve imanını zedeler. Geylânî (k.s.), bu durumu "Hırsa kapılmayan, dünyalık emellerini kısan… gösterişe kapılmaz. İçinde ne varsa onu gösterir" diyerek, kanaatin insanı gösterişten ve sahtekârlıktan nasıl kurtardığını ifade eder. Kanaat ehli, elindekinin hakkını verir ve başkasının rızkına göz dikmez.

Boşlukları Dolduracak Tek Şey: İstiğna

Tamahın zıddı, Hakk'a sığınıp halkın elindekinden tok olmak anlamına gelen "istiğna"dır. Kalpteki o boş harfler (tı, mim, ayn), ancak Allah'a tevekkül ve zühd nurlarıyla doldurulabilir. İnsanoğlu tamahkârlığı terk edip "Veren de alan da Allah'tır" şuuruna eriştiğinde, içindeki o sonsuz açlık hissi mucizevi bir şekilde yerini sükûnete ve mutlak bir tokluğa bırakır. Kendi nefsine yetmeyi öğrenenler, yeryüzünün ebedi zenginleridir.