Dünyayı ve Ahireti Ancak Çalışanlar Kazanır
İslamiyet, sadece cami köşesine çekilip dünyadan el etek çekerek başkalarının sırtından geçinmeyi (miskinliği) reddeder. Din, bitmek bilmeyen bir gayret ve çalışkanlık dinidir. Geylânî (k.s.), bu büyük afete karşı inananları uyarır: "Tembellik insanı korkunç uçurumlara atar… İşlerini sağlam yap ve çalışkan ol. Dünyayı çalışanlar kazanır. Âhireti çalışanlar kazanır". Rızkı helal yoldan kazanmak için alın teri dökmek, peygamberlerin yoludur. "Peygamberler çalıştılar, borç ettiler, sebeplere yapıştılar… Çalışmakla tevekkülü birleştirdiler".
Boş Ümitler ve Cehenneme Uzanan Gaflet
Sadece dünyevi işlerde değil, manevi sahada da tembellik etmek, kişiyi ebedi bir yıkıma götürür. İbadet etmeden, nefsini terbiye etmek için hiçbir zahmete katlanmadan sadece Allah'ın affına güvenmek "boş bir ümittir" (ugrutiye). Geylânî Hazretleri, "Gece ve gündüz tembellikle ömür tükettiniz ve ona da razı oldunuz. Bu kusurla beraber Allah Teâlâ'dan iyilik umarsınız" diyerek, bedelini ödemeden cennet bekleyenlerin gafletine dikkat çeker. Hem helal rızık için alın teri döken hem de gece gündüz ibadetle nefsini eritenler, iki cihanın da yegâne galipleri ve gerçek mirasçıları olacaklardır.

