İki Zıt Hanım Misali
İnsanın kalbi sınırlıdır; oraya birbirine tamamen zıt iki sevdayı aynı anda mutlak manada sığdırmak imkansızdır. Dünya geçici zevkleri temsil ederken, ahiret sonsuzluk yurdunu ifade eder. Abdülkadir Geylânî (k.s.), bu çatışmayı akıllara durgunluk veren bir teşbihle anlatır: "Dünya ve âhiret iki hanım gibidir. Birisi senden razı olursa diğeri gücenir". Kalbini bütünüyle dünya heveslerine, mal biriktirmeye ve makam elde etmeye adayan bir kimse, farkında olmadan ahiretini yıkıma uğratır. Dünyayı ana gayesi yapan kişi, ahiret nimetlerinden ebediyen mahrum kalır.
Niyeti Ahirete Çevirmenin Bereketi
İslam ahlakı, dünyadan tamamen el etek çekip başkalarına yük olmayı değil, öncelikleri doğru belirlemeyi (niyeti düzeltmeyi) emreder. Geylânî Hazretleri, "Âhireti sermâyen, dünyayı da onun kârı olarak kabul et!" diyerek muazzam bir manevi ticaret kuralı koyar. Bir insan, niyetini Allah'ın rızasına ve ahirete odakladığında (sermayesini ahirete yatırdığında), Allah ona dünyanın meşru ve güzel nimetlerini de peşinden gönderir (kâr olarak). Zira "Allah âhirete niyet edene dünyayı da verir. Dünyaya niyet edene ise âhireti vermez".
Baki Olana Yatırım Yapmak
Dünyalık elde etmek için dinini, ahlakını ve ahiretini feda eden kişi, en büyük ziyana uğramış ahmak bir tüccardır. Verilmesi mukadder olan bir rızkı elde etmek için harama girmek, yorgunluktan ve vebalden başka bir şey getirmez. Gerçek akıl sahibi mümin, eline geçen zamanı, sağlığı ve malı, ahiretin tarlası olan bu dünyada en verimli şekilde kullanır. "Ömrün asra yakın… Onlara dayanmakla daha nice ömür tüketeceksin?". Dünyayı sadece ahirete ulaşmak için bir vasıta, bir köprü olarak gören kul, asıl sermayesini sonsuzluk yurduna aktarır ve ebedi iflastan kurtulur.

