İlim Yolculuğu: Bilgiye Giden Yolda Atalarımızın Rehberliği
İlim öğrenmenin faziletine dair birçok rivayet vardır. Abhnef (Allah rahmet etsin) şöyle demiştir: «Âlimler efendi olmaya lâyık kimselerdir. İlimsiz ululuğun sonu zillettir.» Salim b. Cad ise şöyle anlatmıştır: «Ben köle idim. Beni üçyüz dirheme satan bir zât âzâd edince, kendime iş aradım ve okumağı tercih ettim. İlim sâyesinde, aradan çok zamân geçmeden, beni ziya-rete gelen pâdişâhı kabül etmedim.»
Zubeyr b. Ebübekir ise babasının ona yazdığı bir mektupta şöyle diyordu: «Oku. Çünkü ir, fakirliğinde servet, zenginliğinde ziynetdir.» Hz. Lokman da oğluna aynı tavsiyelerde bulunmuş ve demiştir ki: «Oğlum! Âlimler meclisine devâm et. Bahar yağmuru ile yeri ye-ğillendiren Allah, hikmet nuru ile de mü’minlerin kalbini aydınlatır.»
Bazı âlimler ise şöyle demişlerdir: «Âlimin ölümüne, denizde balıklar ve havada kuşlara varıncaya kadar her şey ağlar. Dâlmâ siması canlandırılır ve hâtıraları anılır.» Zuhri ise şöyle demektedir: «İlim lâfzı miizekkerdir. Onu hakiki yiğitler sever.»
İlim öğrenmenin faziletine dair Kur’an-ı Kerim’de de bazı ayetler vardır. Örneğin; «Onlardan bir kısmı din ve şeri’at ilimlerini öğrenmek için geri kalsın.» (9 – Tevbe: 122) ayeti bu konuya dair bir vesile teşkil eder. Ayrıca; «Eğer bilmiyorsanız, zikr ehlinden (âlimlerden) sorunuz.» (16 – Nahl: 43) ayeti de bilgiye erişmenin önemini vurgular.
Bu konuya dair hadisler de vardır. Örneğin; «İlim yolunu tutana Allah Cennet yolunu açar.» (31) denir. «Çöle az) aMelekler, öğrenciden memnân oldukları için kanatlarını üzerine gererler.» (32) hadisi de bu konuya dair bir rivayettir. «Bir sabâh bir mes’ele öğrenmen, yüz rekât namâz kılmandan hayırlıdır.» (33) hadisi ise bilgiye olan ilginin önemini anlatır.

