Riyâzü's-Sâlihîn · Haziran 23, 2026

Tevazu ve tevekkül ile Allah’ın rızkına güvenin

Riyazus Salihin Cilt – 1 – Mehmet Yasar Kandemir · TEREDDÜTSÜZ İMAN VE ALLAH’A TAM GÜVEN Hadis-i Şerif Ömer İbnü’l-Hattâb radıyalluha anh ’den rivayet edildiğine göre “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem …

Hadîs-i şerîf (Arapça metin)
Riyazus Salihin Cilt – 1 – Mehmet Yasar Kandemir · TEREDDÜTSÜZ İMAN VE ALLAH’A TAM GÜVEN
Hadis-i Şerif
Ömer İbnü’l-Hattâb radıyalluha anh ’den rivayet edildiğine göre
“Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ’i şöyle buyururken dinledim”
demiştir:
“Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz, (Allah), kuşları
doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları
boş olarak çıktıkları halde akşam doymuş olarak dönerler.”
Tirmizî, Zühd 33. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 14

Açıklama
Şartlar nasıl olursa olsun Allah Teâlâ’ya karşı sürekli bir güven ve
itimat halinde olmak ve rızkı veren’in sadece Allah olduğu bilinciyle
hareket etmek, Allah’a gereği gibi tevekkül anlamına gelmektedir.
Çalışmak, çabalamak, tedbir almak gibi davranışlar rızkın gerçek
sebebi değildir. Rızkı veren yalnızca Allah’tır. Ötesi vesilelerdir.
Gerçek rızık verenin Allah olduğu bilincine sahip olduktan sonra,
gösterilecek gayretler bir anlam kazanır. Rızkı, çalışma ve gayrete
bağlamak ise sebebi, yaratıcı yerine koymak gibi büyük bir yanlışa
götürür. Çünkü âyette de beyan buyurulduğu gibi “Yeryüzündeki
bütün canlıların rızkını ancak Allah verir” [Hûd Sûresi (11), 6].
Hadîs-i şerîf, çalışma ve rızık aramanın tevekküle ters düştüğünü
değil, tam aksine, sabahları boş kursakla fakat endişesiz olarak rızık
aramaya çıkan kuşların rahatlığı ve teslimiyeti içinde, yersiz birtakım
düşüncelere ve endişelere kapılmadan nasibini aramayı, boş
oturmamayı, tevekkülün gereği saymaktadır. Önemli olan, âlemin
rızkını vermeyi tekeffül etmiş olan Allah’a itimadı sarsmamak,
gereksiz ve yersiz duygulara kapılmamaktadır. Zira böylesine bir
güven sapması, gösterilen gayretlere rağmen, tatmin edici sonuçlara
ulaşamamanın sebebi olur.
Kulların rızık konusunda Allah’a karşı tam bir güven içinde
olmaları, bu açıdan kuşları örnek almaları ve kendilerini Allah’ın
rızıklandırdığı,
“rızkını
sırtında
taşımayan
nice
canlıların
bulunduğu” nu [bk. Ankebût sûresi (29), 60] unutmamaları esastır.
Şunu bir kere daha vurgulamak gerekir ki, Allah’a güven duygusu
tevekkül, kalbte bulunur. Bu duygu kalbteki yerini koruduğu sürece
gayret ve çabalar tevekküle asla ters düşmez. Bir zorluk çıkarsa, bu,
Allah’ın takdiri iledir, bir kolaylık olursa, bu da Allah’ın kolaylaştırması
iledir. Kul kendisinde bir varlık ve güç görüp işi zora sokmamalı,
üzerine düşeni yapmakla yetinmeli, neticeyi daima Allah’a havale
etmeli, ondan bilmelidir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
  1. 1Rızık, Alah’ın takdirindedir. Kâinatı besleyen O’dur.
  2. 2Rızkını temin için çalışmak, -kendinde bir varlık görmemek
    şartıyla- tevekküle mâni değildir.
  3. 3Her insan rızkını temin için çalışacaktır. Ancak rızkını Allah’ın
    verdiğini unutmayacaktır.
  4. 4Kul, Allah’a güveni nisbetinde rahat eder, huzur bulur.