Riyâzü's-Sâlihîn · Haziran 25, 2026

Peygamber Efendimiz’e Davud’un nağmesi bahşedildi.

Riyazus Salihin Cilt – 5 – Mehmet Yasar Kandemir · SESİ KUR’AN’LA SÜSLEMEK Hadis-i Şerif Ebû Mûsa el-Eş’arî radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona şöyle …

Hadîs-i şerîf (Arapça metin)
Riyazus Salihin Cilt – 5 – Mehmet Yasar Kandemir · SESİ KUR’AN’LA SÜSLEMEK
Hadis-i Şerif
Ebû Mûsa el-Eş’arî radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine
göre, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona şöyle buyurdu:
“Şüphesiz Dâvûd’a verilen güzel seslerden bir nağme de sana
verilmiştir.”
Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 31; Müslim, Müsâfirîn 235-236. Ayrıca bk.

Râvi
Tirmizî, Menâkıb 55; Nesâî, İftitâh 83, İbni Mâce, İkâme 176.
Müslim’in bir rivayeti şöyledir:
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ebû Mûsa’ya şöyle dedi:
“Dün gece senin okuyuşunu dinlerken beni bir görmeliydin!”
Açıklama
Hadiste geçen mizmâr, esasen kaval cinsinden bir alettir. Fakat
burada kastedilen mâna güzel sestir. Dâvûd aleyhisselâm ’ın sesinin
güzelliği dillere destandır. Fakat onun herhangi bir mûsikî aleti
kullanması söz konusu değildir. Hadiste geçen “âl” kelimesi zürriyet,
çoluk çocuk ve bir kimsenin tâbileri anlamına gelir. Fakat hadis
şârihlerine göre kelime burada fazladır; çünkü Dâvûd aleyhisselâm’ ın
zürriyeti arasında sesi onun gibi güzel olan bir başka kimsenin
yetiştiği bilinmemektedir. Bu sebeple âl kelimesi tercümede dikkate
alınmamıştır. Ancak güzel sesle Kur’ân okuyan her mü’min, Dâvûd
aleyhisselâm ’ın âli yani tâbileri sayılır denilebilir.
Ebû Mûsa sesi güzel olan sahâbe-i kirâmın başında gelir. Onun
güzel sesinin çok dokunaklı olduğu söylenir. Peygamber Efendimiz’in
ondan Kur’ân dinlemeyi çok sevmesinin sebebi de budur. Bu hadisi
ve benzerlerini delil alan ulemâ, insanı aşk ve şevke getirecek
şekilde güzel sesle Kur’ân okumayı mubah görmüşlerdir. Çünkü
böyle okumak rikkati, Allah korkusunu ve nefisleri Kur’ân dinlemeye
teşviki beraberinde getirir. Günümüzde, bunun ne kadar önemli
olduğunu hepimiz görmekteyiz. Özellikle radyo ve televizyon gibi
bütün toplum kesimlerine, hatta gayri müslim dünyaya hitap eden
yayın organlarında güzel sesin ve güzel okuyuşun gerekliliği
herkesin kabullendiği bir gerçektir. İslâm’ın tebliğ ve telkininde güzel
Kur’ân okumanın daima öncelikli ve etkili bir yeri vardır. Bu târihî
gerçeği, günün gerçeği haline getirmek müslümanlara, özellikle din
hizmeti verenlere düşmektedir. Ancak bunun hiçbir kaide ve kural
tanımamak, Kur’ân’ı bir şarkı türkü gibi algılayıp takdim etmek
anlamına gelmediğini aklı başında her müslüman bilir. Sesi Kur’ân
tilâveti ile süslemenin müstehap olduğunda bütün âlimler görüş birliği
içindedir. Tegannî ve lahn ile Kur’ân okumanın hükmüne bir önceki
hadisin açıklamasında işaret edilmiştir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
  1. 1Güzel sesle, tecvid kurallarına riâyet ederek Kur’ân okumak
    müstehaptır.
  2. 2Peygamber Efendimiz güzel sesle Kur’ân okuyan sahâbîleri hem
    dinlemiş hem de tasvip ve takdirlerini beyan etmiştir.
  3. 3Güzel sesle Kur’ân okuyanı dinlemek kalplerin yumuşamasına
    ve nefislerin Kur’ân’a yönelmesine vesile olur.