
İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’ dan rivayet edildiğine göre
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ bir kavme azâb gönderdiği zaman, o azâb orada
bulunanların hepsine erişir. Sonra da herkes amellerine göre
yeniden diriltilir.”
Buhârî, Fiten 19; Müslim, Cennet 84.
Açıklama
Bir toplumda kötülükler yaygın hale geldiği, büyük çoğunluk bu
fenalıkları benimsediği zaman, ilâhî kanun gereği o toplum cezâyı
hak etmiş olur; aralarındaki iyiler ayırt edilmeksizin ilâhî cezâ
hepsine birden gelir. 191 numaralı hadiste geçtiği üzere, bir gün
Peygamber aleyhisselâm korkudan titreyerek Zeyneb binti Cahş
vâlidemizin yanına geldi ve:
– “Allah’tan başka ilâh yoktur. Yaklaşan şerden dolayı vay Arap’ın
haline!” buyurdu. Baş parmağı ile şehâdet parmağını birleştirip halka
yaparak “Bugün Ye’cûc ve Me’cûc’ün seddinden şu kadar yer açıldı”
dedi. Hz. Zeyneb:
– Ya Resûlallah! İçimizde iyiler de olduğu halde helâk olur muyuz?
diye sorunca:
– “Kötülük ve günah çoğaldığı vakit, evet!” buyurdu. Demek ki
toplumda kötülükler önlenemez hale gelince, oradaki iyilerin
gözyaşına bakılmaz. Onlar kötülerle birlikte cezâya çarptırılır; hepsi
birlikte yok olup giderler. İyilerin başına gelen bu hal bir tür haksızlık
gibi görünse de, onlar dünyada iken kötülüklere bir mânada göz
yumup ses çıkarmadıkları için, bu cezâyı hak etmiş sayılırlar.
Bu gerçeği Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle dile
getirmiştir: “İnsanlar fenalıkları görüp de onu değiştirmeye
çalışmazlarsa, çok geçmeden Allah Teâlâ onların başına umumî bir
belâ verir” (İbni Mâce, Fiten 20. Ayrıca bk. 195 numaralı hadis).
Kötülerle birlikte yok edilen bu kimselere, âhirette, öldükleri
zamandaki durumlarına göre muamele edilir. Hayatta iken kötülerle
mücadele etmişler, kötülüğe göz yummamışlarsa, şüphesiz onlara
mükâfatları kat kat fazlasıyla ödenir. 2 numaralı hadiste bu konu
üzerinde genişçe durulmuştu.
Hadisten Öğrendiklerimiz
- Bir topluma gelecek olan ilâhî cezâ iyi kötü ayırımı yapmadan
herkesi kapsar. - İyiler âhirette yeniden hayat buldukları zaman iyiliklerinin, yani
niyet ve amellerinin karşılığını görürler. - İyilerin başına gelen bu cezâ, kötülükle yeterince savaşmadıkları
içindir. - Dünya hayatında kötülerin başına gelecek cezâyı hak etmemek
için onlardan uzak durmalıdır.

