
Hadis-i Şerif
Câbir radıyallâhu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kınından çıkmış kılıcı elden
ele vermeyi yasakladı.
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kınından çıkmış kılıcı elden
ele vermeyi yasakladı.
Ebû Dâvûd, Cihâd 66; Tirmizî, Fiten 5.
Açıklama
İslâm bir tedbir ve teennî dinidir. Bizim ilk bakışta hiç önemli
görmediğimiz ve mühimsemediğimiz şeylerin bile derinlemesine
bakıldığında hiç de küçümsenmeyecek sonuçları olabilir. İşte Allah’ın
vahyi ile desteklenmiş olan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bizleri hayatın
her alanında irşad etmiş ve uyarmışlardır. Bizler bir kılıcı elden ele
verirken kınında olup olmamasını önemli görmeyebilirdik. Ama
kınından çıkarılmış son derece keskin, belki de zehirli bir kılıcın veya
hançerin elden ele verilirken kazara düşüvermesi yahut dikkatsizlik
sonucu insanın vücudunda açacağı bir yaranın hayatın sonu, ya da
bir münakaşanın veya kavganın sebebi olabileceğini ilk anda
aklımıza
getiremeyebiliriz.
Oysa
bunlar
hayatın
yaşanmış
gerçekleridir. Bu sebeple Efendimiz kılıcı elden ele verirken kınında
olmasını tavsiye buyurmuşlar, kınından çıkmış vaziyette verilmesini
yasaklamışlardır. Bu, dinimizin insanlar arası muamelelerde ne kadar
hassas davranılmasını istediğinin, içtimaî düzene ve birey hayatına
verdiği önemin bir göstergesidir. Ayrıca kılıç ve benzeri kesici
aletlerin keskin yerini değil, sapını veya kınını tutarak alıp vermek
gerektiğinin de öğretimidir. Bu hadis, aynı zamanda bütün silâhların
emniyeti sağlanmış olarak alınıp verilmesini de tavsiye etmiş
olmaktadır.
görmediğimiz ve mühimsemediğimiz şeylerin bile derinlemesine
bakıldığında hiç de küçümsenmeyecek sonuçları olabilir. İşte Allah’ın
vahyi ile desteklenmiş olan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bizleri hayatın
her alanında irşad etmiş ve uyarmışlardır. Bizler bir kılıcı elden ele
verirken kınında olup olmamasını önemli görmeyebilirdik. Ama
kınından çıkarılmış son derece keskin, belki de zehirli bir kılıcın veya
hançerin elden ele verilirken kazara düşüvermesi yahut dikkatsizlik
sonucu insanın vücudunda açacağı bir yaranın hayatın sonu, ya da
bir münakaşanın veya kavganın sebebi olabileceğini ilk anda
aklımıza
getiremeyebiliriz.
Oysa
bunlar
hayatın
yaşanmış
gerçekleridir. Bu sebeple Efendimiz kılıcı elden ele verirken kınında
olmasını tavsiye buyurmuşlar, kınından çıkmış vaziyette verilmesini
yasaklamışlardır. Bu, dinimizin insanlar arası muamelelerde ne kadar
hassas davranılmasını istediğinin, içtimaî düzene ve birey hayatına
verdiği önemin bir göstergesidir. Ayrıca kılıç ve benzeri kesici
aletlerin keskin yerini değil, sapını veya kınını tutarak alıp vermek
gerektiğinin de öğretimidir. Bu hadis, aynı zamanda bütün silâhların
emniyeti sağlanmış olarak alınıp verilmesini de tavsiye etmiş
olmaktadır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
- 1Müslümanlar, Kur’an ve Sünnet’te olan her emir ve yasağı
önemsemelidir. - 2Kılıç ve hançer gibi kesici âletleri kınından çıkarılmış vaziyette
elden ele vermek mekruhtur. - 3Kılıcı ve hançeri keskin olan ağız tarafından değil, sapından
veya kınından tutmak tedbire uygundur.
⟪BOLUM⟫EZANDAN SONRA MESCİDDEN
⟪BOLUM⟫ÇIKMANIN MEKRUH OLUŞU
EZAN OKUNDUKTAN SONRA BİR
ÖZÜR OLMADIKÇA
FARZ NAMAZ KILININCAYA KADAR
MESCİDDEN
ÇIKMANIN MEKRUH OLDUĞU
Hadis

