Riyâzü's-Sâlihîn · Haziran 26, 2026

Nimet ve afiyetin kıymetini bilmek için dua

Riyazus Salihin Cilt – 6 – Mehmet Yasar Kandemir · DUALAR BÖLÜMÜ Hadis-i Şerif İbni Ömer radıyallâhu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ’in dualarından biri şu idi: “Allahümme innî …

Hadîs-i şerîf (Arapça metin)
Riyazus Salihin Cilt – 6 – Mehmet Yasar Kandemir · DUALAR BÖLÜMÜ
Hadis-i Şerif
İbni Ömer radıyallâhu anhümâ şöyle dedi:
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ’in dualarından biri şu idi:
“Allahümme innî eûzü bike min zevali ni’metike ve tehavvüli
âfiyetike ve fücâeti nıkmetike ve cemîi sahatik: Allahım! Verdiğin
nimetin yok olup gitmesinden, lütfettiğin âfiyetin bozulmasından,
ansızın vereceğin cezâdan ve senin gazabını üzerime çekecek her
şeyden sana sığınırım . ”
Müslim, Zikir 96. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 32.

Açıklama
Resûl-i Ekrem Efendimiz bu duasıyla, yokluğu ve varlığı insanı
perişan edecek olan ikişer şeyden Allah’a sığınmaktadır.
İnsanın üzerindeki en büyük nimet, İslâm ve iman nimetidir. Bu
nimetlerin yokluğu insan için en büyük felâkettir. Hem dünya hem de
âhiretinin perişan olması demektir. Diğer nimetler bunlardan sonra
gelir. Bu kapsamlı ifade her tür nimeti içine almaktadır. Efendimiz’in
ifadesiyle söyleyecek olursak “nimetin zevali”, onun büsbütün yok
olup gitmesidir.
Âfiyet, hem dünya hem de âhiretle ilgili bütün hayırları kapsayan
zengin, manalı bir kelimedir. Bu sebeple insan birbirine âfiyet
temenni etmelidir. Fakat biz bu kelimeyi daha çok dünyevî nimetler
için kullanırız. Dünyada âfiyetin bozulması, insanın sağlamken hasta
olması, zenginken fakir olması veya benzeri sıkıntılara uğraması
demektir.
Ansızın gelecek bir felâket, yavaş yavaş gelen sıkıntılardan daha
ağır ve yıpratıcıdır. Sıkıntının yavaş yavaş gelmesi insanı felâkete
hazırlar, tahammülünü artırır. Beklenmeyen bir felâket ise insanı
aniden yıkıp çökertir.
Allah’ın her türlü gazabı ifadesi, yukarıda sayılanların özeti
durumundadır. Çünkü nimetin yok olması, âfiyetin kaybedilmesi, bir
felâketle ansızın karşılaşılması birer ilâhî gazap, insan için birer
felâkettir. “Allahım! Senin gazabını üzerime çekecek her şeyden
sana sığınırım” diyen kimse Mevlâ’sının merhametine tutunmuş ve
O’nun himayesine duyduğu derin ihtiyacı dile getirmiş olur.
Allah’ın gazabından kaçıp kurtulacağımız bir başka sığınak yoktur.
O’ndan kaçsak bile yine sığınacağımız O’nun rahmetidir. Şu fâni
dünyada yegâne hedefimiz Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmak
olmalıdır. Bu görevimizi yapmaya gayret ederken, ilâhî bir gazapla
her şeyi yitirmemek için de sık sık Allah Teâlâ’ya sığınmalıyız.
Hadisten Öğrendiklerimiz
  1. 1Resûl-i Ekrem Efendimiz bu felâketlerden Allah’a sığınmakla,
    bize de böyle yapmamızı öğütlemektedir.
  2. 2Sahip olunan nimeti elden kaçırmamanın yolu, onları Cenâb-ı
    Mevlâ’nın rızâsına uygun şekilde kullanmaktır.