Riyâzü's-Sâlihîn · Haziran 26, 2026

Peygamber’in ahlakı, Kuran’ın özü ve yansımasıdır.

Riyazus Salihin Cilt – 7 – Mehmet Yasar Kandemir · İLÂHÎ BİR YASAĞI ÇİĞNEYEN KİMSENİN NE DİYECEĞİ Hadis-i Şerif Âişe radıyallâhu anhâ şöyle dedi: Nebiyy-i Muhterem sallallâhu aleyhi ve sellem’ in ahlâkı …

Hadîs-i şerîf (Arapça metin)
Riyazus Salihin Cilt – 7 – Mehmet Yasar Kandemir · İLÂHÎ BİR YASAĞI ÇİĞNEYEN KİMSENİN NE DİYECEĞİ
Hadis-i Şerif
Âişe radıyallâhu anhâ şöyle dedi:
Nebiyy-i Muhterem sallallâhu aleyhi ve sellem’ in ahlâkı Kur’an idi.
Müslim, Müsâfirîn 139. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 2.

Açıklama
Hz. Âişe annemizin bu kısa ifadesi, uzun bir hadisten alınmıştır.
Enes İbni Mâlik’in amcası Hişâm İbni Âmir’in oğlu Sa’d, tâbiîn
neslinden cihad aşkıyla dolu bir gençti. Hayatı boyunca Bizanslılara
karşı savaşmak ve bir daha geri dönmemek arzusuyla önce
karısından ayrılmaya karar verdi; sonra kalkıp Medine’ye geldi.
Niyeti, oradaki arazisini satıp bir kısım parasıyla silah ve at satın
almak, geri kalan parayı Allah yolunda harcamaktı. Bunu duyan bazı
müslümanlar
ona
bu
düşüncenin
yanlış
olduğunu,
savaşa
gerektiğinde gidileceğini, nitekim kendisi gibi düşünerek karılarını
boşamak isteyen altı kişiye Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’ in
izin vermediğini söyleyince Sa’d bu niyetinden vazgeçti. Karısını
büsbütün boşamadığı için ona geri döndü. Ama gönlündeki cihad
aşkı hep taze kaldı. Daha sonra doğu taraflarına yapılan bir sefere
katılarak muhtemelen İran’daki Mekrân’da, bazı rivayetlere göre
Hindistan’daki Mükrân’da şehid oldu.
Sa’d Medine’ye gelmişken Hz. Âişe’yi ziyaret etmek ve ona
zihnindeki bazı sualleri sormak istedi. Âişe annemize gece namazı
ve vitir namazı hakkında da sorular sormuş olan Sa’d ona ilk olarak:
– Ey Mü’minlerin annesi! Bana Resûlullah sallallâhu aleyhi ve
sellem’ in ahlâkını (yaşayışını) anlat, dedi. Hz. Âişe:
– Sen Kur’an’ı okuyorsun değil mi? diye sorunca Sa’d:
– Evet, okuyorum, diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Âişe
yukarıdaki sözü söyleyerek:
– Nebiyy-i Muhterem sallallâhu aleyhi ve sellem’ in ahlâkı Kur’an idi,
dedi.
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’ in ahlâkının Kur’an olması
demek, Kur’an’ın uygun gördüğünü uygun görmesi, Kur’an’ın
beğenmediği bir işi, bir hareket tarzını beğenmemesi demektir. Bir
şeye kızıyorsa, o şeyi Kur’an çirkin gördüğü için kızması, bir kimseyi
seviyorsa, onun tutumunu Kur’an tasvip ettiği için sevmesi demektir.
Kur’an’ın helâl saydığını helâl, haram saydığını haram sayması ve
öylece uygulaması demektir.
Resûlullah Efendimiz’in ahlâkı Kur’an olduğu için Allah Teâlâ bütün
kullarına onun ahlâkını, yani yaşayış tarzını tavsiye ederek “Yemin
ederim ki, sizin için Allah’ın Resûlü güzel bir örnektir” [Ahzâb
sûresi (33), 21] buyurmuştur. Peygamber Efendimiz ilâhî terbiye ile
yetişmesi sebebiyle, 622 numaralı hadiste görüldüğü üzere,
“insanların en güzel ahlâklısı” kabul edilmiş, her hali ve tutumu
Kur’an’a uygunluk sağlaması sebebiyle de canlı bir Kur’an
sayılmıştır. Efendimiz’in sünnetinin müslümanlar için taşıdığı önem
de işte buradan kaynaklanmaktadır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
  1. 1Resûlullah Kur’an-ı Kerîm’in canlı bir örneğidir. Bu sebeple Allah
    Teâlâ onu bütün kullarına en güzel örnek olarak tavsiye etmiştir.
  2. 2Her müslümanın Resûlullah’ın izinde gitmesi, onun uygun
    gördüğünü yapıp sakındırdığından kaçınması gerekir.
  3. 3Sünnet, müslümanlar için vazgeçilmez bir değerdir.