Riyâzü's-Sâlihîn · Haziran 26, 2026

Sabah-akşam dualarla Allah’a sığınma ve şükran ifadesi

Riyazus Salihin Cilt – 6 – Mehmet Yasar Kandemir · SABAH VE AKŞAM ALLAH’I ZİKRETMEK Hadis-i Şerif Yine Ebû Hüreyre radıyallâhu anh şöyle dedi: Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem sabahleyin şöyle dua …

Hadîs-i şerîf (Arapça metin)
Riyazus Salihin Cilt – 6 – Mehmet Yasar Kandemir · SABAH VE AKŞAM ALLAH’I ZİKRETMEK
Hadis-i Şerif
Yine Ebû Hüreyre radıyallâhu anh şöyle dedi:
Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem sabahleyin şöyle dua
ederdi:
“Allahümme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve
bike nemût ve ileyke’n-nüşûr: Allahım! Senin lutfunla sabaha
ulaştık, senin lutfunla akşama erdik. Sen isteyince dirilir, sen
isteyince ölürüz. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da
sensin. ”
Akşamleyin şöyle dua ederdi:
“Allahümme bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemût ve
ileyke’l-masîr: Allahım! Senin lutfunla akşama erdik. Sen isteyince
dirilir, sen isteyince ölürüz. Huzuruna varılacak olan da sensin. ”
Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 13. Ayrıca bk. İbni Mâce, Dua

Râvi
14.
1458 numaralı hadisle beraber açıklanacaktır.

1457. Yine Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’ den rivayet edildiğine göre
Ebû Bekir es-Sıddîk radıyallâhu anh Peygamber aleyhisselâm ’a:
– Ya Resûlallah! Bana sabahleyin ve akşamleyin okuyacağım
mübarek kelimeleri belletseniz de okusam, dedi. O da:
– “Allahümme fâtıre’s-semâvâti ve’l-ardı âlime’l-gaybi ve’ş-
şehâdeti, rabbe külli şey’in ve melîkehû. Eşhedü en lâ ilâhe illâ
ente. Eûzü bike min şerri nefsî ve şerri’ş-şeytâni ve şirkihî:
Gökleri ve yeri, görünen ve görünmeyen âlemleri yaratan Allahım! Ey
her şeyin Rabbi ve sahibi! Senden başka ilâh bulunmadığını
kesinlikle söylerim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden, onun
Allah’a şirk koşmaya davet etmesinden sana sığınırım ” diye dua et
ve bunu sabahleyin, akşamleyin ve yatağa yattığın zaman
söyle!” buyurdu.
Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 14, 95.
Aşağıdaki hadisle beraber açıklanacaktır.

1458. İbni Mes’ûd radıyallâhu anh şöyle dedi:
Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem akşamleyin şöyle dua
ederdi:
“Emseynâ ve emse’l-mülkü lillâh, vel-hamdü lillâh, lâ ilâhe
illallahü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve
hüve âlâ külli şey’in kadir, rabbi es’elüke hayra mâ fî hâzihi’l-
leyleti ve hayra mâ ba’dehâ ve eûzü bike min şerri mâ fî hâzihi’l-
leyleti ve şerri mâ ba’dehâ, rabbi eûzü bike mine’l-keseli ve
sûi’l’kiber, eûzü bike min azâbi’n-nâr ve azâbin fi’l-kabr: Akşama
girdik. Bütün mülk Allah’ındır. Hamdü senâ da O’na mahsustur.
Allah’tan başka ilâh yoktur; yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur.
Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O’nun gücü her şeye yeter.
Allahım! Bu gecenin ve bundan sonrakilerin hayrını senden dilerim.
Bu gecenin ve bundan sonrakilerin şerrinden sana sığınırım.
Rabbim! Tembellikten, insanı perişan eden yaşlılıktan sana sığınırım.
Cehennem azâbından ve kabir azâbından sana sığınırım. ”
Sabahleyin de “asbahnâ ve asbaha’l-mülkü lillâh: Sabaha girdik.
Bütün mülk Allah’ındır ” diye başlayarak aynı duayı okurdu.
Müslim, Zikir 74-76. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî,
Daavât 13.

Açıklama
Bu üç hadiste Resûl-i Ekrem Efendimiz’in sabahleyin ve
akşamleyin okuduğu ve ashâbına okumalarını tavsiye buyurduğu üç
duayı gördük. Sabah ve akşam vakitleri, dört mevsimde, Cenâb-ı
Hakk’ın sonsuz kudretinden bir kısmını harikulade manzaralar
halinde yansıtması bakımından ibretle seyredilmeye değer zaman
dilimleridir. Sabah, dünyanın yaratılışını, insanın dünyaya gelişini,
her şeyin hayata yeniden başlayışını temsil etmekte; akşam ise
dünyanın yok oluşunu, ömrün tükenip sona erişini ve her şeyin
bitişini hatırlatmaktadır.
Peygamber Efendimiz’in başlayan ve biten gün karşısındaki tavrı,
onun hayatı her bakımdan ciddîye aldığını göstermektedir. Geceleyin
ibadet etmek üzere uyandığı zaman ilgili âyetleri okuyarak geceyi
seyredişi, güneş ve ay tutulmasının mahiyetini çok iyi bildiği halde,
bu olayın kıyametin kopmasını temsil ettiğini düşünerek büyük bir
telâşa kapılması dünyada görülen her türlü değişime ibret gözüyle
baktığını ortaya koymaktadır.
Resûlullah Efendimiz’in sabah ve akşam vakitlerinin girdiği
zamanlarda yaptığı dualarda Allah’ın lutfu, yardımı ve öyle istemesi
sebebiyle sabah ve akşam vakitlerine girildiğini, öldükten sonra yine
O’nun emri üzerine dirilip huzuruna varılacağını, kâinattaki her şeyin,
görünen görünmeyen bütün varlıkların tek sahibinin O olduğunu,
O’nun her şeye gücünün yettiğini belirtmekte ve böylece Rabbine
dipdiri bir iman ile bağlandığını ortaya koymakta, aynı zamanda
ashâbına ve diğer ümmetine böyle yapmayı tavsiye etmekte, sonra
da insanın o güçlü Rabbine bazı zayıf taraflarını arzederek O’dan
yardım istemesi gerektiğini hatırlatmakta ve adetâ şöyle dememizi
öğütlemektedir:
Rabbim! Önümde bana neler getireceğini bilmediğim bir gündüz ve
bir gece var. O gece ve gündüzün içinde hem hayır var hem de şer.
Şunu iyi biliyor ve bütün varlığımla inanıyorum ki, hayır da şer de
senin elindedir. Ben bu vakitlerdeki bütün şerlerden sana sığınır, o
şerlerden beni korumanı niyaz ederim. Bu vakitlerdeki hayırlardan
beni bol bol faydalandırmanı senin o tükenmeyen lutfundan dilerim.
En büyük düşmanım ve şerlerin kaynağı olan nefsim ile şeytan
bana senin uygun görmediğin şeyleri yapmayı telkin ederler; hatta
şeytan binbir hîlesiyle beni sana şirk koşmaya iter. Beni bu ikisinin
hîlelerinden koru. Gücüm kuvvetim yettiği halde, nefsimin oyununa
gelerek, sana gerektiği gibi kulluk etme konusunda tembellik
edebilirim. Bu konuda beni nefsimin eline bırakma. Ayrıca beni çok
yaşlanıp ele avuca düşmekten, bunayıp ne yaptığını ne söylediğini
bilmemekten de koru. Beni cehennem azâbıyla kabir azâbından
muhafaza buyur (1426 numaralı hadiste de Peygamber Efendimiz’in
cehennem ve kabir azâbından Allah’a sığındığı görülmüştü). Hadisin
râvilerinden biri, “la ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh”
sözünden sonra Resûlullah Efendimiz’in “lehü’l-mülkü ve lehü’l-
hamdü ve hüve âlâ külli şey’in kadîr” deyip demediğinde küçük bir
tereddüdü olmuş ve bu tereddüdünü “zannedersem lehü’l-mülkü
diye devamını okudu” sözüyle belirtmiştir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
  1. 1Sabah ve akşam saatlerinde Peygamber Efendimiz’in öğrettiği
    zikir ve duaları yapmaya çalışmalıdır.
  2. 2Bu dualar, Allah’a dayanıp güvenmekten dolayı insanın gönlüne
    büyük bir güven ve derin bir huzur verir.