İKİNCİ FEN · DÖRDÜNCÜ BAB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde
Üçüncü Madde
[130/a] Beyinden çıkan sinirlerin geri kalan beş çiftini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Beyin
sinirlerinden üçüncü çift, beynin ortasındaki ortak sınırla, beynin önü,
arkası ve tavanı arasından çıkıp önce dördüncü çifte biraz karışıp sonra
ondan ayrılıp dört dala bölünmüştür. Birinci dalı, daha sonra açıklanacak
olan “uruk-ı sibâtî” nin gireceği delikten dışarı çıkıp boyundan aşağı inerek,
diyaframdan geçip onun altında bulunan iç organlara dağılmıştır. İkinci dalı,
yanak kemiğinin (elmacık kemiği) deliğinden çıkıp ileride anlatılacak olan
beşinci çiftten ayrılan sinirle birleşmiştir. Üçüncü dalın çıkış maksadı,
yüzün ön kısmında bulunan sinirler olup ikinci çiftin çıktığı delikten çıkıp
sinirlerin en değerlisi olan birinci çiftin (optik sinir) boş menfezinden
geçmeyip sıkışarak onun boşluğuna tıpatıp uyarak orayı kapatmıştır. Bu dal,
o delikten ayrıldığında üç alt-dala bölünmüştür.
İlk alt-dal, gözün dış köşesine yani kulak tarafına meyledip; elmacıklar,
iki göz pınarı, iki gözkapağı, kaşlar ve alın adalelerine dağılmıştır. İkinci
alt-dal, gözün iç açısı boyunca seyreden deliklerden (yani gözün ucu
yanında olan deliklerden) buruna geçip burun içindeki deri ile karışmıştır.
Üçüncü alt-dal büyük bir sinir olup elmacık kemiğinde hazır olan boşluğa
inip iki dala ayrılmıştır. Bir dalı ağzın iç boşluğuna girip üst dişlere ve
onların köklerinde olan etlere, bölünerek ulaşmıştır.
Diğer dalı, onda bulunan elmacık, burun uçları ve dudak derisi gibi dış
organlara yayılmıştır. Bu, üçüncü çiftin, üçüncü dalının üç kısmıdır. Üçüncü
çiftin dördüncü dalı, üst çene deliğinden dile geçip dış yüzünde yayılıp dil
de ondan tat alma duyusu almıştır. Onun fazlası, alt çenedeki dişler arasında
ve köklerde bulunan etlere ve alt dudağın içine dağılmıştır. Dile gelen
dördüncü dal, göz sinirlerinden ince olduğundan, dile gelen sinir göze gelen
sinirden daha sert olmuştur. Ve bunun sertliği, onun sertliğine beraber olup
birbirine denk gelmiştir.
Dördüncü çiftin çıkış yeri, üçüncü çiftin arkasından olup beynin tabanına
meyilli olmuştur. Üçüncü çifte biraz karıştıktan sonra ondan ayrılarak
damağa çıktığında, bundan damak his bulmuştur. Bu dördüncü çift, üçüncü
çiftten daha küçük ve sert olmuştur.
Beşinci çiftin her bir siniri bir çift olup beynin iki yanından çıkarak vücut
bulmuştur. Bunun her bir çiftinin birinci kısmı, kulak içindeki zara dayanıp
onun içinde her biri dağılmıştır. Kulağa duyma hissi ondan gelmiştir. İkinci
kısım, birinciden küçük olup hançere kemiğinde “a’ver” ya da “a’mâ”
denilen deliğe nüfuz etmiştir. O delikten çıkınca üçüncü çift siniri ile
karışmıştır. Ve bu ikisinin çoğunluğu, elmacık adalesi tarafına gelmiştir.
Geri kalanları göz ile kulak arasına (şakaklara) varıp yayılmışlardır.
Altıncı çift, beynin arka tarafından beşinci çifte bitişik olarak doğup derz-
i lâmî’nin [582] (L yivi) sonunda olan delikten çıkarak üç kısma ayrılmıştır.
Bir kısmı, yedinci çiftin hareketine destek olmak için boğaz adalelerine ve
dilin köküne ulaşmıştır. İkinci kısım, omuz adalelerine taksim olunmuştur.
Üçüncü kısım ise önceki ikisinden büyük olup boyun damarının yükseldiği
yerde yükselip ona bağlanmıştır. [583] Ondan [130/b] iç organlara inerken
hançere hizasına gelince, (kendisinden) dallar ayrılmış [584] ve hançereyi
kıkırdakları ile kaldıran uçlarını, üstünde olan adalelere bağlamıştır. Oradan
aşağıya inerken hançere hizasına geldiğinde, ondan yine dallar çıkıp [585]
gırtlağın üçüncü kıkırdağını örtüp açan ve uçları kıvrık olan adalelere
gelmiştir. Onun için tıp bilginlerine göre bunun ismi, asab-ı râci‘ (geri
dönen sinir) olmuştur.
Bu sinir omurilikten çıkmayıp beyinden inip gelmiştir. Ta ki dümdüz olup
çekilmesi kuvvetli bulunsun. Bu sinir, beşinci çiftten ve yedinci çiftten
olmayıp altıncı çiftten olmuştur. Çünkü bunun başlangıcı yumuşak sonu
eğri olmakla, öteki gibi sert ve düzgün inemezler ki kuvvet bulup çıkıp
inmeye kabiliyetleri olsun. Bu dönen dalı, çıkış yerlerinden uzak etmenin
hikmeti, sinire sertlik ve kuvvet kazandırmaktır. Geri dönen sinirlerin en
kuvvetlisi, gırtlağı adalelerin örtüsüne yayılan sinirdir. Sonra bu sinirin
fazlası, ondan aşağı inip dalları diyafram ve göğsün zar ve adalelerine
gidip; oradan yürek, akciğer, aort ve atardamarlara yayılmıştır. Geri kalanı
kuyruk sokumuna geçip (yukarıda) açıklanan üçüncü çiftten inen dallara
ortaklaşa iç organların zarlarına yayılıp “azm-ı arîdî” (kalça kemiği) denilen
yassı kemikte son bulmuştur.
Yedinci çiftin çıkış yeri beyin ile omurganın arası olup ikisinin arasında
ortak olup birçoğu dili hareket ettiren adalelere gelmiştir. Oradan dallanıp
“azm-ı derkî” (thyroid kıkırdağı) ile “azm-ı lam” ın (Yunan alfabesindeki L
ye benzer) müşterek olan adalelerine varıp yayılır. Geriye kalan az bir
kısmı, bunlara komşu olan sinirlere dağılmıştır. Bu hayret verici düzen ve
acayip karışımlar içinde işleyen sistem, sonsuz kudret sahibi yaratıcının
(Hâlık ve Bârî) kudret ve hikmetiyle nizam bulmuştur.

