Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Üçüncü Madde Üçüncü Madde Âlemin kutbu yakınında bulunan ve Cedy adı verilen sabit yıldızın yüksekliği ve alçaklığı ile yeryüzü derecelerinin uzaklıkları miktarını, bununla …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

Üçüncü Madde

Âlemin kutbu yakınında bulunan ve Cedy adı verilen sabit yıldızın

yüksekliği ve alçaklığı ile yeryüzü derecelerinin uzaklıkları miktarını,

bununla yerkürenin çevresi, çapı ve yüzölçümünün karşılaştırılması

metotlarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi ve geometri bilginleri mukãyese

ederek şöyle demişlerdir. Denizlerin ve karaların toplamından oluşan

yeryüzünün kuşağının ölçüsünün takrîben yirmi dört bin mil olduğu

kararlaştırılmıştır. Çapının mesafesi ise, bununla karşılaştırılarak yedi bin

altı yüz mil bulunmuştur. Yarı çapı üç bin sekiz yüz on sekiz mil olarak

bilinmiştir. Yerkürenin tamamının yüz ölçümü ise takrîben yirmi beş bin

kere bin ve üçyüz atmışüç bin altıyüz otuzaltı fersah olarak hesaplanmıştır.

Bu hesaplamalarla mukayese edilerek göklerdeki yüksek cisimlerin de

uzaklıkları belirlenmiştir.

Alemin merkezinden ay feleğinin alt yüzeyine olan uzaklığı -yukarıdaki

paragrafta açıklandığı üzere- yaklaşık olarak yerin yarı çapının otuz iki katı

kadar bir mesafe olduğu (önceki maddelerde izah etmiş olduğumuz) dört

orantı kãidesiyle tesbit edilerek kayıtlara geçmiştir. Çünkü feleklerde ve

yerküre üzerinde varlığı isbat edilen ve varsayılan dairelerin hepsi üç yüz

altmış dereceye ve her bir derece de atmış dakikaya bölünmüştür. Bu

durumda yeryüzünün bir derecelik mesafesi kaç mil yere karşılık gelir?

Bunu tesbit etmek için geometri bilginleri nice sahrâlarda kıyaslama

yapmışlar, yüzölçümleri almışlardır.

Neticede bir dereceye tekabül eden yerin, altmış altı tam mil ve 3/2 mil

olduğunu bulmuşlardır. Bu karşılaştırmayı şu yolla yapmışlardır: uçsuz

bucaksız bir sahrânın bir yerine bir işaret dikip gece vakti onda Cedy

yıldızının -ki ona Sâbite veya Demirkazık derler- yüksekliğini dörtleme

veya usturlâb metoduyla almışlardır. Bundan sonra o işaretlenen yerden

itibaren iki topluluk düz bir hat üzere hareket etmişlerdir. Bunlardan biri

güneye diğeri kuzeye doğru hareket edip gecenin belli bir vakti olunca her

iki gurup ( Demirkazık veya Kutup Yıldızı da denilen) Cedy’in yüksekliğini

alıp (bu işlemden sonra sabahı beklerler ve) gündüz vakti girince tekrar düz

bir hat üzere yola devam etmişlerdir. Sabit yıldızların belirli yerlerdeki

yüksekliğinden hareketle, güney istikãmetine gidenlerin bir derece noksan,

kuzeye doğru gidenlerin bir derece fazla olmak üzere, aralarındaki ölçmede

farklılığın ortaya çıktığı iki yerde durmuşlardır.

Bu yerlerin her birine birer işaret dikmişlerdir. Sonra her iki taraftan

başlayarak üç işaret arasını ölçmüşler ve bir uçtan diğerine iki mesafenin;

altmış altı tam, 3/2 mil olduğunu bulmuşlardır. Bundan sonra her iki gurup

(tekrar yola çıkarak, ölçmüş oldukları) iki yerin farkından itibâren yine

güney ve kuzey istikãmetine gidip bahsi geçen işaretler arasının ölçülmüş

olan milleri sayısınca mesafe ölçmüşler ve en sonuncusunda kalmışlardır.

Gece vakti olunca iki gurup ayrı ayrı yıldızın yüksekliğini aldıklarında, yine

tamamen birer derece yükselme ve alçalma ile arada fark olduğunu

bulmuşlardır. [89/b] Bu durumda altmışaltı tam, üçte iki mili üç yüz

altmışla çarparak dairenin tamamını, oradan hareketle çapını, yarı çapını ve

nihayetinde yerkürenin yüz ölçümünü bulmuşlardır. Aynı metodu

kullanarak bir çok yerde aynı neticeler elde etmişlerdir.