Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Üçüncü Madde Üçüncü Madde Âlemin meskûn bulunan dörtte birinin, hakîki yedi iklime bölündüğünü bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir. Meskûn …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

Üçüncü Madde

Âlemin meskûn bulunan dörtte birinin, hakîki yedi iklime bölündüğünü

bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi bilginleri şöyle demişlerdir. Meskûn

bulunan dörtte bir bölgeleri gece ve gündüz farkları bakımından muhtelif

bölümlere ayırmışlar ve bunlardan her birine bir iklim adını vermişlerdir.

Yerkürenin kuzey kısmını açıklayıp güney kısmının durumunu da ona

mukãyese ederek îzah etmişlerdir. Ve yeryüzünün tamamını altmış iklime

taksim etmişlerdir. Buna göre hakîki iklimlerin ayrımını bazen en uzun gün

ile, bazen de ayların sayısı ile belirleyip tesbit etmişlerdir. Çünkü ekvator

bölgesinde bulunanlara göre gece ve gündüz daima on ikişer saat

sürmektedir. Bundan sonra aşamalı olarak güney kutbuna ve kuzey kutbuna

doğru ekvatordan itibaren uzaklaştıkça gece ve gündüz farklılıkları

artmaktadır. Buna göre ekvatora paralel daireler bulunduğunu farz edip her

iki daire arasını bir iklim olarak kabul etmişlerdir. Şu şartla ki oradaki en

uzun gün, ekvator semtinde bulunan bitişiğinden yarım saat fazla olsun.

Yukarıda bahsi geçen taksimle bölgelerin tabiatları, yerleri ve aralarındaki

gece gündüz farklılıkları topluca tayin edilerek bilinmiş ve bir cetvele

kaydedilmiştir.

Çünkü

(bu

taksimât

esas

alınarak

yapılan

bir

sınıflandırmada) herhangi bir enlem dahilinde bulunan şehirler, tabiat ve yer

bakımından ortak değerleri paylaşmaları cihetiyle, iklim şartları bakımından

birbirine eşit olmuşlardır. Birinci iklimde üç dairenin varlığı farz

olunmuştur. Bunlardan biri iklim başlangıcı, diğeri iklim ortası ve üçüncüsü

de iklim sonudur. Geri kalan iklimlere gelince; bunların her birinde ikişer

dairenin varlığı farz olunmuştur ki bunlardan biri iklim ortası diğeri iklim

sonudur. Çünkü burada her iklimin nihayeti, bir sonrakinin başlangıç

noktası olarak belirlenmiştir.

Eski filozolar iklimlerin sayısını sadece yedi ile sınırlayıp ellinci

enlemden sonrası için iklim tasavvur etmemişlerdir. Ancak sonraki devir

bilginleri yedi iklimin gerisindeki yerlerin mâmur ve meskûn olduğunu

tesbit edip altmış altı buçuk enleme varıncaya kadar, yani burçlar kutbunun

dönüş noktasına varıncaya dek ilerlemişlerdir. En uzun güne yarım saat

ilâve ederek taksimâtı sürdürmüşler ve böylece yirmi dört iklim

bulmuşlardır. Bundan da en uzun güne birer ay ekleyerek, doksanıncı

derecede kutuplara gelinceye kadar taksimâta devam etmişlerdir. Böylece

hepsini otuz iklim olarak belirleyip tesbit etmişlerdir. Ancak ekvator

bölgelerinin pek çoğu denizlerle kaplı olduğundan, bilginlerin ekseriyetine

göre birinci iklimin başlangıcının, on iki buçuk derece enlem hizasından

itibaren olduğu kabul edilmiştir. O bölgenin en uzun günü de, takrîben on

iki buçuk saat olarak bulunmuştur. Şu halde en uzun günün bir çeyrek saat

arttığı yer bu iklimin ortasıdır. En uzun günün on üç saat olduğu yer ise,

birinci iklimin sonu, ikincinin başlangıcı demektir. Bu durumda her iklimde

en uzun gün, yarımşar saat ekleyerek ilerlediğimiz vakit yirmi dördüncü

iklime varıldığında, o noktada en uzun günün yirmi dört saat olduğu

görülmüş olur. İşte orası kuzey burçları kutbunun dönüş yeridir. Ancak

bahsi geçen iklimler birbirinden küçüktür. [83/b]

Çünkü birinci iklimin uzunluğu ve genişliği mesafesinden, iknici iklimin

genişliği ve uzunluğu mesafesi daima daha noksan ve daha kısadır. Bütün

iklimler bu tertip üzere gitmekte ve hepsi birbirinden daha dar ve daha

azdır. Bununla birlikte iklimlerin enlemi ekvatordan başlatılıp kutuplarda

(doksanıncı derecede) son bulmuştur.

En uzun iklimin Batı Okyanusu ’nda bulunan Hâlidât Adaları ’ndan

başlayıp Doğu Okyanusu ’nda sona erdiği kabul edilmiştir.