BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde
Üçüncü Madde
Ateşin çeşitlerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki [62/b] filozoflar şöyle demişlerdir: Ateşin nice
çeşitleri vardır. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, bu ateş unsurunun tesiri
bütün diğer yakıcı çeşitlerinden üstün ve harareti kuvvetlidir. Çünkü Hak
teâlâ Kelâm-ı Kadîm’inde: “ Allah, yedi kat gökleri ve yerden de bir o
kadarını yaratandır. ” (Talak 65/12) buyurmuştur.
Filozofların çoğunluğu basit unsurları bu âyetin içeriğine dahil etmek için
hava unsurunun üç tabaka, toprak unsurunun iki tabaka olduğunu farz edip
(geri kalan su ve ateşle birlikte) bunların hepsinin yedi tabaka olduğunu
kabul edip bunlardan ateş küresini, ilk tabaka olarak saymışlardır. İkinci
olarak demirde, taşta ve yeşil ağaçlarda gizli bulunan ateştir. Çünkü ateş,
sert demiri eritir, katı taşı yakıp toprağa çevirir. Bitkileri ve ağaçları yakıp
kül eder. Şu halde yoğun, soğuk ve karanlık olan bu üç cisimden, latîf ve
nûrânî olan ateş cismini çıkarmak acayip bir sanattır; Allah’ın şaşılacak
işlerindendir. Üçüncü olarak yıldırımın ateşdir ki, o, latîf cisimlerden geçip
yoğun cisimleri yakar. Dördüncü olarak Harameyn ateşidir ki, o gök
gürültüsü, şimşek ve herhangi bir bulut olmadığı halde gökyüzünden
parıldardı. Öyle ki onun nûru ziyâsından Benû Tay kabilesi mensupları, tâ
üç günlük mesafeden develerini görürlerdi. Ona yakın olanları yakıp
gündüzleri duman şeklinde görünürdü. Geceleri ise ateş olurdu.
(Rivayete göre) İsmail aleyhisselâm evlâdından Hâlid bin Sinan , derin
bir kuyu kazdırıp (yeryüzünün derinliklerine indiği sırada) söz konusu ateşi
oraya kapatmıştı. Ve bir müddet halk onu orada seyretmişti. Bahsi geçen
ateş, söz konusu kuyu içinde zamanla kaybolup gitmiştir. Burada sözünü
edeceğimiz ateş türlerinden beşinci olarak kıvılcım/akan yıldızdır ki halk
onun herhangi bir yıldızın parlaması olduğunu sanır. Halbuki o,
yeryüzünden havaya çıkan bir ateş parçası dumandır ki yükselirken
herhangi bir soğuk tabakadan etkilenmediği için, ateş tabakasına vardığında
parlamaktadır. Bunların altıncısı ise, cehennem ateşidir.

