Marifetnâme · Haziran 27, 2026

Ateşin lambaya katılması ile ruhun bedene katılmasının bazı yönlerden benzediğini bildirir

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde Dördüncü Madde Ateşin lambaya katılması ile ruhun bedene katılmasının bazı yönlerden benzediğini bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Dördüncü Madde

Dördüncü Madde

Ateşin lambaya katılması ile ruhun bedene katılmasının bazı yönlerden

benzediğini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Hayvanî ruhun (ruh-ı

hayvanî) bedene olan bağlılığı ve bitişik olması, kandilin içindeki ışığın

fitile olan bağlılığı ve alâkası gibidir. Nitekim söz konusu ateşin fitille olan

alâkası(nı kesmek) bir nefes üfleme ile gayet kolay olduğu gibi, hayvanî

ruhun bedenle olan bağlantısının kesilmesi de, birkaç çekiştirme ile

râhatlıkla mümkün olmaktadır. Ve lambanın fitilini besleyen yağ bittiği

zaman ateşin oradan giderek söndüğü gibi, bedenin hayatiyetini sağlayan

tabiî rutûbet sona erdiğinde ruh ondan ayrılıp gider.

Bir yer ki, eğer orada ateş hava alıp yanmaya devam edebiliyorsa, orada

insan da teneffüs edebilir, ölmez. Ateşin söndüğü bir yerde, insan da nefes

alamaz, helâk olup gider. Bu sebepledir ki madenciler ve kazı çalışmaları

yapanlar herhangi bir mağaraya girmek isterlerse, öncelikle bir kandil yakıp

bunu uzun bir çubuğun ucuna asarlar ve onu öylece mağaranın içine doğru

uzatırlar. Eğer uzattıkları kandil sönmediyse, kendileri de bunun ardı sıra

yürürler. Şayet uzattıkları kandil sönerse, bu takdirde o mağaraya girmezler;

geri dönüp giderler. Nitekim yanmakta olan bir kandilin yağı biterse, fitilin

ucundaki ateş birkaç defa parlayıp (son bir gayretle) etrafa ışık verir. Ancak

bundan sonra söner. Bunun gibi, insanoğluna da ölüm anında bir güç gelir;

kuvveti ziyade olur ki buna “ölüm sıhhati” denir. Ve bundan sonra ruhu

bedenden ayrılıp gider.