Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde Yedinci Madde Ayak kemiklerini bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Ayaklar üzerinde durmak için âlet olarak yaratılmışlardır. Bu …

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde

Yedinci Madde

Ayak kemiklerini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Ayaklar

üzerinde durmak için âlet olarak yaratılmışlardır. Bu sebeple ön tarafa

doğru uzatılmıştır. Böylece üzerine basmaya ve ayakta durmaya yardımcı

olsunlar. İç tarafa doğru ortasından ince kılınmışlardır. Ta ki ayakta

dururken, ön tarafı ayağın yönünde olup yürüme sırasında yürüyen ayağın

öne doğru dayanmasıyla yürüyüş düzeni normal olsun. Dikenli yerlere ayak

bastığında tedbirli olup diken ona şiddetle batmasın. Merdiven gibi

basamaklı yerlere ayak tabanı kolay ve sağlam tutunup dışına çıkıp

gitmesin.

Ayağın birçok kemikten meydana gelmesinin nice faydaları olduğu

bilinmiştir. Bunlardan biri şudur ki: Ayak, bastığı şeyi gerektiğinde sağlam

tutarak sabit kalmaya gücü yeter.

Çünkü ayağın bastığı şeyi, el avucunun bir şeyi alıp tuttuğu gibi aldığı ve

tuttuğu kabul edilir. Diğer faydaları, daha önce açıklanan çok kemikli

organların faydalarıyla müşterek bilinmiştir. Bir ayağın kemik sayısı yirmi

altı olarak kabul edilmiştir. Ve bunlardan biri aşık kemiğidir ki topuk

mafsalı onunla tamam olur. Diğeri, ökçe kemiğidir ki ayakta duruşun temel

esasları onunla gerçekleşir. Diğeri üzengi kemiğidir [576] ki ayağın ortası

onunla yerden yükselir ve [benzer şekilde] yine onunla yere gelir. Ayak

bileğinin dört kemiği vardır. Ayak, onlarla tarak kemiğine bitişir. Biri azm-ı

nerdî kemiğidir ki altıgen şeklindedir. Bu kemik ayağın dış tarafından yana

yerleştirilmiştir. Böylece ayağın o tarafta yere basması kuvvetli olmuş

olsun. Beş kemik de tarak için yaratılmıştır.

İnsan ayağının topuk kemiği diğer hayvanların topuklarından daha fazla

küp şekline benzer şekilde yaratılmıştır. Ve ayağın hareketinde en faydalı

kemik, topuk kemiği kabul edilmiştir. Nitekim ayağın sabit durmasında

gerekli olan sistemin en lüzumlu parçası da yine topuk kabul edilmiştir.

Topuk önceden açıklanan iki bölgenin yuvarlak tarafları arasında

yerleştirilmiştir ki topuğu üst tarafından, tepesinden, [121/a] dışından ve

içinden kuşatıp sarmalamış olsunlar. Topuğun iki çıkıntısı baldır

kemiğindeki iki çukura girmişlerdir. Ve bu topuk kemiği, topuk ile ökçe

arasında bir vasıtadır ki onun sayesinde birbirlerine sağlamca bitişmişlerdir.

Topuk kemiği ikisi arasında sağlam bir mafsal olmuştur. Ancak topuk

kemiği ortada bulunup önünden üzengi kemiği bağlantı mafsalı ile ona

bağlı olmuştur.

Üzengi kemiğini arkadan ökçe kemiğine, ön tarafından ayak bileği

kemiklerinin ucuna ve üst tarafından topuk kemiğine bitiştirmiştir. Ökçe,

topuğun altında yerleştirilmiş olup ve kendisi sert olup arka tarafı yuvarlak

yaratılmıştır. Böylece afetlere dayanıklı olup sertçe çarpan şeyleri bir tarafa

atsın. Alt tarafı düz yaratılmıştır. Ta ki düz basması kolay olup bastığı şey

üzerinde rahatlıkla kalabilsin. Büyük yaratılmıştır. Ta ki bütün bedeni

taşımaya gücü yetsin. Şekli düz üçgen olup tedrîcen inceleşerek ayağın

ortasında, dış tarafa ulaştığında son bulsun. Böylece ayak çukuru

arkasından ortasına doğru tedrîcen gitmiş olsun.

Ayak bileği el bileğinin zıddı bulunmuştur. Çünkü ayak bileğinin

kemikleri bir sıra, elin kemikleri iki sıra bilinmiştir. Ayak bileğinin

kemikleri ondan daha azdır. Çünkü tutma ve hareket ihtiyacı elde daha

fazladır. Ayaktan istenilen ayakta durmak ve destek sağlamak olarak

bilinmiştir. Kemiklerin ve mafsalların çokluğu ayakta durmaya ve destek

sağlamaya zararlı olduğu gibi, hiç olmamaları da ayakta durmaya ve destek

sağlamaya yardım etmeyeceğinden, insan ayağı bu şekil üzere yaratılmıştır.

Ayak tarağı, beş kemikten meydana gelir. Ta ki her birine beş parmaktan

biri bitişerek bir sırada dizilsinler. Ayak parmakları el parmaklarından daha

kısa yaratılmıştır.

Çünkü ayaktan istenilen destek sağlamak, elden istenilen tutmak

bilinmiştir. Başparmak iki büyük boğumdan diğerleri ise üçer boğumdan

ibaret olarak yaratılmıştır. Böylece yürüme hareketi düzgün olup yürüyen

kimse salınarak yürüyebilsin. Şu halde, insanın beden binasının direkleri

olarak bahsedilen kemikler, simsimânîlerle birlikte toplam üç yüz kemiğe

ulaşır. Anlatılan düzen üzere bulunan muazzam yapılarında, akıl sahiplerine

muazzam ibretler vardır. Hayranlık uyandıran şekillerinde, Yüce Allah’ın

benzersiz ve kusursuz yaratıcılığını düşünen akıl sahipleri, hayretler içinde

kalırlar. Hayret ehli böyle bir sanatla bezenmiş insan binasından çok ibret

alıp sayısız manevî hazlar duyarlar. “Bütün bunları en güzel bir şekilde

yaratıp suret veren Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederiz” deyip

hayretlerini ifade ederler.

“Burada anlatılanları en güzel bir şekilde yaratıp sûret veren Allah’ı her

türlü noksanlıktan tenzih ederiz. O’nun şânı yücedir. Güçlü ve hikmet

sahibidir.”

[574] . Bu kemiğe azm-ı hâsse de denilir (os ileum). Türkçe “sekerden”

derler. Boş böğür demektir. (Şemseddîn-i İtâkî’nin Resimli Anatomi Kitabı,

s. 153.)

[575] . Türkçe uca kemiği ve oturak kemiğidir.

[576] . Zevrak: Kayık demektir.

İki kalça kemiğinin her biri dört kısma ayrılmıştır. Üst ve dış tarafta olanı,

hâzıra kemiği ve harkafa kemiği diye adlandırılmıştır. Ön taraftakileri kasık

kemiği (azm-ı âne) diye adlandırılmıştır. Arka taraftakilere verek kemiği

(azm-ı verek) denilmiştir. İçte ve aşağıda olanlarına budun kabı (hokka’l-

fahz) denilmiştir. Çünkü bunlarda iki kalça kemiğinin yuvarlak başlarının

gireceği çukurlar vardır. Pelvisin iç tarafına erkeklik uzvu (âlât-ı meni),

rahim, makat ve mesane gibi hassas organlar yerleştirilmiştir. İki bacağın

faydası, iki tanedir. Birisi, ayakta ve dik durmaya yarar. Bu iki ayakla

gerçekleştirilir. Diğeri yukarı çıkma, aşağı inme ve düz yerlerde hareket

etmektir. O hareketler bacaklar ve kalçalar vasıtasıyla yapılabilir. Eğer

ayağa bir zarar gelirse, ayakta durmak zor olur. (Ancak zarar bir desteği

gerektirecek kadar değilse) yürüme kolay gerçekleşir. Eğer baldır ve kalça

kaslarına bir zarar gelirse, ayakta durmak kolaydır, fakat yürüme zor olur.

. Bu kemiğe azm-ı hâsse de denilir (os ileum). Türkçe “sekerden” derler.

Boş böğür demektir. (Şemseddîn-i İtâkî’nin Resimli Anatomi Kitabı, s.

153.)

. Türkçe uca kemiği ve oturak kemiğidir.

. Zevrak: Kayık demektir.

Çünkü ayağın bastığı şeyi, el avucunun bir şeyi alıp tuttuğu gibi aldığı ve

tuttuğu kabul edilir. Diğer faydaları, daha önce açıklanan çok kemikli

organların faydalarıyla müşterek bilinmiştir. Bir ayağın kemik sayısı yirmi

altı olarak kabul edilmiştir. Ve bunlardan biri aşık kemiğidir ki topuk

mafsalı onunla tamam olur. Diğeri, ökçe kemiğidir ki ayakta duruşun temel

esasları onunla gerçekleşir. Diğeri üzengi kemiğidir ki ayağın ortası onunla

yerden yükselir ve [benzer şekilde] yine onunla yere gelir. Ayak bileğinin

dört kemiği vardır. Ayak, onlarla tarak kemiğine bitişir. Biri azm-ı nerdî

kemiğidir ki altıgen şeklindedir. Bu kemik ayağın dış tarafından yana

yerleştirilmiştir. Böylece ayağın o tarafta yere basması kuvvetli olmuş

olsun. Beş kemik de tarak için yaratılmıştır.

İki kalça kemiğinin her biri dört kısma ayrılmıştır. Üst ve dış tarafta olanı,

hâzıra kemiği ve harkafa kemiği diye adlandırılmıştır. Ön taraftakileri kasık

kemiği (azm-ı âne) diye adlandırılmıştır. Arka taraftakilere verek kemiği

(azm-ı verek) denilmiştir. İçte ve aşağıda olanlarına budun kabı (hokka’l-

fahz) denilmiştir. Çünkü bunlarda iki kalça kemiğinin yuvarlak başlarının

gireceği çukurlar vardır. Pelvisin iç tarafına erkeklik uzvu (âlât-ı meni),

rahim, makat ve mesane gibi hassas organlar yerleştirilmiştir. İki bacağın

faydası, iki tanedir. Birisi, ayakta ve dik durmaya yarar. Bu iki ayakla

gerçekleştirilir. Diğeri yukarı çıkma, aşağı inme ve düz yerlerde hareket

etmektir. O hareketler bacaklar ve kalçalar vasıtasıyla yapılabilir. Eğer

ayağa bir zarar gelirse, ayakta durmak zor olur. (Ancak zarar bir desteği

gerektirecek kadar değilse) yürüme kolay gerçekleşir. Eğer baldır ve kalça

kaslarına bir zarar gelirse, ayakta durmak kolaydır, fakat yürüme zor olur.

Vücut organlarının hareketlerinin nasıl olduğunu, kasların yapısını ve

kısımlarını, mukavemetlerini ve özelliklerini üç fasılla bildirir.