İKİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde
Yedinci Madde
Ayak parmakları kaslarını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Ayak
parmaklarını hareket ettiren kasların çoğu çekme yaptırıcı kaslardır ve
onların biri topuğun başının dış tarafın doğup onun üzerinde uzayarak inip
gitmiştir. Ve ikiye ayrılan bir kiriş göndermiştir ki ortası ile yüzük
parmağını tutmuştur. İkinci kas bundan daha küçük olup incik kemiğinin
arkasından gelerek, ayağın dış yüzeyine bir kiriş göndermiştir ki bu da yine
ikiye ayrılıp şehâdet parmağı ile yüzük parmağını tutmuştur.
Daha sonra bu iki kısmın her birinden birer kiriş doğup diğerinden doğan
kirişe bitişerek ikisi bir kiriş olduğunda, başparmağa gelip onu çekmişlerdir.
Üçüncü adaleden daha önce bahsedilmişti. O iç topuğun dış tarafından
doğmuştur. [129/a] İki uzun kemiğin arasından aşağıya inmiştir. Bir kısmını
ayağı bükmek için göndermiştir. Öbür kısmı başparmağı çekme ve hareket
ettirme içindir. Onu topuğun ön kısmına indirmiştir. Bunlar baldır kemiği
üzerine yerleştirilip parmakları çekmeye ve hareket ettirmeye yararlar.
Ayak içinde olan kaslardan on tanesi beş parmağa gelerek, her birine sağ
ve soldan bitişmiştir. İkisi birden hareket ederse, parmakları düz olarak
tutarlar.
Eğer biri tek başına hareket ederse parmak o tarafa eğilir. Dört kas bilek
üzerine yerleşip her biri bir parmağa bitişir. Onu içe doğru büker. İki kas da
serçe parmağa mahsus olup onu çekmeye yetmişlerdir. Ayağı çeken kasların
çok olmasındaki hikmet şudur ki, parmakların hepsini sağlam kılıp kuvvet
vermişlerdir. Tâ ki parmaklar ayağa kalkma ve ayakta durmada beden
ağırlığına dayanabilirler. Yürüme esnasında güzel bir tarz ile ve düzgünce
giderler.
Ayak parmaklarının sırt tarafında beş kas, ayağın üstüne yerleşmiştir. Tâ
ki parmaklarını dış tarafa meylettirip çekerler. Beş kas da ayak tabanında
yerleşip her biri iç taraftan kendine yakın olan parmağa gidip onu iç tarafa
çekmişlerdir. İnsan bedeninde bulunan dört yüz yirmi tane isteğe bağlı
bilinçli hareketin, mükemmel bir şekilde yapılmasına araç olan kasların
hepsi, açıklandığı üzere beş yüz otuz taneye ulaşmıştır. “En güzel bir
şekilde yaratıp sûret veren yüce Yaratıcı’yı her türlü noksanlıktan tenzih
ederiz.” Bu ne mükemmel sanattır ki insanı hayrete düşüren bir tertip üzere
düzenlenmiştir. Şüphesiz bunları hakkıyla ve derinlemesine düşünen akıl
sahipleri, çok ibretler almışlar ve bu sanattan yaratan Allah’ı bilmişlerdir.
“Allah’ım! Bizleri senin yaptıklarını düşünen, vücudunun bütün
zerrelerini senin bağışların ve ikramların olarak gören ve nimetlerinden
olayı sana şükredenlerden eyle. Güzel isimlerinle seni zikreden ve
sıfatlarınla seni bilen kullarından eyle. Her zaman ve her yerde senin
taksimine râzı olup senin rızanı isteyen kullarından eyle. Yüce Allah’ı hamd
ile tesbih ederiz. Allah her türlü ayıp ve noksanlıktan uzaktır.”
[578] . Şersûf: Kaburga kemiklerinin ön taraf uçlarındaki kıkırdak.
[579] . Vastus medialis: Vastus medialisin origosu linea asperadır. Burası
femurun orta supra condiline ait çizgi üzerindedir. (İbn Sînâ, a.g.e. , Birinci
Kitap, s. 70.)
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Diz eklemini
hareket ettiren kasların üçü uyluğun ön tarafında yerleşmiştir. Bunlar
uylukta bulunan kasların en büyüğü ve en güzelidir. Görevleri ise açmak
bilinmiştir. Bu üç kasın biri iki kat gibi görünmüştür ve bunun iki gövdesi
vardır ki biri zâide-i kübrâdan ve biri uyluğun önünden doğmuştur. Bu iki
gövdenin biri etsi olup kiriş olmadan diz kapağının ön tarafına bitişmiştir.
Diğer tarafı zarımsı olup uyluğun iki iç tarafında son bulmuştur. Geriye
kalan iki kasın biri, uyluğu açan kaslar ile açıklanmıştır. Leğen kemiğinden
olan bazı oyukları ayıran bölme zarlarından doğduğu bilinmiştir. İkincisi dış
zaideden doğup diz kapağını kuşatarak altında olan parçaları da korumak
için gitmiştir. Oradan kaval kemiğine ulaşıp dizi açmak için kaval kemiğini
uzatmıştır.
. Şersûf: Kaburga kemiklerinin ön taraf uçlarındaki kıkırdak.
. Vastus medialis: Vastus medialisin origosu linea asperadır. Burası
femurun orta supra condiline ait çizgi üzerindedir. (İbn Sînâ, a.g.e. , Birinci
Kitap, s. 70.)
Her çifti iki kastır ki “şersuf”tan kasığa kadar ve hâzıradan gadrûf-ı
hançerîye kadar haç işareti gibi kesişip iki tekinin iki tarafı sağdan ve
soldan kasıkta kavuşmuşlardır. İki diğer tekin iki tarafı da gırtlakta
(hançere) birleşirler. Bu ikisi her taraftan iki geniş kasın etsi kısımları
üzerine yerleşmiştir.
Sinirlerin keyfiyetini, atar ve toplardamarları, bedenin organlarını, dış
görünüşten (kıyafetten) hareketle ahlâkın bilinmesini, kalbin hallerini,
organların sûret ve şekillerinin farklılığı sebebiyle ortaya çıkan insan
sıfatlarını ve organların çekme ve seğirmesine bağlı durumları hakimâne bir
üslupla beyan eder.

