Marifetnâme · Haziran 27, 2026

Baştaki organların biçim ve taslaklarının hikmetini bildirir

BEŞİNCİ FASIL · Birinci Madde Birinci Madde Baştaki organların biçim ve taslaklarının hikmetini bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Âlemi yaratan yüce Allah, insan bedenini, cemâlinin …

BEŞİNCİ FASIL · Birinci Madde

Birinci Madde

Baştaki organların biçim ve taslaklarının hikmetini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Âlemi yaratan yüce

Allah, insan bedenini, cemâlinin yüceliğiyle cisimlerin en latifi ve en güzeli

kılmıştır. Onun organlarının birbiriyle uyumu (tenâsüb) öyle latîf, nâzik ve

güzel olmuştur ki onu dile getirmede söz ve edebiyat âciz kalmıştır. İnsanın

temiz ruhu çabuk anlama ve derin sezgisiyle (fehim ve firâset), ilim ve

hikmetle öyle dolmuştur ki uçsuz bucaksız bir deniz olmuştur. Sûretinin

güzelliği ve ahlâkının kemâli, güzel hali ve mükemmel konuşma

biçimleriyle cihana bir benzersiz gelmiştir.

Güzel yürüyüşü, şirin sözü, vazifesini yerine getirmedeki mükemmelliği,

sesinin hoş yankıları ile âlemin aklını almıştır. Kendine çeken güzelliği ve

tatlı canı ile cihanın sevgilisi olup irfân sahiplerinin rağbetini celb etmiştir.

Ondan âşıklara nice haller gelmiştir.

Beyt

Serv-kadlerde olan şîve-i reftârındır

Gonca-femlerde olan lezzet-i güftârındır

Günümüz Türkçesiyle

Servi boylulardaki alımlılık, senin işveli gidişindir. Gonca dudaklılardaki

çekicilik, senin tatlı sözlerindir.

Şu halde, sûretleri cömertçe yaratan yüce Allah (Musavvir-i Mennân),

insan bedeninde olan dört karışımın (ahlât-ı erba’a) [16] dumanından şerefli

başına latîf saçlar ihsan edip hayalarının (testisler) dumanından erkeklerin

yüz ve göğüslerinde kıllar çıkartmıştır. Böylece saç ile kadınlar süslenmiş,

sakal ile erkekler belli olmuş ve iki kaş ile de her ikisi unvanlanmıştır. Saçın

siyah olması, insanda dumanın fazla olmasındandır ki sarı olması, balgamın

fazla olmasındandır. Beyaz olması tabiî sıcaklığın azlığındandır. Tabiî

sıcaklığın azalması fazla münasebette cinsî bulunmaktan (mücâmaa) ve

üzüntüdendir. Alnın nûru, gönüllerin sürûrudur. İki kaş, iki gözün gölgeliği

ve dolunay (gibi gözlerin) üzerinde iki hilâl olmuşlardır.

Gözlerin yerinin burunla kaşlar arasında bulunmasının hikmeti, çarpma ve

darbelerden korunması için, bir de güzellik içindir. Gözlerin vücudun ön

tarafında yaratılması, bedenin ön tarafta yapacağı işlerde, ona görme

vasıtası olmak içindir. Göz kapakları, gözün çirkin şeylere bakmasına engel

olup uyku zamanında kapanarak gözbebeklerine perde olmuştur.

Kirpikler kaşlar gibi gözü süsleyip toplandığı zaman gözbebeklerini toz

ve dumandan korur. Aralarından bakan, yoluna doğru düzgün gider. Göz

bebeğinin siyah, gözün beyaz olması, süs ve güzellik içindir. Görme

nûrunun siyah noktada bulunması, organların en latîfi olmasındandır.

Gözbebeğinin ortasında olması, daha önce bahsedilen tabakalarının

gereğidir. Gözbebeğinin yüzeyinin bombeli (muhaddeb) olması, görme

merkezinin etrafına bakışının kolay olması içindir.

İnsanın başının yuvarlak olması çarpışma ve tokuşmalardan korunması ve

beyne uygun, geniş bir yer olması içindir. Büyüklüğünün bu kadar olması,

güzellik ve uygunluk (tenâsüb) içindir. İnsan yüzünün yuvarlak olması,

güzellik ve güneşle aya [142/a] benzemek içindir. Dudaklarının kırmızı ve

dişlerinin beyaz inci gibi olması, güzellik ve kibarlık içindir. Burnun iki

delikli olması, koku almak, nefes alıp vermek (teneffüs) ve bir de sümük

içindir. Kıkırdak olması, hafiflik ve çarpışmalarda ihtiyat içindir. Burun

uçlarının etrafının geniş olması, çok koku alabilmek içindir. Bu heyette

bulunması fazlalıkların inmesi ve nezle içindir.

Dişlerin dar, uzun olanları kırmak ve kesmek içindir; enli, geniş olanları

öğütmek ve lokmaları çiğnemek içindir. Bir sırada dizilmiş olmaları,

konuşma esnasında ses çeşitleri elde etmek içindir. Dilin kemiksiz olması,

ağızdaki lokmayı hareket ettirmek ve konuşurken harfleri çıkarıp ses ve

cümleleri anlatmak, ifade etmek içindir. Dilin, dudak ve dişler ile kuşatılıp

hapsedilmiş olması, az konuşmak içindir. Dilin bir, gözlerin ve kulakların

iki olması, görme ve dinlemeyi daha çok yapmak içindir.

Kulakların başın iki tarafında olmaları, her taraftan gelen sesleri

duyabilmeleri içindir. Kulak kepçesinin bu şekilde olması, sesleri

algılayarak karşılık vermesi içindir. Kıkırdak olması, hafiflik, güzellik ve

çarpışmalardan korunması içindir. Boynun uzunluğu ve genişliğinin

yaratıldığı şekilde olması, baş ile uygunluk göstermesi ve onu taşımaya güç,

kuvvet bulması içindir. Tek bir kemik değil de yedi omur olması, her tarafa

yönelip dönmesi ve hareketlerinde bir nezaket olması içindir.

İnsan başının bütün organlarının en yukarısında bulunması, şânının

yüceliğinden ve heybetinin büyüklüğündendir. Akıl cevherinin başta olması

onu yüceltmek içindir. On duyunun hepsinin başta olması onu

şereflendirmek ve yüceltmek içindir. Başta bu kadar organ ve kuvvetlerin

bir yere toplanması, Kerîm olan Allah’ın kudretini göstermek ve Hakîm

sıfatının sanatını ibraz etmek içindir.

“Bütün bunları benzersiz bir san’atla ve hikmetle yaratan Allah’ı tesbih

ederiz. O’nun şânı yücedir.”