BEŞİNCİ FASIL · Birinci Madde
Birinci Madde
Baştaki organların biçim ve taslaklarının hikmetini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Âlemi yaratan yüce
Allah, insan bedenini, cemâlinin yüceliğiyle cisimlerin en latifi ve en güzeli
kılmıştır. Onun organlarının birbiriyle uyumu (tenâsüb) öyle latîf, nâzik ve
güzel olmuştur ki onu dile getirmede söz ve edebiyat âciz kalmıştır. İnsanın
temiz ruhu çabuk anlama ve derin sezgisiyle (fehim ve firâset), ilim ve
hikmetle öyle dolmuştur ki uçsuz bucaksız bir deniz olmuştur. Sûretinin
güzelliği ve ahlâkının kemâli, güzel hali ve mükemmel konuşma
biçimleriyle cihana bir benzersiz gelmiştir.
Güzel yürüyüşü, şirin sözü, vazifesini yerine getirmedeki mükemmelliği,
sesinin hoş yankıları ile âlemin aklını almıştır. Kendine çeken güzelliği ve
tatlı canı ile cihanın sevgilisi olup irfân sahiplerinin rağbetini celb etmiştir.
Ondan âşıklara nice haller gelmiştir.
Beyt
Serv-kadlerde olan şîve-i reftârındır
Gonca-femlerde olan lezzet-i güftârındır
Günümüz Türkçesiyle
Servi boylulardaki alımlılık, senin işveli gidişindir. Gonca dudaklılardaki
çekicilik, senin tatlı sözlerindir.
Şu halde, sûretleri cömertçe yaratan yüce Allah (Musavvir-i Mennân),
insan bedeninde olan dört karışımın (ahlât-ı erba’a) [16] dumanından şerefli
başına latîf saçlar ihsan edip hayalarının (testisler) dumanından erkeklerin
yüz ve göğüslerinde kıllar çıkartmıştır. Böylece saç ile kadınlar süslenmiş,
sakal ile erkekler belli olmuş ve iki kaş ile de her ikisi unvanlanmıştır. Saçın
siyah olması, insanda dumanın fazla olmasındandır ki sarı olması, balgamın
fazla olmasındandır. Beyaz olması tabiî sıcaklığın azlığındandır. Tabiî
sıcaklığın azalması fazla münasebette cinsî bulunmaktan (mücâmaa) ve
üzüntüdendir. Alnın nûru, gönüllerin sürûrudur. İki kaş, iki gözün gölgeliği
ve dolunay (gibi gözlerin) üzerinde iki hilâl olmuşlardır.
Gözlerin yerinin burunla kaşlar arasında bulunmasının hikmeti, çarpma ve
darbelerden korunması için, bir de güzellik içindir. Gözlerin vücudun ön
tarafında yaratılması, bedenin ön tarafta yapacağı işlerde, ona görme
vasıtası olmak içindir. Göz kapakları, gözün çirkin şeylere bakmasına engel
olup uyku zamanında kapanarak gözbebeklerine perde olmuştur.
Kirpikler kaşlar gibi gözü süsleyip toplandığı zaman gözbebeklerini toz
ve dumandan korur. Aralarından bakan, yoluna doğru düzgün gider. Göz
bebeğinin siyah, gözün beyaz olması, süs ve güzellik içindir. Görme
nûrunun siyah noktada bulunması, organların en latîfi olmasındandır.
Gözbebeğinin ortasında olması, daha önce bahsedilen tabakalarının
gereğidir. Gözbebeğinin yüzeyinin bombeli (muhaddeb) olması, görme
merkezinin etrafına bakışının kolay olması içindir.
İnsanın başının yuvarlak olması çarpışma ve tokuşmalardan korunması ve
beyne uygun, geniş bir yer olması içindir. Büyüklüğünün bu kadar olması,
güzellik ve uygunluk (tenâsüb) içindir. İnsan yüzünün yuvarlak olması,
güzellik ve güneşle aya [142/a] benzemek içindir. Dudaklarının kırmızı ve
dişlerinin beyaz inci gibi olması, güzellik ve kibarlık içindir. Burnun iki
delikli olması, koku almak, nefes alıp vermek (teneffüs) ve bir de sümük
içindir. Kıkırdak olması, hafiflik ve çarpışmalarda ihtiyat içindir. Burun
uçlarının etrafının geniş olması, çok koku alabilmek içindir. Bu heyette
bulunması fazlalıkların inmesi ve nezle içindir.
Dişlerin dar, uzun olanları kırmak ve kesmek içindir; enli, geniş olanları
öğütmek ve lokmaları çiğnemek içindir. Bir sırada dizilmiş olmaları,
konuşma esnasında ses çeşitleri elde etmek içindir. Dilin kemiksiz olması,
ağızdaki lokmayı hareket ettirmek ve konuşurken harfleri çıkarıp ses ve
cümleleri anlatmak, ifade etmek içindir. Dilin, dudak ve dişler ile kuşatılıp
hapsedilmiş olması, az konuşmak içindir. Dilin bir, gözlerin ve kulakların
iki olması, görme ve dinlemeyi daha çok yapmak içindir.
Kulakların başın iki tarafında olmaları, her taraftan gelen sesleri
duyabilmeleri içindir. Kulak kepçesinin bu şekilde olması, sesleri
algılayarak karşılık vermesi içindir. Kıkırdak olması, hafiflik, güzellik ve
çarpışmalardan korunması içindir. Boynun uzunluğu ve genişliğinin
yaratıldığı şekilde olması, baş ile uygunluk göstermesi ve onu taşımaya güç,
kuvvet bulması içindir. Tek bir kemik değil de yedi omur olması, her tarafa
yönelip dönmesi ve hareketlerinde bir nezaket olması içindir.
İnsan başının bütün organlarının en yukarısında bulunması, şânının
yüceliğinden ve heybetinin büyüklüğündendir. Akıl cevherinin başta olması
onu yüceltmek içindir. On duyunun hepsinin başta olması onu
şereflendirmek ve yüceltmek içindir. Başta bu kadar organ ve kuvvetlerin
bir yere toplanması, Kerîm olan Allah’ın kudretini göstermek ve Hakîm
sıfatının sanatını ibraz etmek içindir.
“Bütün bunları benzersiz bir san’atla ve hikmetle yaratan Allah’ı tesbih
ederiz. O’nun şânı yücedir.”

