İKİNCİ FEN · DÖRDÜNCÜ BAB · BİRİNCİ FASIL · İkinci Madde
İkinci Madde
Beyinden çıkan karşılıklı sinirleri (kafa çiftlerini) bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Beyinden
çıkan sinirlerin hepsi yedi çift olarak bilinmiştir. Birinci çift, koklama
âletinin merkezi olan meme başına benzeyen iki çıkıntı yakınında beynin ön
tarafındaki karıncığın içindedir ki o küçük bir boşluktur. Bu çift sinirin
soldan geleni sağa, sağdan geleni sola gelip karşılaşmış ve haç gibi
kesişmişlerdir. Sonra eğilip sağdan gelen sinir sağ göze, soldan gelen sinir
sol göze gitmiştir. Zücâciye diye adlandırılan göz merceğini ihâta etmek
için ağızları geniş yaratılmıştır. Bu karşılıklı kesişmenin (çaprazlama-optik)
üç faydası vardır. Birincisi şudur ki, iki gözün birine cereyan eden nesne,
diğerine de cereyan etmiş olsun. Gözlerden birine zarar gelince öbürü onun
yerini tutsun. Onun için bir göz yumulunca diğerinin görmesi kuvvetlenir.
Çünkü yumulan gözün ışığı ona akar. İkinci faydası şudur ki iki gözün
kavraması beraber olup ikisinin görmesi, kesişmenin içinde bir görme
şeklinde olmuş olsun. Böylece görülen bir şey ortak sınırda bir sûrette, tek
bir nesne olarak şekillenmiş olsun. Onun için şaşı olan kimse bir nesneyi iki
görür.
Çünkü onun bir gözü yukarı tarafa ve bir gözü aşağı tarafa kayıp göz ile
bakılan nesnenin kesişmesine doğru nüfuz etme özelliği kalmamıştır.
Müşterek sınırın ön tarafında sinir kırılmasından bir başka sınır meydana
gelmiştir. Üçüncü faydası şudur ki adı geçen iki sinir birbirine destek ve
dayanak olup kuvvet bulsunlar. Ve bu yaklaşma ile çıkış yerleri göze yakın
olmuş olsun.
Beyin sinirlerinin ikinci çifti, açıklanan birinci çiftin çıkış yerinin arka
tarafından doğup gözü kuşatan çukurun deliğinden çıkarak gözbebeği
kaslarına bölünmüştür. [581] Bu çift sinir oldukça kalın olmuştur. Ta ki onun
kalınlığı başlangıç yerine yakınlığından ileri gelen yumuşaklığa yardımcı
olsun ve onunla kuvvet bulup kafa çiftlerini hareket ettirmeye muktedir
olsun.
Kafa çiftlerinin on tabakasını ayrıntılarıyla açıklamak uzun süreceğinden
ve bu kısaca anlattığımız bile Allah teâlânın kudretinin kemâlini
göstermeye yeterli olmakla, kasları uzun uzadıya anlatmaya lüzum
kalmamıştır.
Her şeyi yoktan var eden (Hâlık), âzâları birbirine uyumlu ve kâinâttaki
genel nizama ve gayelere uygun ve ilişkili olarak yaratan (Bârî), her şeye
güzel şekil ve sûretler veren (Musavvir) ve bütün güç ve kudret kendisinin
(Kâdir) olan Allah’ı tesbih ederiz ki, O her türlü noksanlıktan münezzehtir.
O’na hiçbir şey benzemez. O, hakkıyla işiten ve görendir. O ne güzel Mevlâ
ve ne güzel yardımcıdır. Yâ Rabbi! Bizi bağışlamanı umarız. Çünkü
dönüşümüz ancak sanadır. Bütün güç ve kuvvet şânı yüce olan Allah’ındır.

