Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Bizi kuşatan hava tabakasında meydana gelen tabiî olmayan semâvî değişimleri bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Bizi …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Bizi kuşatan hava tabakasında meydana gelen tabiî olmayan semâvî

değişimleri bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Bizi kuşatan hava

tabakasında meydana gelen gayri tabiî değişimlerin bazısı semâvî sebeplere

ve bazısı da yeryüzünden kaynaklanan (tabiî) sebeplere bağlıdır.

Semâvî sebeplere bağlı olan hava değişimleri yıldızların tesiriyle

meydana gelen değişimler gibidir. Çünkü bazen ışıklı yıldızlar belli bir

yerde toplanıp güneşle ile bir araya gelmeleri vakti gelince, zenit noktası

veya yakın bulundukları beldelerdeki havayı aşırı derecede ısıtırlar. Bazen

de zenit noktasından gayet uzakta olup havanın ısınması noksan olur ve bu

şekilde havanın ısınmasında müsâmetenin tesirinden, müsâmetenin

devamının ve yakınlaşmanın devamının tesirleri [66/b] daha çoktur.

Yeryüzünden kaynaklanan sebeplerle gelince; bunlardan bazısı bölgelerin

enlemi ile ve bazısı da o bölgenin bulunduğu mekânın yüksekliği ya da

alçaklığı (rakım) ile alâkalıdır. Bazısı dağlarla alâkalıdır, bazısı denizlerle.

Bir kısmı rüzgara bağlıdır, bir kısmı da toprak yapısını ilgilendiren

sebeplerle meydana gelir.

Bölgelerin enlemlerine bağlı olarak meydana gelen hava değişimleri gayet

açıktır. Çünkü herhangi bir bölge ki kuzey tarafındaki yörüngesinin çıkış

düğümü Yengeç dönencesine (medâr-ı seretân) güney tarafındaki

yörüngesinin çıkış düğümü Oğlak dönencesine (medâr-ı cedy) yakın ise, o

bölgelerin yaz mevsimi, ekvator tarafındaki bölgelerin yaz mevsimi ile

güneye ve kuzeye meyilli olan bölgelerin yazından daha sıcaktır. Ekvatorun

dairesi altında bulunan ülkelerin havasının mizacı itidale yakındır. Çünkü

buralarda havanın ısınmasının semâvî sebebi büyük ışık kaynağı güneşin

zenite gelmesidir. Halbuki bu şuaların çıkış düğümünden dik açılarla

gelmesi, iklimin sıcaklığına tek başına çok tesir etmez. Belki şuaların dik

açılarla çıkış düğümünden gelmesinin devamlılığı daha çok tesir eder. İşte

bu sebeple, gün ortasında görülen güneşin sıcaklığının şiddeti, ikindi

vaktinden önce iyice artar ve bunun içindir ki güneşin çıkış düğümü Yengeç

burcundan meyledip bunun biraz altında olan yerlerde etkisini gösterse,

sıcaklığı

yine

şiddetli

olur.

O

meylin

ortakmermezli

küresinde

bulunduğundan henüz Yengeç burcunun çıkış düğümü noktasına

ulaşmamıştır.

Mesela güneş, ikizler burcunun çıkış düğümü noktası civarında iken

havaya olan tesirinden, Aslan burcunun çıkış düğümü noktasına geldiğinde

daha çok tesir eder. Çünkü Aslan burcunun çıkış düğümü noktasında iken

güneş ışınlarının dik açılarla yere gelmesi, devamlılık arz eder. Halbuki

ekvatora çakışmış bulunan diğer bölgelerde güneş birkaç gün (şuaları dik

açılarla yere gelecek şekilde) çıkış düğümü noktasında bulunur ve hızla o

noktadan uzaklaşır. Çünkü ekinoks noktasının (nokta-i itidal) yakınında

olan cüz’î eğimdeki artış, gündönümü noktasında (nokta-i inkılâb) bulunan

cüz’î eğimin artışından çok büyüktür. Ve gündönümü noktasında olan

artışın hareketi üç dört günle sınırlı olmaz. Şüphesiz ki güneş orada bir

müddet yakın bir mekânda kalır. Havanın ısınmasına etki eder. Bütün

bunlardan şu husus bilinir: o ülkeler ki en büyük eğim (meyl-i küllî) [520]

enlemlerine yakındır. İşte oralar, yeryüzünün en sıcak bölgeleridir.

Bunlardan sonra gelen en sıcak bölgeler ise, buraların kutuplarından tarafta

bulunan yanlarında ve ekvatordan yana bulunan taraflarında on beşer

dereceye kadar olan enlemde bulunan bölgelerdir.

Yukarıda sözü edilen iki dönüm noktası (inkılâb-ı sayfî ve inkılâb-ı şitâvî)

arasında bulunan bölgeler de bunlar gibidir.