Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Dördüncü Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Dördüncü Madde Dördüncü Madde Bizi kuşatan havada meydana gelen tabiî değişimleri bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Bizi kuşatan havada şüphesiz, …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Dördüncü Madde

Dördüncü Madde

Bizi kuşatan havada meydana gelen tabiî değişimleri bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Bizi kuşatan havada

şüphesiz, tabiî ve tabiî olmayan değişiklikler olur ve bazen tabiî akımların

tam tersi olan değişimler de olur.

Tabiî değişimlere gelince; bunlar esasen mevsimlere bağlı olarak

meydana gelen değişmelerdir. Çünkü [66/a] mevsimlerin her birinde (hava)

değişime uğrar ve farklı bir mizaca bürünür. Mesela bahar mevsiminde

onun mizacı mutedil, Yazın sıcak, Sonbahar’da mutedile yakın, Kışın ise

gayet soğuk olur.

Gerçi tıp bilginlerine göre, bu dört mevsimin her birinde mevsimlerin

mizacı ve günleri bölgelere ve iklimlere göre değişiklik arz eder. [Kış her

bölgede aynı sertlikte olmadığı gibi, iki bahardaki geçişler de her iklimde

aynı şekilde itidal üzere değildir.] Lâkin müneccimler, [bölgesel çaplı] bu

kãbil farklılıklara itibar etmezler.

Çünkü onlara göre dört mevsimin meydana gelmesi şu şekilde olur: –

büyük nurlu- güneşin, batıya yönelik hareketiyle burçlar feleğinin dörtte

birine (nokta-i itidal-i rabî‘) ulaşma zamanı İlkbahar’dır. Bu da onun, Koç,

Boğa ve İkizler burçlarında bulunduğu zamana tekãbül eder. Yengeç, Aslan

ve Başak burçlarında iken de yaz mevsimidir. Terazi, Akrep ve Yay

burçlarında iken Sonbahar’dır. Oğlak, Kova ve Balık burçlarında iken de

Kış mevsimidir.

Dört mevsimin birbirinden farklı oluşuna gelince; bu tamamen -büyük

nurlu- güneşin zenit noktasına yakın ve çıkış düğümüne uzaklığına bağlıdır.

Şu halde Yaz mevsiminin sıcak olması, güneşin çıkış düğümüne yakın olup

şualarının kuvvetli olmasındandır. Çünkü yaz mevsiminde bu şuaların

yansımaları bölgelere göre dar veya dik açılar şeklinde olmayıp hepsi geniş

açılarla yere düşerler. Veyahut da düştükleri noktalar üzerinde aynı açılarla

geri dönerler. Bu durumda şualar gayet yoğun olup hararetleri iki kat

olduğu için, bizi kuşatan havayı da gayet sıcak ederler.

Bunun da asıl sebebi şudur ki; Güneş şualarının düştüğü yerlerin bazısı,

silindir ve koni şeklinde (şuanın geri dönüşünü engelleyici bir yapıda) olur.

Gûya güneşin şuaları onun merkezinden çıkıp karşısında bulunan nesnenin

içine nüfuz etmiş olur. Şuaların çıktığı yerlerin bazısı basit ile kuşatılmış

veyahut kuşatılmışa yakın mesâbesindedir. Halbuki şuaların kuvvetinin

etkisi, “partes” indedir (semt). [519] Çünkü ona tesir, her yönde yönelmeye

uygundur. Etrafa yakın olan yerlere tesiri zayıf olur. Çünkü biz, (Güneş

ışınlarının

dünyaya

düşmesi

açılarına

göre)

kuzey

yarımkürede

bulunuyoruz. Bu sebeple, yaz mevsiminde güneş şualarının ya sehminde

veya sehmine yakın olduğu bir coğrafyada bulunuyoruz.

Kış mevsiminde ise, (Güneş şualarının) düştüğü yerlerin ya çevresinde ya

da çevresine yakın yerde bulunuyoruz. Onun içindir ki yaz mevsiminde

güneşin kursu kendi yörüngesinde çıkış düğümü noktasına yükselip yerden

uzak olsa dahi bölgemize ışığı kuvvetli gelir, harareti etkili olur. Kış

mevsiminde ise güneşin kütlesi kendi yörüngesinde yerberiye çekilip yere

yakın olduğu halde bizim bölgemize ışığı zayıf gelir. Havanın mizacı da

gayet soğuk olur. Yaz mevsiminde güneşin kursu (solar disk), bizim çıkış

düğümü noktamıza gayet yakın olur. Kış mevsiminde ise, çıkış düğümü

noktamıza oldukça uzak bulunur. Ancak İlkbahar’da ve Sonbahar’da güneş

şualarının düştüğü açılar, yukarıda sözü edilen çevreler arasındaki

mesafenin ortasında oldukları için sıcaklık ve soğukluk gayet ılımlı olur.

Nitekim bu durum aşağıda açıklanmıştır.