BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde
Yedinci Madde
Bizi kuşatan havada meydana gelen ve tabiî oluşumların aksine cereyan
eden değişimleri bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Tabiî oluşumların
aksine meydana gelen değişim ve dönüşümler ya hava cevherinde meydana
gelen değişimdendir (istihâle) veyahut da havanın keyfiyetinde bulunan
değişimlerdendir.
Havanın cevherinde olan istihâle , hava cevherinin bizzat bozulması ve
değişmesiyle olur. Yoksa bu değişim havada herhangi bir keyfiyetin aşırı
derecede artması ya da eksilmesiyle olmuş değildir. Bilakis havanın cevheri
bizzat bozuk olsa ona vebâ denir ki havaya ârız olan bir kokuşma halidir.
Ona tâun da derler. Söz konusu bozulma, rengi, kokusu ve tadı bozulan
suyun kokuşması gibidir. Bizim burada havadan maksadımız, basit ve latîf
hava değildir. Bizim etrafımızı kuşatan buhar ve duman kütlesidir ki, o basit
ve mücerret değildir. Çünkü, basit cisimlerin hiç biri kokuşmaz. Ancak
keyfiyetinde ve cevherinde başka bir basit cisme dönüşüp değişime uğrar.
[521] Bizim havadan maksadımız havanın içinde yayılmış olup havanın asıl
kısımlarından, su damlacıklarından, buhar ve duman ile yukarılara yükselen
toprak ve ateş unsurlarıyla karışmış bir cisimdir ki ona hava dememiz,
deniz suyuna su denilmesi gibidir. Çünkü deniz suyu da, saf su değildir.
Bilakis o da topraktan, sudan, havadan ve ateşten (değişik oranlarda) oluşan
bir karışımdır. Ancak, bu karışım içinde su gâlip olduğu için, ona da su adı
verilmiştir. Şu halde, farklı unsurların karışımından meydana gelen hava
bazı durumlarda kokuşup cevheri kötüleşir, değişime uğrar. Nitekim tabanı
çakıllarla kaplı geniş derelerin suyu kokuşup (kendisini oluşturan asıl)
cevherine dönüşerek taş kesilir. Aynen bunun gibi (yukarıda bahsi geçen)
hava da kokuşur, vebâ kesilir. Bu şekilde havadaki kokuşmanın artarak vebâ
salgını nın çoğalması genellikle yaz mevsimi sonunda ve Sonbahar’da olur.
Ancak havanın asıl keyfiyetinde bulunan değişim şudur ki sıcaklık veya
soğukluk dayanılmaz bir dereceye ulaşıp ziraat yapılamaz, nesil üreyemez
hale gelir. Aşırı sıcakların ya da soğukların, bu ikisini (nesli ve ziraati)
helâke götürecek derecede seyretmesidir.
Bu durumda hava, yukarıda sayılanlardan birisiyle değişime uğrarsa,
bunun etkisiyle Cenâb-ı Hakk’ın izniyle bedenlerimizde çeşitli hastalıklar
ortaya çıkar. Çünkü hava kokuştuğu vakit Cenâb-ı Hakk’ın izni ve tesiriyle
bu durum, bedenlerimiz içinde bulunan dört unsura da tesir eder ve bu ilk
önce, yürekte bir kokuşma meydana getirir.

