Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde Yedinci Madde Bizi kuşatan havada meydana gelen ve tabiî oluşumların aksine cereyan eden değişimleri bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde

Yedinci Madde

Bizi kuşatan havada meydana gelen ve tabiî oluşumların aksine cereyan

eden değişimleri bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir: Tabiî oluşumların

aksine meydana gelen değişim ve dönüşümler ya hava cevherinde meydana

gelen değişimdendir (istihâle) veyahut da havanın keyfiyetinde bulunan

değişimlerdendir.

Havanın cevherinde olan istihâle , hava cevherinin bizzat bozulması ve

değişmesiyle olur. Yoksa bu değişim havada herhangi bir keyfiyetin aşırı

derecede artması ya da eksilmesiyle olmuş değildir. Bilakis havanın cevheri

bizzat bozuk olsa ona vebâ denir ki havaya ârız olan bir kokuşma halidir.

Ona tâun da derler. Söz konusu bozulma, rengi, kokusu ve tadı bozulan

suyun kokuşması gibidir. Bizim burada havadan maksadımız, basit ve latîf

hava değildir. Bizim etrafımızı kuşatan buhar ve duman kütlesidir ki, o basit

ve mücerret değildir. Çünkü, basit cisimlerin hiç biri kokuşmaz. Ancak

keyfiyetinde ve cevherinde başka bir basit cisme dönüşüp değişime uğrar.

[521] Bizim havadan maksadımız havanın içinde yayılmış olup havanın asıl

kısımlarından, su damlacıklarından, buhar ve duman ile yukarılara yükselen

toprak ve ateş unsurlarıyla karışmış bir cisimdir ki ona hava dememiz,

deniz suyuna su denilmesi gibidir. Çünkü deniz suyu da, saf su değildir.

Bilakis o da topraktan, sudan, havadan ve ateşten (değişik oranlarda) oluşan

bir karışımdır. Ancak, bu karışım içinde su gâlip olduğu için, ona da su adı

verilmiştir. Şu halde, farklı unsurların karışımından meydana gelen hava

bazı durumlarda kokuşup cevheri kötüleşir, değişime uğrar. Nitekim tabanı

çakıllarla kaplı geniş derelerin suyu kokuşup (kendisini oluşturan asıl)

cevherine dönüşerek taş kesilir. Aynen bunun gibi (yukarıda bahsi geçen)

hava da kokuşur, vebâ kesilir. Bu şekilde havadaki kokuşmanın artarak vebâ

salgını nın çoğalması genellikle yaz mevsimi sonunda ve Sonbahar’da olur.

Ancak havanın asıl keyfiyetinde bulunan değişim şudur ki sıcaklık veya

soğukluk dayanılmaz bir dereceye ulaşıp ziraat yapılamaz, nesil üreyemez

hale gelir. Aşırı sıcakların ya da soğukların, bu ikisini (nesli ve ziraati)

helâke götürecek derecede seyretmesidir.

Bu durumda hava, yukarıda sayılanlardan birisiyle değişime uğrarsa,

bunun etkisiyle Cenâb-ı Hakk’ın izniyle bedenlerimizde çeşitli hastalıklar

ortaya çıkar. Çünkü hava kokuştuğu vakit Cenâb-ı Hakk’ın izni ve tesiriyle

bu durum, bedenlerimiz içinde bulunan dört unsura da tesir eder ve bu ilk

önce, yürekte bir kokuşma meydana getirir.