BİRİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Dördüncü Madde
Dördüncü Madde
Burçlar feleğini, onda bulunan sabit yıldızların mesafelerini ve
büyüklüklerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki gözlemciler ve geometri bilginleri ile matematik
bilginleri, yıldızlarla feleklerin büyüklükleri ve uzaklıklarının kesin sonuç
veren ilmî verilerle hesaplanıp tesbit edilebileceği konusunda görüş
birliğine varmışlardır. Mesela büyük feleğin yüzeyinin uzunluğunun,
burçlar feleğinin dışbükey yüzeyinin uzaklığına denk olduğunu bilmişler ve
söz konusu mesafenin, âlemin merkezinden takrîben otuz üç bin kere bin ve
beş yüz yirmi beş bin sekiz yüz seksen bir (33 525 881)fersah olduğunu
bulmuşlardır.
Her fersahın üç mil, her milin üç bin zirâ, her zirâın otuz iki parmak
genişliğinde olduğunu hesap ve takdir etmişlerdir. Her parmağı takrîben altı
arpa eni kadar ve her arpayı da atın altı kılı miktarınca genişlik hesaplayıp
takdir ederek cisimler âlemindeki uzaklıkları bu ölçülerle hesap etmişlerdir.
Burçlar feleğinin derin yüzeyinin, yukarıda sözü edilen merkezden
uzaklığını ise takrîben; otuz üç bin kere bin ve beş yüz on bin dört yüz elli
(33 510 450) fersah olarak bulmuşlar, burçlar feleğinin kalınlığını ise
takrîben on beş bin dört yüz otuz bir (15 431) fersah olarak bulmuşlardır.
Sabit yıldızlar altı ayrı kısımda değerlendirilmiş olup bunlar birinci kadir,
[483] ikinci kadir, üçüncü kadir, dördüncü kadir, beşinci kadir ve altıncı kadir
şeklinde isimlendirilmiştir.
Bunlardan birinci kadirin yanları, burçlar feleğinin kalınlığına denk ve
eşit sayılıp on beş bin dört yüz otuz bir (15 431) fersah olarak bulunup
buradaki yıldızların kütlelerini, yeryüzüne kıyas ederek açıklamışlardır.
Bu durumda birinci kadirin cisimlerini takrîben altı buçuk yer cismi kadar
ölçüp takdir etmişler, ikinci kadirin cisimlerinin yer cisimlerinin beş buçuk
katı olduğunu, üçüncü kadirin cisimlerinin dört buçuk yer cismi miktarı
olduğunu, dördüncü kadirin cisimlerinin üç buçuk yer cismi kadar
olduğunu, beşinci kadirin cisimlerinin iki buçuk yer cismi miktarı olduğunu
ve altıncı kadirin cisimlerinin ise, bir buçuk yer cismi kadar olduğunu
hesaplayıp takdir etmişlerdir.
Bilginler bu iddialarını, bir takım geometrik delillerle ispat edip hesabını
ortaya koymuşlardır.
Bütün sabit yıldızları ve gezegenlerin, kendi yörüngelerinde belirlenmiş
bir hareketle kendi merkezleri çevresinde hareket ederek dönmekte
olduklarını gözlemleyip buna muttali olmuşlardır.
Böylece “feleklerde duran bir şey yoktur” sözünün taşıdığı mânâdaki
inceliğe vâkıf olmuşlardır.
Yaratıcı ve yarattığında hikmet sahibi, kudretli, öncesi olmayan ve şânı
yüce olan Allah teâlâyı tesbih ederiz. O’nun yüceliği akılların idrakinin
üstündedir.
[478] . Müsellesât-ı erba’a: Burçların dört mevsimdeki üçlü grupları.
[479] . H. 1330 yılında Dersaadet’te tab edilen matbu nüshadan
sadeleştirerek vermiş olduğumuz Zeyl tıpkıbasım için tercih ettiğimiz yazma
nüshada bulunmamaktadır.
[480] . Reşâ/Rişâ: Batn alhut, batno-lhût.
[481] . Matbu nüshada “u” yok.
[482] . Ehl-i heyet: Astronomi bilginleri.
[483] . Kadir, Kadir sınıfı: Kadir sınıflandırılması yıldızların parlaklık
sırasını belirten bir ölçektir. Eski astronomide astronomlar, gözle
görülebilen
yıldızları
parlaklıklarına,
yani
kadirlerine
göre
sınıflandırmaktaydılar. Buna göre çıplak gözle görülebilen yıldızlar, en
parlakları birinci kadirden ve en sönükleri altıncı kadirden olmak üzere,
parlaklıklarına göre altı kadire ayrılmıştır. Teleskopun bulunması ve
astronomi araçlarının gelişmesiyle birlikte kadir sınıfı yirmi bire ulaşmıştır.
Ay, hızlı hareket etmesi sebebiyle, on iki burcu yirmi sekiz günde
devredip dolanarak, tekrar aynı yerine geldiğinden, menzillerin toplamı
(menâzil-i kamer) yirmi sekiz konak şeklinde tespit olunmuştur. Ayın
uğradığı ilk konak Şeretân (şeretayn; alsharatân/xartân), son uğrak menzili
ise Reşâ olarak isimlendirilmiştir. Ve bu iki konağın arası, on iki derece elli
iki dakika olmakla on iki burcun her biri, söz konusu yirmi sekiz konaktan
iki menzil ve üçte bir menzili yaklaşık olarak hâvî bulunmuştur. Bu konu,
altı sene önce yazmış olduğumuz manzumemizde şöyle anlatılmıştır:
26-Rûz u şeb hatt-ı istivâda sivâ
. H. 1330 yılında Dersaadet’te tab edilen matbu nüshadan sadeleştirerek
vermiş olduğumuz Zeyl tıpkıbasım için tercih ettiğimiz yazma nüshada
bulunmamaktadır.
. Reşâ/Rişâ: Batn alhut, batno-lhût.
. Müsellesât-ı erba’a: Burçların dört mevsimdeki üçlü grupları.
. Ehl-i heyet: Astronomi bilginleri.
. Kadir, Kadir sınıfı: Kadir sınıflandırılması yıldızların parlaklık sırasını
belirten bir ölçektir. Eski astronomide astronomlar, gözle görülebilen
yıldızları parlaklıklarına, yani kadirlerine göre sınıflandırmaktaydılar. Buna
göre çıplak gözle görülebilen yıldızlar, en parlakları birinci kadirden ve en
sönükleri altıncı kadirden olmak üzere, parlaklıklarına göre altı kadire
ayrılmıştır. Teleskopun bulunması ve astronomi araçlarının gelişmesiyle
birlikte kadir sınıfı yirmi bire ulaşmıştır.
. Matbu nüshada “u” yok.
Sabit yıldızlar altı ayrı kısımda değerlendirilmiş olup bunlar birinci kadir,
ikinci kadir, üçüncü kadir, dördüncü kadir, beşinci kadir ve altıncı kadir
şeklinde isimlendirilmiştir.
Gözetlenip tespit edilmiş yıldızlar (kevâkib-i mersûde) ile bulunan
burçların isimlerini, şekillerini ve dört üçlünün (müsellesât-ı erba’a)
tabiatlarını bildirir.
3-Sonra, Hakkı size hitap ederek der ki: Ehl-i hey’et sözüncedir bu kitap.
Ek (Zeyl):

