BEŞİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Yedinci Madde
Yedinci Madde
Çok kullanılan basit ilaç ve gıdaların tabiat ve faydalarını, özelliklerini ve
hükümlerini ebced hevvez huttî [60] harflerinin tertibine göre bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki tıp uzmanları şöyle demişlerdir: Herkes kendi
vücudunun doktoru olmalıdır. Kullandığı basit ilaç ve gıdaların tabiat ve
faydalarını bilmelidir. Her birini gereğince kullanmalıdır. Ta ki vücudu
sıhhat üzere kalmış olsun.
İnsan bedeninde nitelikle tesir eden basit ilaçlardan her bir ilaca gelince;
muhakkak ki o ilaçtan insana bir etki erişip onunla bedenin kendi tabiî
harareti etkilenirse ve eğer bedene, insana ait keyfiyetten daha fazla tesir
etmezse o ilaç mutedildir. Eğer bedene keyfiyetinden çok fazla tesir ederse,
o ilaç dengenin ve o keyfiyetin hâricindedir.
Eğer o tesir az olup hissedilmezse, o ilaç birinci derecededir. Eğer tesiri
hissedilir, lâkin bedene zarar vermezse o ilaç, ikinci derecededir. Eğer
bedene zarar verirse, fakat zararı öldürücü değilse o ilaç, üçüncü
derecededir. Eğer zararı ölmeye kadar götürürse o ilaç, dördüncü
derecededir. Ona zehirli ilaç adı verilmiştir.
Basit gıdaların hükümleri, bu basit ilaçların hükümleri derecelerinde
görüldüğünden hepsinin isimleri ve hükümleri ebced harflerinin sırasıyla
açıklanmıştır.
Elif
İbrişim; sıcak ve rahattır. Özellikle hamı (boyanmamışı) faydalıdır.
Giyilmesi bit üremesini önler.
İccâs (Erik); [61] ikinci derecede soğuk ve nemlidir. Onun tatlısı mideyi
gevşetir ve ishal eder. Ekşisi kalp iltihâbını sâkinleştirip safrayı söker.
Tatlısı acısından daha az ishal eder.
İsfânâh (Ispanak); birinci derecede soğuk ve nemlidir. Gıdası çok iyidir.
[62] Sıcak ve kurutucu olan akciğer ve göğse faydalıdır. Karnı yumuşatır;
kanlı sırt ağrılarını giderir.
Eftîmon (Çin saçı); [162/a] bir bitkidir ki birinci derecede kurutucu,
üçüncü derecede sıcaktır. Kokusu teskin edici (müsekkin) olup orta yaş
grubuna [63] ve yaşlılara uygun ve faydalıdır. Sevda ve balgam hastalıklarını
giderir. İshal, sara ve melankoliyi (kara sevdâ-malihulyâ) uzaklaştırır.
Gençleri ve içi yanmışları susatır.
Enîson (Anason); bilinen bir tohum olup üçüncü derecede kurutucu ve
hararet vericidir. Böbrek, mesane, rahim, karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını
açmada ve gaz çıkartmada tam bir etkisi vardır. Baş ve gözün ağrısına, safra
ile ilgili hastalıklara ve baş dönmesini gidermek için buharı ve buruna
çekilmesi faydalıdır. Dövülüp toz haline getirilmişi gül yağı ile kulağa
damlatılsa, kulağın içinde vurma, darbe ve düşmeden ârız olan acıları
dindirir. İdrara, hayız kanına, kadınlarda oluşan beyaz akıntının rütûbetinin
atılmasına ve balgamdan kaynaklanan susuzluğa faydalıdır. Süt ve meniyi
arttırır, zehirlerin zararını giderir.
İsmid (Sürme taşı); Isfahan sürmesidir ki öldürücü (kırmızı) kurşunun
madenidir. O, birinci derecede soğuk, ikinci derecede kurudur. Ekşisiz
olduğunda kurutucu ve kabız edicidir. Gözü kuvvetlendirir, burun kanını ve
akıntısını keser.
Erüz (Pirinç); bilinen bir gıda olup birinci derecede ısıtıcı, ikinci
derecede kurutucudur. Suyuyla yıkanmak âzâları kirden temizler. Yenmesi
mideyi terbiye eder.
Be
Basal (Soğan); ikinci derecede kurutucu, üçüncü derecede ısıtıcıdır. O,
ayrıştırıcı, kesici, yumuşatıcı ve misvak (gibi)dir. Damar ağızlarını açmak
onun halidir. Bir tane kuvvetlisi yüzü kızartır. Tohumu ezilerek cüzamlıya
yağı sürülse hastalığı giderir. Tuz ile siğili söker. İtidal üzere yenmesi mide
ve iştihaya kuvvettir. Çoğunlukla baş ağrısı yapar, akla hafiflik verir. Pişmiş
soğan çok faydalıdır lâkin hararet verir. Göz kararmasına faydalı olup bâsur
(mayasıl) memelerini açar. Cinsel arzuları arttırır, idrarı söktürür. Tabiatı
yumuşatır. Zehir kokularına faydalıdır. Pişmiş soğan yara üzerine sarılsa,
ağrı ve sızısını giderir.
Bittîh-ı asfar (Kavun); birinci derecede ısıtıcıdır. Sür’atle safraya
dönüşür. Onu sekincebîn (sirke balı) düzeltir.
Bittîh-ı ahdar (Karpuz); ikinci derecede rütûbetli ve soğutucudur. Bedeni
kirden korur, idrarı söktürür. Böbrek ve mesanede oluşan taşları (hasât)
düşürücüdür. Yemek ile yenmesi faydalıdır.
Beyz (Yumurta); en iyisi, yarım kızartılmışıdır. Yani eritilmiş yağ içinde
yarım pişirilen tavuk yumurtasının özüdür (sarısı). En faydalısı taze ve
lezzetli olan piliç yumurtasıdır. Yumurtanın katı pişmişi (dumanlı) boş ve
faydasız olup itidale yakın gelmiştir. Ancak sarısı hararete ve beyazı
soğukluğa pek fazla meyilli olmuştur. İkisi de rütûbetli ve faydalıdır.
Beyazı, yüze sürülse, güneş ışıklarına ve ateş sıcaklıklarına karşı
koruyucudur. Sarısı, bal ile karıştırılıp yüzdeki bozukluklara ve çillere
sürülse onları giderir. Beyazı göz ağrısına, boğaz ağrılarına, ses kısıklığına,
öksürüğe, nefes darlığına ve kanın havalandırılıp atılmasına faydalıdır.
Tavuk yumurtası çabuk etki eder. Sindirimi güzel, gıdası boldur, sperm
üretir. Pişmiş yumurtanın sarısı kabız yapıcıdır. Dövülmüş un haline
getirilmiş mazı (pelit) ile ishali giderir. Katran ile karıştırılmışı yaraları
deşer ve içindeki maddesini kendine çeker. Yumurta et kuvvetindedir.
Çünkü o, hayvanın bir parçasıdır, hatta bi’l-kuvve hayvandır. Yumurtanın
en kıymetli yeri sarısıdır.
Bâzincân (Patlıcan); ikinci derecede sıcak ve kurutucudur. Sevda, baş
dönmesi, vücutta tutukluk, uyuzluk, bâsur ve cüzzamı doğurur. Cilt rengini
bozar; karartır ve sarartır.
Bunduk (Fındık); hararet ve kuruluğa meyillidir. Oldukça yavaş hazm
edilir, cinsel arzuyu arttırır. Baş ağrısı ve kusmayı tahrik eder. Mîde ve
bağırsaklarda gaz ve ağrılara sebep olur. Beyne faydalı olup öksürüğü
giderir.
Cim
Cevz (Ceviz); birinci derecede kurutucu, ikinci derecede ısıtıcıdır. Baş
ağrısı yapar. Hazmı zor, harareti çoktur. Özelliği ağızda sivilceler
oluşturmasıdır. Bal ile (yendiğinde) mide üşütmesine faydalıdır.
Cevz-i bevvâ (Küçük Hindistan cevizi); ikinci derecede sıcak ve
kurutucudur. Gözü kuvvetlendirir ve bir tür göz hastalığı olan “sebel” [64] e
iyi gelir. Kokusu güzel, yenmesi hazım ettiricidir. Karaciğer, dalak ve
mideyi [162/b] kuvvetlendirir, idrarı söktürür. Tabiatı, kabız ettirmektir.
Cübn (Peynir); onun tazesi soğuk ve rütûbetlidir. Eskisi hararet verici ve
kurutucudur. Normali besleyicidir. Tuzlusu eski olursa, zayıflatıcıdır.
Mesane taşı üretir.
Cezr (Havuç); aslı, ikinci derecede hararet verici ve birinci derecede
nemlidir. Mide gazlarını söktürücü ve cinsel arzuyu arttırıcıdır. Onun
tohumu idrarı ve hayız kanını söktürür.
Dal
Dârçînî (Darçîn [65] ); üçüncü derecede hararet verici ve kurudur. Son
derece hoş ve çekicidir. Tıkanıklıkları açar ve her türlü bozukluğu düzeltir.
Darçının yağı parlatıcı, ayrıştırıcı, eritici ve zayıflatıcıdır. Yüzdeki
kızarıklıklara, çillere ve titremeye faydası çoktur. Baş ve göğüs ağrılarına
faydalıdır. Üşütmeden meydana gelen nezleyi ve kuru öksürüğü giderir.
Mideyi kuvvetlendirir, kalbi ferahlandırır. Karaciğer tıkanıklıklarını açar.
Böbrek ve rahim ağrılarına faydalıdır. Göz kararmasına ve göze perde
gelmesine (katarakt) hem yenilerek hem de göze sürme gibi sürerek iyi
gelir.
Dîk ve decâc (Horoz ve tavuk); Horozun en iyisi, ötmeye henüz
başlamamış olanıdır. Tavuğun en iyisi yumurtlama zamanı henüz
gelmeyenidir. Horoz çorbası mafsal ağrılarına, titremeye (felç), mideye,
kulunç ağrılarına (romatizma) iyi gelir. Tavuk eti aklı kuvvetlendirir, tabiatı
açar şenlendirir, meniyi arttırır, sesi düzeltip güzelleştirir. Onun beyniyle
burun kanı gider.
He
Herîse (Keşkek); bilinen bir gıdadır ki et suyu ve pişmiş kıvama gelmiş
buğdaydan yapılır. O rütûbet ve kurulukta, sıcak ve dengelidir.
Vav
Verd-i ahmer (Kırmızı gül); Birinci derecede soğuk, ikinci derecede
kurudur. Tohumu yaprağından daha fazla kabız edicidir. Onun kurusu ise
daha çok kabız edicidir. Tıkanıklıkları açar, sevdâyı yatıştırır. İç organları
kuvvetlendirir. Gülsuyu, baygınlığa iyi gelir. Ateşli baş ağrısını giderir.
Bedenin kokusunu güzelleştirir. Mürebbâsı (gül ve balla yapılan terkip)
sıcaktır ki, mide ve karaciğere kuvvet verip sindirime yardım eder. Gül yağı
taze iken on dirhem kullanan ishal olur.
Ze
Za’ferân (Safran); birinci derecede kuru, ikinci derecede sıcaktır. Cildi
güzelleştirir, bevli söktürür, şehveti azaltır, [66] tıkanıklıkları çözer ve
damarları açar. Lâkin kabız ediciliği de vardır.
Zencebîl (Zencefil); ikinci derecede kuru, üçüncü derecede sıcaktır. Onda
bir fazla rütûbet vardır ki onunla cinsî arzuları çoğaltır. Kendine has özelliği
ile karaciğer ve midenin soğukluğuna uygun gelir. Zencefil ile midenin
nemi gider ve tabiat da yumuşaklık bulur. Onun kullanılması, yarım
dirhemden iki dirheme kadar faydalıdır.
Zeyt-i ham (Zeytinyağı); zeytinin yağı, birinci derecede soğutucu ve
kurutucudur. Vakti gelince dalından toplanan zeytin itidal üzere sıcaktır ve
rütûbete yakındır. Eskisinde hararet çok fazla bulunur. Her gün zeytinyağı
sürünmek saç ve kılları kuvvetlendirir ve saç sakal ağarmasını yavaşlatır.
Ha
Hınnâ (Kına); ikinci derecede soğuk ve kurudur. Çözücü, açıcı, hafifletici
ve kabız edicidir. Vücuttaki şişlerin hararetine ve balgam için, pişirilmişi
faydalıdır. Yağı sinirleri yatıştırır, zorlukları çözer ve giderir.
Hımmes (Nohut); birinci derecede sıcak ve kurudur. Siyahı en sıcağı ve
en kurusudur. İyisi büyüğüdür ki sırt ağrısına iyi gelir. Diş etlerindeki ve
yüzdeki şişleri giderir, sesi düzeltir. Diğer hubûbâttan daha fazla gıdalı
olduğu denenmiş ve meşhur olmuştur. Pişmişi vücutta toplanmış suya
(ödem) faydalıdır. Böbrek ve mesane taşlarını kırıp ufalayıp düşürür.
Nohutun tesiri; meniyi arttırıcı, cinsi arzuları kamçılayıcıdır. İdrarı
söktürücü ve doğumu kolaylaştırıcıdır.
Hınta (Buğday); hararet ve rütûbette dengelidir. İnsanın hararet ve
rütûbetine denktir. Onun pişmişinin hazmı çok geç olur. O, böcek ve
kurtçuk üretir. İri kırmızı buğday, buğdayların en iyisi, en kuvvetlisi, en
lezzetlisi ve en besleyicisidir.
Hamâm (Güvercin); onun uçacak hale gelmişi yavrusundan (hazım
bakımından) daha hafif ve besleyicidir. Yavruları daha sıcak, daha rütûbetli
ve daha iştahla yenilenidir.
Tı
Tîn-i Ermenî (Ermeni çamuru); ikinci derecede soğuk ve kurudur.
Tabiatı, aşırı kurutucu etkisiyle kanı tutucu olmasıdır. Sivilcelere ve
vebalılara içilmesi [163/a] ve sürülmesi faydalıdır. Âzâlardaki pörsümeyi,
çürükleri ve ateşli nezleyi giderir.
Tebâşir [67] (Hind kamışı, bambunun silisli katı kısmı); ikinci derecede
soğuk, üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Kalbi kuvvetlendirir, yüksek ateşi
düşürür. Safranın dokuların arasına karışmasından meydana gelen üzüntü ve
bayılmalara iyi gelir. Susuzluğu, midenin iltihâbını ve karaciğerin hararetini
giderir, ateşli hummayı engeller.
Ye
Yaktîn (Kabak); İkinci derecede soğutucu ve rütûbetlidir. Etkisi çabuk,
karışması düzgün, gıdası latîftir. Koruk, summak, ayva yahut ekşi nar ile
kabağın pişirilmişi safraya faydalıdır. Lâkin kulunca zararı kat kat fazladır.
Bal ile pişirilmesi onu da gidericidir.

