Marifetnâme · Haziran 27, 2026

Çok kullanılan gıda ve basit ilaçların isim ve hükümlerini (karaşet, şehbaz) harflerinin…

BEŞİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Dokuzuncu Madde Dokuzuncu Madde Çok kullanılan gıda ve basit ilaçların isim ve hükümlerini (karaşet, şehbaz) harflerinin dizilişine göre bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki tıp uzmanları şöyle …

BEŞİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Dokuzuncu Madde

Dokuzuncu Madde

Çok kullanılan gıda ve basit ilaçların isim ve hükümlerini (karaşet,

şehbaz) harflerinin dizilişine göre bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki tıp uzmanları şöyle demişlerdir:

Kaf

Kusâ (Bir çeşit hıyar), kavunun bir çeşididir. Hıyar gibi uzun olur. İkinci

derecede rütûbetli ve soğuktur. Olgunlaşmışı çok iyidir. Hararet ve safrayı

teskin eder. Fakat bozulmuşu kötü koku yayar ve hummaya (ateşli hastalık)

sebebiyet verir. Olgunlaşmışının bozulması daha çabuk ve daha zarar verici

olur. Koklanması baygınlığa faydalıdır. Susuzluğu giderir. Mesaneye iyi

gelen bir ilaçtır. Kusânın bevli söktürme ve tabiatı yumuşatma özelliği

vardır. Hıyarın kusâdan daha çok soğukluk ve letâfeti vardır. Ateşli

hummaları giderir. İdrar söktürmek için çok faydalıdır. Nâdiren mide

ağrısına ve böğür ağrılarına iyi gelir. Onun zararlarını tuz, bal veya

zeytinyağı giderir.

Karanfil ; ikinci derecede sıcak ve kurudur. Karaciğer, mide ve beyne

faydalıdır.

Reyhan ; birinci derecede sıcak ve kurudur. Kalbi kuvvetlendirir, bâsuru

giderir. Koklanması uyku getirir.

Râvend (Ilgın); aç karnına iki dirhem kadar on sabah içilmesi yaralara,

uyuza, düşmeye, darbeye, karaciğere, mideye, fıtığa, böbreğe ve mesaneye

[165/a] gayet faydalıdır.

Râziyâne (Rezene); onun kırda yetişeninin (yabânî) sıcaklık ve kuruluğu

üçüncü derecede, bahçede yetişeninin (bostânî) sıcaklık ve kuruluğu ise

ikinci derecededir. Gözü kuvvetlendirir, karaciğerdeki tıkanıklıkları açar,

hayız ve idrarı söker. Soğuk su ile baygınlığı ve mide iltihâbını giderir.

Reybâs (Kuzukulağı); İkinci derecede soğuk ve kurudur. Kanı dindirici,

safrayı kesici ve harareti teskin edicidir. Öz suyu ile göz damlası yapılması

gözlere faydalıdır. Vebaları ve safradan kaynaklanan ishali giderir.

Rumman (Nar); narın tatlı olanı birinci derecede soğuk ve rütûbetlidir.

Ekşisi, ikinci derecede soğuk ve kurudur. İkisi de safrayı keser. Fazlalıkların

bağırsaklara akışını engeller. Ekşi narın tanelerinin bal ile macunu kulak

ağrısına faydalıdır. Ekşisinin idrar söktürücü özelliği çoktur. Narın acısı

mide iltihâbına iyi gelir. Ekşisi boğaz ve göğsü sertleştirir. Tatlısı ise boğaz

ve göğsü kuvvetlendirir ve yumuşatır; ateşli öksürüğü önler. Her nevi

hafakanı def eder. En iyisi, tanesi sulu olanıdır.

Şın

Şa‘îr (Arpa); birinci derecede soğuk ve kurudur. Besin değeri buğdaydan

azdır. Arpa suyu, kavrulmuş arpa unundan daha besleyicidir. Kavutu,

şişliklere suyundan daha iyi gelir. Mideye iyi gelmez. Arpa suyunun unu ile

macunu göğüs, öksürük, uyuz ve yüzdeki çillere uygun ilaçtır.

Şûnîz (Siyah kimyon); siyah tanelidir. İkinci derecenin nihayetinde sıcak

ve kurudur. O, yakıcı ve parlatıcıdır. Gazları çözüp atar, behak [72] ve

bars’ı [73] giderir. Karındaki kurtçukları öldürür. Keten torba içinde iki

dirhem ekşimiş -oksitli ve zarar görmüş kimyon- alına konursa, nezleye ve

inmeye iyi gelir.

Selcem (Şalgam): Nemli, sıcak ve yumuşatıcıdır. Karışımı serttir. Sürekli

yenmesi, iltihaplara iyi gelir.

Te

Temr-i Hindî (Hind hurması); ikinci derecede soğuk ve kurudur. Mideyi

kuvvetlendirir, safrayı arttırır. Kusmayı teskin eder, susuzluğu keser.

Tüffah (Elma); elmanın tatlı olanı itidale yakın, hararete meyillidir.

Ayrıca onda soğuk bir rütûbet vardır ki onunla şişkinlik yapar. Ekşisi daha

soğuk olup rütûbeti azdır. Buruk lezzetlisi (ham hılt oluşturanı) yangı ve

hummaya sebep olur.

Tîn (İncir); onun tazesi az rütûbetli ve sıcaktır. Çok suyu ve gıdası vardır.

Midede hemen sindirilir. Kurusu latîf ve sıcaktır. Bütün meyvelerden daha

besleyicidir. Olmuşu orta kıvamdadır. Eti (çekirdekle kabuk arasındaki

kısmı) yaraları ve ülserleri olgunlaştırıp yumuşatır. Süt toplayıcı ve büzücü

olduğu gayet açıktır. Harareti teskin eder ve tutucudur; sütü akıcı kanı

dondurur, donmuş olanı akışkan hale getirir. Hastalıkla bozulan rengi

düzeltir. Macunu, büyük çıbanları olgunlaştırır, irinlerini çıkartır. Hararetliyi

susatır. Tuzlu balgamdan olan harareti teskin eder. Müzmin öksürüğü

giderir. Akciğere ve göğse faydalıdır. Karaciğer tıkanıklıklarını ve dalak,

böbrek ve mesaneyi açar. Aç karına incir yemenin sindirim yollarını

açmada acayip tesirleri vardır. Özellikle badem ile veya ceviz ile

yenmesinin faydası çoktur. Lâkin ağır yiyeceklerle incir yemek iyi değildir.

İncirin sirkeli su içinde kaynatılmışından üç sabah, aç karnına üçer adet

yiyen, hummadan yani ateşli hastalıktan ve safradan kurtulur.

Tut (Dut); beyazı incire yakındır. Lâkin ondan daha az besleyicidir.

Mideye zararlıdır. Kırmızısı rütûbetli ve soğuktur. Onda bir kabız edicilik

vardır ki âzâlara fazlalık akmasını engeller. Boğaz şişlerini giderir.

Yenmesinde ve içilmesinde yiyecekleri isteme kuvveti vardır. Dut, gıdaları

midede çabuk hazmettirir, bağırsaklardan ise yavaş geçirtir. İdrarı söktürür.

Se

Sûm (Sarımsak); aslı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Sıvıları değiştirip

bozmak için ve diş ağrısı, müzmin öksürük ve göğüs ağrısı için gayet

faydalıdır. Kan pıhtılarını ve bağırsak kurtlarını çıkartır. İdrarı ve hayzı

söktürür. Bitleri ve yumurtalarını öldürücü ve dağıtıcıdır. Lâkin buharının

çokluğundan başı ağrıtır ve göze zarar verir.

Selc (Kar- kar suyu); içinde kapanmış kalmış olan duman hararetinden

dolayı susuzluk yapar. Mide ve sinirlere zararlıdır. [165/b] Ateşli diş

ağrılarını dindirir.

Ha

Haşhaş ; ikinci derecede soğuk ve kurudur. Siyahı içmede ve macun

olarak sürülmede üçüncü derecede soğutucu, uyuşturucu (muhaddir) ve

uyutucudur. Yenmesi nezleyi önler.

Hatmî ; kamış çiçeğidir. Normal bir sıcaklığı vardır. Onda olgunlaştırıcı,

yumuşatıcı, ayırıcı ve gevşetici kuvvetler vardır. Eklem ağrılarını giderir.

Titremeyi önler. Onun tohumu ateşli öksürükleri keser. Yaprağı meme

şişlerine iyi gelir. Kökü pişirilirse, bağırsak ve idrar yangılarına iyi gelir.

Makattaki şişleri ve kötü ishali giderir.

Huh (Şeftali); birinci derecede rütûbetli ve ikinci derecenin sonunda

soğuktur. Çabuk bozulan ve tabiatı yumuşatan bir özelliği vardır. Kesilmiş

dalının suyu ve yapraklarının suyu damla şeklinde kullanılırsa kulak

kurtlarını; göbeğe merhem (pomat) şeklinde sürülmesi ve içilmesi, bağırsak

kurtlarını öldürür. Çok besleyicidir, lâkin gıdası iyi değil, zararlıdır.

Şeftaliyi yemeklerden önce yemek doğru olur.

Hall (Sirke); sıcaklık ve soğukluktan meydana gelmiştir. Soğukluğu daha

fazladır. Kaynatıldığında soğukluğunun azaldığı tecrübe edilmiştir. Sirke,

kanı inceltir, safrayı yok eder ve şişlerin oluşmasını önler. Sevdâvî

yapıdakilere zararlı, balgama zıt, sindirime yardımcı ve uyuzu iyileştiricidir.

Karıncalanan bölgeye ve yanmalara iyi gelir. Gül yağı ile baş ağrısına

faydalıdır. Gargara yapıldığında diş ağrısını ve diş eti kanamasını keser.

Hubz (Ekmek); en iyisi temiz buğday ekmeğidir ki unu ince ve güzel

elenmiş, mayası tuzlu ve hamuru normal olmalıdır. Ekmeğin her tarafı

güzel pişeni, tandır ekmeğidir. Bundan sonra fırında pişirilen somun ekmeği

gelir. Bunlardan başka yerde pişen ekmek iyi olmaz. Ekmeğin sıcağı zararlı,

soğuğu faydalıdır. Simit ki fatîrdir, [74] gıdası çoktur, lâkin sert ve kuru

olduğundan sindirimi yavaştır; emilmesi zordur. Elenmemiş buğday

unundan yapılmış ekmek tabiatı yumuşatır, emilmesi ve sindirimi kolay ve

çabuktur. Fakat besin değeri azdır. Kadayıf unu lezzetlidir, fakat sertlik

verir. Süt ile yoğrulan ekmeğin besin değeri fazla, fakat sindirimi zordur.

Tıkanmalara sebep olur. Kızarmış buğday ekmeğini su ile yemek bedeni

çabucak şişmanlatır, sıhhati muhafaza eder.

Hardal ; Buna üzerlik de denilir. Üçüncü derecede sıcak ve kurudur.

Balgamı keser. Yağı, turp yağından daha ısıtıcıdır. Haşerât onun

dumanından kaçar. Hardal, bedendeki mafsal ağrılarını giderir. Uyuza iyi

gelir. Şişleri ayrıştırıp düzeltir. Başın rütûbetine iyi gelir. Damlası ve yağı,

kulak ağrısını giderir. Bal ile aç karına yendiğinde, akciğer bronşlarında

olan sertlikleri (kronik bronşit) giderir.

Hıyâr-ı şenbih (Çin tarçını); sıcak ve soğuklukta normal yapıdadır ve

rütûbetlidir. Karın bölgesi organlarındaki yangılı şişleri çözüp ayrıştırır.

Tabiatı yumuşak ve yakıcı safra ve balgamı kolaylıkla ishal edip gidericidir.

Onun için hâmileler onunla ishal yapılır. Çünkü bebeğine zarar değil fayda

verir.

Zel

Zeheb (Altın); latîf ve mutedildir. Tozları, sevdavî hastalıklara karşı

kullanılan ilaçların terkibine girer. Altın kalbi kuvvetlendirir, çarpıntılara

faydalıdır. Ağızda tutulması, ağız kokusunu giderir. Altın mil ile gözlere

sürme çekilmesi, gözleri parlatır ve görmeyi kuvvetlendirir. Gözdeki tozları

giderir.

Dad

Damîrân (Fesleğen-reyhan); reyhan cinsindendir. Fesleğen de denir.

Birinci derecede rütûbetli ve sıcaktır. Koklanmasının beyne faydası vardır.

Zarûr ; ikinci derecede sıcak ve kurudur. Yaraları çekip temizler. Onun en

iyisi, kırmızı narencidir.

Gayn

Gâliye ; kıymetli bir kokudur. Sert şişleri yumuşatır ve birçok derde

devâdır. Koklandığında sara hastalığını ve soğuktan hâsıl olan baş ağrısını

giderir. Kalbe ferahlık verir, rahim ağrılarını giderir.

Bütün ilaç ve gıdaların Cenâb-ı Hakk’ın izniyle tesir ettiği muhakkaktır.

Bu sayılanların zanna dayanan sebeplerden olduğuna tıbbî hastalıklar kesin

delildir. Şu halde bütün sebeplere ve eşyaya tesir eden [166/a] ancak

Müsebbibü’l-Esbâb’dır ki, aslında her şeye zarar ve fayda veren O’dur.

Burada, “İlim ikiye ayrılır ki biri bedenlere ait tıp ilmi, diğeri dine ait

fıkıh ilmidir” sözünden hareketle tıp ilmiyle alâkalı şu açıklandığı kadarıyla

bir özet yazılmıştır. Geri kalanı ise tıp uzmanları tarafından bilinmektedir.