BEŞİNCİ BÂB · ÜÇÜNCÜ FASIL · Dokuzuncu Madde
Dokuzuncu Madde
Çok kullanılan gıda ve basit ilaçların isim ve hükümlerini (karaşet,
şehbaz) harflerinin dizilişine göre bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki tıp uzmanları şöyle demişlerdir:
Kaf
Kusâ (Bir çeşit hıyar), kavunun bir çeşididir. Hıyar gibi uzun olur. İkinci
derecede rütûbetli ve soğuktur. Olgunlaşmışı çok iyidir. Hararet ve safrayı
teskin eder. Fakat bozulmuşu kötü koku yayar ve hummaya (ateşli hastalık)
sebebiyet verir. Olgunlaşmışının bozulması daha çabuk ve daha zarar verici
olur. Koklanması baygınlığa faydalıdır. Susuzluğu giderir. Mesaneye iyi
gelen bir ilaçtır. Kusânın bevli söktürme ve tabiatı yumuşatma özelliği
vardır. Hıyarın kusâdan daha çok soğukluk ve letâfeti vardır. Ateşli
hummaları giderir. İdrar söktürmek için çok faydalıdır. Nâdiren mide
ağrısına ve böğür ağrılarına iyi gelir. Onun zararlarını tuz, bal veya
zeytinyağı giderir.
Karanfil ; ikinci derecede sıcak ve kurudur. Karaciğer, mide ve beyne
faydalıdır.
Rı
Reyhan ; birinci derecede sıcak ve kurudur. Kalbi kuvvetlendirir, bâsuru
giderir. Koklanması uyku getirir.
Râvend (Ilgın); aç karnına iki dirhem kadar on sabah içilmesi yaralara,
uyuza, düşmeye, darbeye, karaciğere, mideye, fıtığa, böbreğe ve mesaneye
[165/a] gayet faydalıdır.
Râziyâne (Rezene); onun kırda yetişeninin (yabânî) sıcaklık ve kuruluğu
üçüncü derecede, bahçede yetişeninin (bostânî) sıcaklık ve kuruluğu ise
ikinci derecededir. Gözü kuvvetlendirir, karaciğerdeki tıkanıklıkları açar,
hayız ve idrarı söker. Soğuk su ile baygınlığı ve mide iltihâbını giderir.
Reybâs (Kuzukulağı); İkinci derecede soğuk ve kurudur. Kanı dindirici,
safrayı kesici ve harareti teskin edicidir. Öz suyu ile göz damlası yapılması
gözlere faydalıdır. Vebaları ve safradan kaynaklanan ishali giderir.
Rumman (Nar); narın tatlı olanı birinci derecede soğuk ve rütûbetlidir.
Ekşisi, ikinci derecede soğuk ve kurudur. İkisi de safrayı keser. Fazlalıkların
bağırsaklara akışını engeller. Ekşi narın tanelerinin bal ile macunu kulak
ağrısına faydalıdır. Ekşisinin idrar söktürücü özelliği çoktur. Narın acısı
mide iltihâbına iyi gelir. Ekşisi boğaz ve göğsü sertleştirir. Tatlısı ise boğaz
ve göğsü kuvvetlendirir ve yumuşatır; ateşli öksürüğü önler. Her nevi
hafakanı def eder. En iyisi, tanesi sulu olanıdır.
Şın
Şa‘îr (Arpa); birinci derecede soğuk ve kurudur. Besin değeri buğdaydan
azdır. Arpa suyu, kavrulmuş arpa unundan daha besleyicidir. Kavutu,
şişliklere suyundan daha iyi gelir. Mideye iyi gelmez. Arpa suyunun unu ile
macunu göğüs, öksürük, uyuz ve yüzdeki çillere uygun ilaçtır.
Şûnîz (Siyah kimyon); siyah tanelidir. İkinci derecenin nihayetinde sıcak
ve kurudur. O, yakıcı ve parlatıcıdır. Gazları çözüp atar, behak [72] ve
bars’ı [73] giderir. Karındaki kurtçukları öldürür. Keten torba içinde iki
dirhem ekşimiş -oksitli ve zarar görmüş kimyon- alına konursa, nezleye ve
inmeye iyi gelir.
Selcem (Şalgam): Nemli, sıcak ve yumuşatıcıdır. Karışımı serttir. Sürekli
yenmesi, iltihaplara iyi gelir.
Te
Temr-i Hindî (Hind hurması); ikinci derecede soğuk ve kurudur. Mideyi
kuvvetlendirir, safrayı arttırır. Kusmayı teskin eder, susuzluğu keser.
Tüffah (Elma); elmanın tatlı olanı itidale yakın, hararete meyillidir.
Ayrıca onda soğuk bir rütûbet vardır ki onunla şişkinlik yapar. Ekşisi daha
soğuk olup rütûbeti azdır. Buruk lezzetlisi (ham hılt oluşturanı) yangı ve
hummaya sebep olur.
Tîn (İncir); onun tazesi az rütûbetli ve sıcaktır. Çok suyu ve gıdası vardır.
Midede hemen sindirilir. Kurusu latîf ve sıcaktır. Bütün meyvelerden daha
besleyicidir. Olmuşu orta kıvamdadır. Eti (çekirdekle kabuk arasındaki
kısmı) yaraları ve ülserleri olgunlaştırıp yumuşatır. Süt toplayıcı ve büzücü
olduğu gayet açıktır. Harareti teskin eder ve tutucudur; sütü akıcı kanı
dondurur, donmuş olanı akışkan hale getirir. Hastalıkla bozulan rengi
düzeltir. Macunu, büyük çıbanları olgunlaştırır, irinlerini çıkartır. Hararetliyi
susatır. Tuzlu balgamdan olan harareti teskin eder. Müzmin öksürüğü
giderir. Akciğere ve göğse faydalıdır. Karaciğer tıkanıklıklarını ve dalak,
böbrek ve mesaneyi açar. Aç karına incir yemenin sindirim yollarını
açmada acayip tesirleri vardır. Özellikle badem ile veya ceviz ile
yenmesinin faydası çoktur. Lâkin ağır yiyeceklerle incir yemek iyi değildir.
İncirin sirkeli su içinde kaynatılmışından üç sabah, aç karnına üçer adet
yiyen, hummadan yani ateşli hastalıktan ve safradan kurtulur.
Tut (Dut); beyazı incire yakındır. Lâkin ondan daha az besleyicidir.
Mideye zararlıdır. Kırmızısı rütûbetli ve soğuktur. Onda bir kabız edicilik
vardır ki âzâlara fazlalık akmasını engeller. Boğaz şişlerini giderir.
Yenmesinde ve içilmesinde yiyecekleri isteme kuvveti vardır. Dut, gıdaları
midede çabuk hazmettirir, bağırsaklardan ise yavaş geçirtir. İdrarı söktürür.
Se
Sûm (Sarımsak); aslı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Sıvıları değiştirip
bozmak için ve diş ağrısı, müzmin öksürük ve göğüs ağrısı için gayet
faydalıdır. Kan pıhtılarını ve bağırsak kurtlarını çıkartır. İdrarı ve hayzı
söktürür. Bitleri ve yumurtalarını öldürücü ve dağıtıcıdır. Lâkin buharının
çokluğundan başı ağrıtır ve göze zarar verir.
Selc (Kar- kar suyu); içinde kapanmış kalmış olan duman hararetinden
dolayı susuzluk yapar. Mide ve sinirlere zararlıdır. [165/b] Ateşli diş
ağrılarını dindirir.
Ha
Haşhaş ; ikinci derecede soğuk ve kurudur. Siyahı içmede ve macun
olarak sürülmede üçüncü derecede soğutucu, uyuşturucu (muhaddir) ve
uyutucudur. Yenmesi nezleyi önler.
Hatmî ; kamış çiçeğidir. Normal bir sıcaklığı vardır. Onda olgunlaştırıcı,
yumuşatıcı, ayırıcı ve gevşetici kuvvetler vardır. Eklem ağrılarını giderir.
Titremeyi önler. Onun tohumu ateşli öksürükleri keser. Yaprağı meme
şişlerine iyi gelir. Kökü pişirilirse, bağırsak ve idrar yangılarına iyi gelir.
Makattaki şişleri ve kötü ishali giderir.
Huh (Şeftali); birinci derecede rütûbetli ve ikinci derecenin sonunda
soğuktur. Çabuk bozulan ve tabiatı yumuşatan bir özelliği vardır. Kesilmiş
dalının suyu ve yapraklarının suyu damla şeklinde kullanılırsa kulak
kurtlarını; göbeğe merhem (pomat) şeklinde sürülmesi ve içilmesi, bağırsak
kurtlarını öldürür. Çok besleyicidir, lâkin gıdası iyi değil, zararlıdır.
Şeftaliyi yemeklerden önce yemek doğru olur.
Hall (Sirke); sıcaklık ve soğukluktan meydana gelmiştir. Soğukluğu daha
fazladır. Kaynatıldığında soğukluğunun azaldığı tecrübe edilmiştir. Sirke,
kanı inceltir, safrayı yok eder ve şişlerin oluşmasını önler. Sevdâvî
yapıdakilere zararlı, balgama zıt, sindirime yardımcı ve uyuzu iyileştiricidir.
Karıncalanan bölgeye ve yanmalara iyi gelir. Gül yağı ile baş ağrısına
faydalıdır. Gargara yapıldığında diş ağrısını ve diş eti kanamasını keser.
Hubz (Ekmek); en iyisi temiz buğday ekmeğidir ki unu ince ve güzel
elenmiş, mayası tuzlu ve hamuru normal olmalıdır. Ekmeğin her tarafı
güzel pişeni, tandır ekmeğidir. Bundan sonra fırında pişirilen somun ekmeği
gelir. Bunlardan başka yerde pişen ekmek iyi olmaz. Ekmeğin sıcağı zararlı,
soğuğu faydalıdır. Simit ki fatîrdir, [74] gıdası çoktur, lâkin sert ve kuru
olduğundan sindirimi yavaştır; emilmesi zordur. Elenmemiş buğday
unundan yapılmış ekmek tabiatı yumuşatır, emilmesi ve sindirimi kolay ve
çabuktur. Fakat besin değeri azdır. Kadayıf unu lezzetlidir, fakat sertlik
verir. Süt ile yoğrulan ekmeğin besin değeri fazla, fakat sindirimi zordur.
Tıkanmalara sebep olur. Kızarmış buğday ekmeğini su ile yemek bedeni
çabucak şişmanlatır, sıhhati muhafaza eder.
Hardal ; Buna üzerlik de denilir. Üçüncü derecede sıcak ve kurudur.
Balgamı keser. Yağı, turp yağından daha ısıtıcıdır. Haşerât onun
dumanından kaçar. Hardal, bedendeki mafsal ağrılarını giderir. Uyuza iyi
gelir. Şişleri ayrıştırıp düzeltir. Başın rütûbetine iyi gelir. Damlası ve yağı,
kulak ağrısını giderir. Bal ile aç karına yendiğinde, akciğer bronşlarında
olan sertlikleri (kronik bronşit) giderir.
Hıyâr-ı şenbih (Çin tarçını); sıcak ve soğuklukta normal yapıdadır ve
rütûbetlidir. Karın bölgesi organlarındaki yangılı şişleri çözüp ayrıştırır.
Tabiatı yumuşak ve yakıcı safra ve balgamı kolaylıkla ishal edip gidericidir.
Onun için hâmileler onunla ishal yapılır. Çünkü bebeğine zarar değil fayda
verir.
Zel
Zeheb (Altın); latîf ve mutedildir. Tozları, sevdavî hastalıklara karşı
kullanılan ilaçların terkibine girer. Altın kalbi kuvvetlendirir, çarpıntılara
faydalıdır. Ağızda tutulması, ağız kokusunu giderir. Altın mil ile gözlere
sürme çekilmesi, gözleri parlatır ve görmeyi kuvvetlendirir. Gözdeki tozları
giderir.
Dad
Damîrân (Fesleğen-reyhan); reyhan cinsindendir. Fesleğen de denir.
Birinci derecede rütûbetli ve sıcaktır. Koklanmasının beyne faydası vardır.
Zı
Zarûr ; ikinci derecede sıcak ve kurudur. Yaraları çekip temizler. Onun en
iyisi, kırmızı narencidir.
Gayn
Gâliye ; kıymetli bir kokudur. Sert şişleri yumuşatır ve birçok derde
devâdır. Koklandığında sara hastalığını ve soğuktan hâsıl olan baş ağrısını
giderir. Kalbe ferahlık verir, rahim ağrılarını giderir.
Bütün ilaç ve gıdaların Cenâb-ı Hakk’ın izniyle tesir ettiği muhakkaktır.
Bu sayılanların zanna dayanan sebeplerden olduğuna tıbbî hastalıklar kesin
delildir. Şu halde bütün sebeplere ve eşyaya tesir eden [166/a] ancak
Müsebbibü’l-Esbâb’dır ki, aslında her şeye zarar ve fayda veren O’dur.
Burada, “İlim ikiye ayrılır ki biri bedenlere ait tıp ilmi, diğeri dine ait
fıkıh ilmidir” sözünden hareketle tıp ilmiyle alâkalı şu açıklandığı kadarıyla
bir özet yazılmıştır. Geri kalanı ise tıp uzmanları tarafından bilinmektedir.

