BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · BEŞİNCİ FASIL · Üçüncü Madde
Üçüncü Madde
Denizlerin çeşitli hareketlerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar ve astronomi bilginleri ittifakla şöyle
demişlerdir: Su unsuru olan denizlerin çeşitli hareketleri vardır.
Birinci hareket ; aşağı tarafa harekettir. Su unsuru, ağır özelliğe sahip
olan toprak unsuruna bağlı olduğu için, tabiatının yapısı gereği arz gibi
merkeze doğru hareket eder. Suyun ilk hareketi, aşağı yöne doğru tabiî
hareketidir.
İkinci hareket ; rüzgarların etkisiyle meydana gelen dalgalanma
hareketidir.
Üçüncü hareket ; doğudan batıya hareketidir. Bütün denizciler tarafından
tecrübe edilmiş ve sabittir ki okyanusun batıdan doğuya doğru bir akıntısı
vardır. Mesela; Akdeniz ’in Sebte Boğazı ’ndan (Cebel-i Târık) (çıkanlar)
okyanus yoluyla batıya doğru Yeni Dünya ’ya (Amerika) bir buçuk ayda
varırlar. Ve dört–beş ayda ancak doğuya doğru gelebilirler. Portekiz’li
gemiciler okyanus yoluyla Yeni Dünya’dan geçip yerkürenin alt tarafında
bulunan Hindistan’a gidip gelirler iken, okyanusun doğuya doğru aktığını
seyretmişlerdir. Hatta bu hareketin varlığı Akdeniz’de de tecrübe
olunmuştur. Ve bu hareketin sebebi, en büyük feleğin günlük hareketinden
bilinmiştir. Çünkü büyük felek, okyanusa gizlice tesir edip felekler gibi onu
da döndürür bulunmuştur.
Dördüncü hareket ; kuzeyden güneye doğru olan harekettir. Bu hareket
de denizcilerin tecrübesiyle isbatlanmıştır. Bu hareketin sebebi de, kuzeyde
toprağın bir miktar yüksek olmasından bilinmiştir. Kuzey bölgelerinde akıp
giden nice büyük nehirler vardır ki okyanusların seyrine yardım eder
bulunmuştur. Nitekim (bunlardan) Don Nehri Azak Denizi ’ne, Tuna Nehri
ve diğerleri Karadeniz ’e dökülüp (yukarıda sözü edilen) akıntıya katkı
sağlamışlardır. Kuzey bölgesi güneşin direkt ışıklarından uzak ve kışı soğuk
olduğundan, denizlerde sular çoğalıp güney bölgelere doğru akıp gider.
Beşinci hareket ; (değirmen taşı misali) döngüsel hareketidir (hareket-i
rahviyye). Bu hareket Akdeniz’de olur. Sebebi ise, suyun doğu istikãmetine
olan hareketidir ki burunlara ve körfezlere ulaşıp geri gelir. Böylece o
sahillerinde yayvan/döngüsel hareket meydana gelir.
Altıncı hareket ; med ve cezir hareketidir. Bu hareketle denizlerin suyu
gidip gelme şeklinde sahillere ulaşıp altı saat kadar bekleyip tekrar geri
döner. Bunun sebebi hakkında filozoflar ihtilaf etmişler ve bunların ekserisi
şöyle demişlerdir: “Bu maddî âlemdeki (âlem-i şehâdet) varlıkların
bütünlüğü, dört unsurun karışımından meydana gelen, akıl ve ruh ile
varlığını sürdüren ve bir nefis ile hareket eden ve duran bir canlıdır ki bir
hareketi de med ve cezirdir.” Bazıları da şöyle demişlerdir: “Med ve cezir,
okyanuslar içinde bulunan canlıların ve bunların etrafında bulunan ruh
(sahibi varlıkların) nefes alıp vermesinden meydana gelir.”
Bazıları da şöyle demişlerdir: “Med ve cezir, güneşin hareketiyle
meydana gelen rüzgarın tesiriyle olur.” Bazıları ise, “Med ve cezir, ayın
etkisiyle olur” demişlerdir. Nitekim buna dair açıklama yukarıda geçmişti.
Velhasıl her şeyde ve her işte nice hikmetler ve faydalar olmakla, [75/a] bu
su unsurunun sürekli hareket halinde olması da mânâsız olmayıp altında
nice faydalar vardır.
Birinci fayda ; bu hareketlilik sebebiyle denizler kokmaz. Çünkü onun
hareketiyle ufûnet (kokuşmaya sebep olacak ağırlık) dağılıp gider. Mesela
bir kimse güneşe doğru ortalama bir yürüyüşle yürüyüp gelse bu işin böyle
olduğunu, (suyun hareketliliğinin kokuşmayı önlediğini) tecrübe ile anlar,
hiçbir şüphesi kalmaz. Çünkü güneşe karşı ayakta duran kişi, (hareketsiz
yerinde) oturan kadar onun hararetinden etkilenmez.
İkinci fayda ; med ve cezir sebebiyle deniz suyunun arınmasıdır. Çünkü
durgun sular genellikle pis ve zararlı olur. Halbuki hareketli ve dalgalı olan
deniz suyunda pislik eğlenmez; dalgalar onu kıyıya sürükler ve su temiz
kalır.
Üçüncü fayda ; med ve cezir hareketlerinin gemilere umumî bir faydası
vardır. Çünkü bazı iskeleler vardır ki med olmasa onlara yanaşmak imkânı
olmazdı; gemilerin oralara girmesi mümkün olmazdı. Cezir hâdisesinin
sağladığı kolaylıkla gemiler bu limanlardan kolaylıkla çıkıp gider, bağlanıp
kalmaz.

