Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ONUNCU FASIL · Beşinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ONUNCU FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Dört karışımın oluş sebeplerini, tabiatlarını, faydalarını, hareketlerinin sebeplerini ve buharlardan meydana gelen tabiî ruhu bildirir. Ey azîz! …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ONUNCU FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Dört karışımın oluş sebeplerini, tabiatlarını, faydalarını, hareketlerinin

sebeplerini ve buharlardan meydana gelen tabiî ruhu bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Normal

kanın etkin sebebi, dengeli sıcaklıktır. Maddî sebebi normal yiyecekler ve

içeceklerdir. Nihâî sebebi, bedenin beslenmesidir. Normal safranın etkin

sebebi mutedil sıcaklıktır. Maddî sebebi kanın hafif, sıcak, tatlı, yağlı ve

içindeki keskin lezzetteki maddeleridir. Etkin sebebi, bu maddenin

gereğinden fazla olgunlaşmasıdır. Nihâî sebebi ise kanın karışması ve

bedenin beslenmesidir. Kara safranın etkin sebebi, karaciğerin aşırı

sıcaklığıdır. Normal sevdanın etkin sebebi, mutedil sıcaklıktır. Maddî sebebi

rütûbeti az olan sıcak ve yoğun gıdalardır. Surî (Formal) sebebi ya akmayan

ya da yayılmayan tortu ve artıklardır. Nihâî sebebi, kanı kuvvetlendirip

bedene gıda yapmaktır. Yakıcı sevdanın etkin sebebi, [111/a] normali aşan

sıcaklıktır.

Balgamın etkin sebebi, yetersiz sıcaklıktır. Maddî sebebi kalın, soğuk,

nemli ve yapışkan gıdadır. Sûrî sebebi, yeterince olgunlaşmamaktır. Nihâî

sebebi, kanın tam karışması ve bedene gıda olmasıdır. Karışımların

doğuşunun sebebi, sıcaklık ve soğukluktur. Çünkü normal sıcaklıktan kan

meydana gelir. Aşırı sıcaklıktan yakıcı safra, daha aşırı sıcaklıktan yakıcı

sevdâ meydana gelir. Soğukluktan balgam meydana gelir. Kan ile

damarlarda akan karışımların, damarlar içinde de iki üç saat zarfında

üçüncü hazmı vardır. Bu karışımlar âzâlara dağıldığında her uzuvda

bahsedilen müddet içerisinde kendi nasibinin dördüncü hazmı vardır.

Damarlar içinde olan üçüncü hazmın ve uzuvlarda olan dördüncü hazmın

fazlaları –bir önceki fasılda açıklandığı üzere- kulak deliği kiri, göz suyu

(çapak) ve burun sümüğü olup kıl ve tırnak sûretini alarak, bedenin

âzâlarından ayrılan damarlar ile kirler, vücutta ortaya çıkan yumru ve şişler

ile ve akıp giden yaralar ile dışarı atılır. Bahsi geçen karışımların doğuş

sebepleri olduğu gibi hareket sebepleri de vardır. Çünkü bedenin hareketi

ile sıcak şeyler, kanı ve safrayı harekete geçirir. Bazen de sevdâyı harekete

geçirir. Fakat sâkinlik balgama kuvvet verir. Güzel şeyleri düşünmek de

dört karışımı harekete geçirir. Nitekim dört karışımın koyuluğundan koyu

bir cevher meydana gelir. Bu cevher ya bir uzuv olur ya da bir uzvun

parçası olur. Aynı şekilde dört karışımın latîf buharlarından latîf bir cevher

doğar. Bu cevher, tabiî ruhtur. Hayvanî ruhu kabul edecek kapasiteye

ulaşmış mizac üzere ilk önce bu ruh doğup ondan sonra âzâlara kendi

nefsanî kuvvetlerini ve diğer özelliklerini kabul etme kabiliyetini veren

budur. Şu halde nefsanî ve hayvanî kuvvetler, insan bedeninin âzâlarında

tabiî olarak bulunmaz. Ancak bahsi geçen tabiî ruh vasıtasıyla olur. Ve eğer

bedenin bir uzvunun nefsanî ve hayvanî kuvvetleri işlemez vaziyete gelse,

tabiî ruhu da işlemez olmasa o uzuv henüz hayattadır. Çünkü uyuşmuş veya

felç olmuş olan uzuv, his ve hareket kuvvetlerini kaybettiği halde yine

hayatı mevcuttur. Eğer ölü olsa, çürüyüp kokuşurdu. Öyleyse felç olan

uzuvda onu tutan bir kuvvet vardır ki o, tabiî ruhtur.

“Hikmetle her şeyi yaratan Allah’ı, her türlü noksanlıktan tenzih ederiz.

O’nun şânı yücedir.”

ÜÇÜNCÜ FASIL

Organların keyfiyetini ve mâhiyetini, faydalarını, isimlerini ve

kuvvetlerini, doğuşlarını ve özelliklerini ayrıntılı olarak dört madde ile

açıklar.