BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · ONUNCU FASIL · Beşinci Madde
Beşinci Madde
Dört karışımın oluş sebeplerini, tabiatlarını, faydalarını, hareketlerinin
sebeplerini ve buharlardan meydana gelen tabiî ruhu bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: Normal
kanın etkin sebebi, dengeli sıcaklıktır. Maddî sebebi normal yiyecekler ve
içeceklerdir. Nihâî sebebi, bedenin beslenmesidir. Normal safranın etkin
sebebi mutedil sıcaklıktır. Maddî sebebi kanın hafif, sıcak, tatlı, yağlı ve
içindeki keskin lezzetteki maddeleridir. Etkin sebebi, bu maddenin
gereğinden fazla olgunlaşmasıdır. Nihâî sebebi ise kanın karışması ve
bedenin beslenmesidir. Kara safranın etkin sebebi, karaciğerin aşırı
sıcaklığıdır. Normal sevdanın etkin sebebi, mutedil sıcaklıktır. Maddî sebebi
rütûbeti az olan sıcak ve yoğun gıdalardır. Surî (Formal) sebebi ya akmayan
ya da yayılmayan tortu ve artıklardır. Nihâî sebebi, kanı kuvvetlendirip
bedene gıda yapmaktır. Yakıcı sevdanın etkin sebebi, [111/a] normali aşan
sıcaklıktır.
Balgamın etkin sebebi, yetersiz sıcaklıktır. Maddî sebebi kalın, soğuk,
nemli ve yapışkan gıdadır. Sûrî sebebi, yeterince olgunlaşmamaktır. Nihâî
sebebi, kanın tam karışması ve bedene gıda olmasıdır. Karışımların
doğuşunun sebebi, sıcaklık ve soğukluktur. Çünkü normal sıcaklıktan kan
meydana gelir. Aşırı sıcaklıktan yakıcı safra, daha aşırı sıcaklıktan yakıcı
sevdâ meydana gelir. Soğukluktan balgam meydana gelir. Kan ile
damarlarda akan karışımların, damarlar içinde de iki üç saat zarfında
üçüncü hazmı vardır. Bu karışımlar âzâlara dağıldığında her uzuvda
bahsedilen müddet içerisinde kendi nasibinin dördüncü hazmı vardır.
Damarlar içinde olan üçüncü hazmın ve uzuvlarda olan dördüncü hazmın
fazlaları –bir önceki fasılda açıklandığı üzere- kulak deliği kiri, göz suyu
(çapak) ve burun sümüğü olup kıl ve tırnak sûretini alarak, bedenin
âzâlarından ayrılan damarlar ile kirler, vücutta ortaya çıkan yumru ve şişler
ile ve akıp giden yaralar ile dışarı atılır. Bahsi geçen karışımların doğuş
sebepleri olduğu gibi hareket sebepleri de vardır. Çünkü bedenin hareketi
ile sıcak şeyler, kanı ve safrayı harekete geçirir. Bazen de sevdâyı harekete
geçirir. Fakat sâkinlik balgama kuvvet verir. Güzel şeyleri düşünmek de
dört karışımı harekete geçirir. Nitekim dört karışımın koyuluğundan koyu
bir cevher meydana gelir. Bu cevher ya bir uzuv olur ya da bir uzvun
parçası olur. Aynı şekilde dört karışımın latîf buharlarından latîf bir cevher
doğar. Bu cevher, tabiî ruhtur. Hayvanî ruhu kabul edecek kapasiteye
ulaşmış mizac üzere ilk önce bu ruh doğup ondan sonra âzâlara kendi
nefsanî kuvvetlerini ve diğer özelliklerini kabul etme kabiliyetini veren
budur. Şu halde nefsanî ve hayvanî kuvvetler, insan bedeninin âzâlarında
tabiî olarak bulunmaz. Ancak bahsi geçen tabiî ruh vasıtasıyla olur. Ve eğer
bedenin bir uzvunun nefsanî ve hayvanî kuvvetleri işlemez vaziyete gelse,
tabiî ruhu da işlemez olmasa o uzuv henüz hayattadır. Çünkü uyuşmuş veya
felç olmuş olan uzuv, his ve hareket kuvvetlerini kaybettiği halde yine
hayatı mevcuttur. Eğer ölü olsa, çürüyüp kokuşurdu. Öyleyse felç olan
uzuvda onu tutan bir kuvvet vardır ki o, tabiî ruhtur.
“Hikmetle her şeyi yaratan Allah’ı, her türlü noksanlıktan tenzih ederiz.
O’nun şânı yücedir.”
ÜÇÜNCÜ FASIL
Organların keyfiyetini ve mâhiyetini, faydalarını, isimlerini ve
kuvvetlerini, doğuşlarını ve özelliklerini ayrıntılı olarak dört madde ile
açıklar.

