Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Birinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Birinci Madde Birinci Madde Enlem ve boylam daireleriyle yeryüzünün satranç kareleri gibi bölünmüş olduğunu, enlem ve boylamın tesbit edilmesiyle yeryüzünde bulunan şehirlerin …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · Birinci Madde

Birinci Madde

Enlem ve boylam daireleriyle yeryüzünün satranç kareleri gibi bölünmüş

olduğunu, enlem ve boylamın tesbit edilmesiyle yeryüzünde bulunan

şehirlerin ve bölgelerin yerlerinin, yönlerinin ve birbirlerine olan

mesafelerinin mukãyese edilmesini bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi ve geometri bilginleri yerküre üzerinde

on sekiz meridyen dairesi (daire-i nısf-ı nehâr) ile ekvator çizgisinden

güney ve kuzeye doğru da sekiz enlem dairesi (daire-i arz) çizip bunların

böylece olduğunu varsayarak, bu minval üzere her daireyi üç yüz altmış [546]

dereceye bölmüşlerdir. Böylece meridyen dairesiyle boylam dereceleri ve

ekvatora paralel olan enlem daireleri tesbit edilmiş olup her iki dairenin

arası -satranç hesabıyla ile herhangi bir çarpımla- onar derece olarak

belirlenmiştir. İklim enleminin başlangıcı beldenin enlemi, ekvatordan iki

tarafa doğru olur diye itibar olunmuştur. Bu takdirde, söz konusu

çizgilerden biri kuzey enlemi, diğeri güney enlemi olur. İklimin başlangıç

boylamı ve beldenin başlangıç boylamı, kabul edilen Batı Okyanusu’nda

Hâlidât Adaları’nın meridyen dairesiyle ekvator dairesinin çakışma

noktasından itibâren, varsayılan beldenin meridyen dairesiyle ekvator

dairesinin çakışma noktaları arasında, ekvatordan itibâren başlayan yay ile

söz konusu beldenin boylamıdır diye bilinmiştir. Beldenin enlemi ise zenit

(başucu) noktasıyla ekvator arasında söz konusu beldenin meridyen

dairesinde meydana gelen yaya denilmiştir. Bu beldenin enlemi, gerek

güney gerekse kuzeyinde olan âlemin kutbunun yüksekliğine ve (hangi taraf

esas alınmışsa) bunun aksi yöndeki kutbun alçaklığına eşit bulunmuştur. Bu

şekilde enlem ve boylamlar tayin edilmesi (önemli bir boşluk doldurmuştur

ki, bunların) yardımıyla yeryüzündeki şehirlerin ve yörelerin yerleri tesbit

edilip yönleri bilinmiştir. Birbirlerine olan yakınlık ve uzaklık cihetiyle olan

nisbetleri takrîben bilinmiştir.

(Herhangi) iki beldenin birbirinin ne tarafında bulundukları gayet açıktır.

Mesela güzel şehrimiz Erzurum ’un Hâlidât Adaları’ndan (itibâren)

boylamı yetmiş yedi derece, ekvatordan (itibâren) enlemi ise takrîben kırk

derece denilir, Mısır ’ın boylamı altmış üç derece, enlemi ise otuz derecedir.

Mısır Erzurum’un güney batısındadır. Erzurum’un Kâhire’nin güney

doğusunda bulunduğu bilinir. Çünkü Mısır’ın boylamı Erzurum’dan eksik

olduğu için batısına, enlemi eksik olduğu için de güneyine düşmesi gerekir.

Aynı şekilde Erzurum’un boylamı Mısır’ınkinden fazla olduğu için onun

doğusunda, enlemi fazla olduğu için de kuzeyinde bulunması gerekir.

Herhangi iki belde arasındaki uzaklığı bulmanın yolu da şudur: öncelikle

bakılır, mesafeleri bilinmek istenen iki beldenin enlemleri uygun ve fakat

boylamları farklı ise, aralarındaki boylam farkı uzaklığı verir. Erzurum ile

Tokat arası gibi. Ve eğer iki beldenin boylamı aynı olup enlemleri farklı ise,

bu takdirde enlemleri arasındaki farklılık, aralarındaki uzaklığı verir.

Erzurum ile Musul gibi.

Eğer iki beldenin hem enlemleri hem de boylamları birbirinden farklı

olursa, bu takdirde aralarındaki uzaklık, bir dik açılı üçgenin kirişi

(hipotenüsü) [88/a] olur ki açının bir kenarı söz konusu beldenin meridyen

dairesinden çizilen bir yaydır. Diğer tarafı ise uzaklığı bulunmak istenen

beldenin enlem dairesinden çizilen bir yaydır. İşte bu yayların kirişi bulunan

kenar, iki beldenin zenit (başucu) noktalarından geçen daireden iki belde

arasında bulunan yay demektir. Çünkü burada söz konusu edilen üç açıdan

ikisinin miktarı bilgimiz dahilindedir ki onlar da boylam ve enlem

farklarıdır. Bu durumda elde mevcut iki bilinenden hareketle, aynı zamanda

kiriş olan bilinmeyen kenarı bulmanın kolay metodu şudur ki, öncelikle

bilinen iki kenarın kareleri toplamının kare kökünü alırız. Bu, bilinmeyen

kenarın miktarını verir. Uzaklığı bilinmeyen iki belde arasındaki mesafe işte

budur. Mesela; Erzurum ile Kâhire arasındaki boylam farkı on dört

derece, enlem farkı ise on derecedir. Bu durumda on ile ondördün kareleri

toplamı iki yüz doksan altı eder. Bu toplamın kare kökü ise yaklaşık olarak

on yedi eder. Öyleyse Erzurum ile Kâhire arasının on yedi derece olduğu

bilinmiştir. Diğer beldeleri de aynı usûlle bulabiliriz. Bu metotla kıble yönü

de bulunabilir. Nitekim bu, ilgili maddede ayrıntılarıyla açıklanacaktır.

Bunların hepsinin daireleri ise bölüm sonunda verilecektir.