Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Üçüncü Madde

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Üçüncü Madde Üçüncü Madde Geometrik şekillerden küp (mik’ab), silindir (üstüvâne), koni (mahrût) ile küreyi ve bunların merkezini, çevresini, alanını, kutbunu, eksenini, …

BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Üçüncü Madde

Üçüncü Madde

Geometrik şekillerden küp (mik’ab), silindir (üstüvâne), koni (mahrût) ile

küreyi ve bunların merkezini, çevresini, alanını, kutbunu, eksenini,

hareketini, dairesel hareketini, yörüngesini ve bunların yavaş ve hızlı

hareketlerini özetle bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki geometri bilginleri şöyle demişlerdir: Boşlukta

yer kaplayan bir veya daha fazla yüzeyin kuşattığı şeye cisim (şekl-i

mücessem) denilir. Eğer bir cismi birbirine eşit altı kare kuşatıyorsa ona

küp (müka‘‘ab) denir. Ve eğer birbirine paralel ve eşit iki dairenin

arasındaki bölgeyi birleştiren düz bir yüzey ile bir cisim kuşatılıyorsa ona

silindir (üstüvâne) denir. Burada birbirine paralel bulunan iki daire silindirin

tabanlarıdır. Bu iki tabanın merkezlerini birleştiren doğru, silindirin

eksenidir ki, eğer bu eksen tabanlara dik ise buna dik silindir (üstüvâne-u

kaime); değilse eğik silindir (üstüvâne-i mâyile) denir. Ve eğer bir daire,

çevresinden daralıp yükselerek bir noktada birleşip cismi kuşatıyorsa, buna

koni (şekl-i mahrût) denir ki [28/a] bu daire koninin tabanıdır. Söz konusu

dairenin merkezi ile koninin tepe noktasına yükselen çizgi bu koninin

eksenidir. Ve eğer eksen tabana dik ise buna dik koni; aksi ise eğik koni

denir.

Bir cismin ortasında tasavvur olunan bir noktayı yüzeye birleştiren bütün

doğru parçaları birbirine eşitse, bu şekle küre, yüzeyine de kürenin çevresi

ve dairesel yüzey (müstedîr) denir. Varsayılan noktaya kürenin merkezi,

çizgilere de kürenin yarıçapları (ensâf-ı aktâr-ı küre) denir. Bir düzlem bir

küreyi ikiye bölerse, bir daire ortaya çıkar; eğer bu düzlem kürenin

merkezinde ise bu daireye en büyük daire, geri kalanlarına küçük daireler

denir. Kürenin yüzeyinde var olduğu kabul edilen her nokta, kürenin

etrafında bir kere dönmekle devrini tamamlayıp bir daire çizer.

Ancak kürenin kutbu veya hareket kutupları denilen karşılıklı iki nokta

hareketsizdir. İki kutbun arasını birleştiren çapa eksen (mihver) denir. Söz

konusu dairelerden kutbu kürenin kutbu ile merkezi de kürenin merkezi ile

aynı olan daireye mıntaka-i küre denir. Küreyi ikiye bölen bu daire iki

kutup arasında olduğu için, karşısında bulunan tüm dairelerin en büyüğüdür.

Hayali çizgisel yörüngeler denilen ve birbirinden küçük olan daireler her iki

tarafta da mevcut olup mıntakaya uzaklıkları aynı olan her iki daire eşittir.

Kürenin iki kutbu, söz konusu yörüngelerin de kutuplarıdır.

O halde şu kesindir ki bir küre kendi etrafında belli bir hızla merkezi

üzerinde dönse, bu kürenin mıntaka çizgisi üzerindeki hareketi hızlı olup

mıntaka’nın dışında olan küçük dairelerin üzerinde bulunan hareketi

mıntaka’da bulunan dairedeki harekete göre yavaştır. Kutuplarına en yakın

olan dairelerin hareketi, mıntaka’ya yakın olanların hareketine göre

yavaştır.

Bir kürenin tamamı kendi etrafında dönmeye devam edip hareketi de

yukarıda anlattığımız minval üzere sürüp gitmekte iken, bölümlerinin

hareketlerin yavaşlığı veya hızı son derece farklı olması kaçınılmazdır.

Nitekim bu hız farklılığı, feleklerde ve hareketlerinde de sabit ve geçerlidir.

Feleğin hareketi ya basit ya da değişkendir. Feleğin basit olan hareketine

düzgün dairesel hareket (hareket-i müteşâbihe) denir. Bu hareket, feleğin

üstünde veya altında farz edilen her nokta o hareketle hareket etse, o feleğin

çevresinde eşit zaman aralıklarında eşit hızda yol alır ve o feleğin merkez

dairesinde eşit zamanda eşit açılar oluşturur.

Mesela en büyük felek (gezegen) olan dokuzuncu felek, âlemin merkezi

etrafındaki hareketi ile bir gün bir geceye yakın bir sürede dönüşünü

tamamlar. Bu feleğin üzerinde farz olunan bir nokta, o hareketle aynı zaman

diliminde aynı mesafeyi kat eder. Âlemin merkezi etrafında eşit zamanlarda

eşit açılar meydana getirmiş olur. Yani bahsi geçen feleğin ekvator dairesi

üç yüz atmış eşit dereceye bölünüp ekvator üzerinde bulunan bir nokta, bu

hareketiyle -bir yıldız saati ölçümüyle- on beş derece yol almış olur.

Varsayılan saatten önceki saatte çizdiği on beş derecelik yay, ikinci saat

içinde çizdiği on beş derecelik yaya eşittir. Bu şekilde hareket ederek

âlemin merkezi etrafında dönmekte iken birinci saatte merkezle çizdiği açı

da, ikinci saatte merkezle çizdiği açıya eşittir.

Diğer saatlerdeki ölçümler de buna kıyas edilerek bilinebilir. [28/b] Bu

harekete kendi merkezi etrafında döndüğü için düzgün dairesel hareket

(hareket-i müteşabihe) denir. Eğer hareket bu şekilde olmaz ise düzgün

dairesel hareket denmez.

Düzgün olmayan dairesel hareketler (hareket-i muhtelife) bunun tam

tersidir. Bir feleğin hareketi ya müfreddir veya mürekkebdir. Müfred

hareket, bir felekten meydana gelen harekettir. Mürekkeb hareket ise,

birden fazla felekten ortaya çıkan harekettir. Her basit hareket müfreddir,

ancak her müfred hareket basit değildir. Doğrusal olmayan her hareket

mürekkebdir, fakat her mürekkeb hareket doğrusal olmayan hareket

değildir.