BİRİNCİ FEN · BİRİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Üçüncü Madde
Üçüncü Madde
Geometrik şekillerden küp (mik’ab), silindir (üstüvâne), koni (mahrût) ile
küreyi ve bunların merkezini, çevresini, alanını, kutbunu, eksenini,
hareketini, dairesel hareketini, yörüngesini ve bunların yavaş ve hızlı
hareketlerini özetle bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki geometri bilginleri şöyle demişlerdir: Boşlukta
yer kaplayan bir veya daha fazla yüzeyin kuşattığı şeye cisim (şekl-i
mücessem) denilir. Eğer bir cismi birbirine eşit altı kare kuşatıyorsa ona
küp (müka‘‘ab) denir. Ve eğer birbirine paralel ve eşit iki dairenin
arasındaki bölgeyi birleştiren düz bir yüzey ile bir cisim kuşatılıyorsa ona
silindir (üstüvâne) denir. Burada birbirine paralel bulunan iki daire silindirin
tabanlarıdır. Bu iki tabanın merkezlerini birleştiren doğru, silindirin
eksenidir ki, eğer bu eksen tabanlara dik ise buna dik silindir (üstüvâne-u
kaime); değilse eğik silindir (üstüvâne-i mâyile) denir. Ve eğer bir daire,
çevresinden daralıp yükselerek bir noktada birleşip cismi kuşatıyorsa, buna
koni (şekl-i mahrût) denir ki [28/a] bu daire koninin tabanıdır. Söz konusu
dairenin merkezi ile koninin tepe noktasına yükselen çizgi bu koninin
eksenidir. Ve eğer eksen tabana dik ise buna dik koni; aksi ise eğik koni
denir.
Bir cismin ortasında tasavvur olunan bir noktayı yüzeye birleştiren bütün
doğru parçaları birbirine eşitse, bu şekle küre, yüzeyine de kürenin çevresi
ve dairesel yüzey (müstedîr) denir. Varsayılan noktaya kürenin merkezi,
çizgilere de kürenin yarıçapları (ensâf-ı aktâr-ı küre) denir. Bir düzlem bir
küreyi ikiye bölerse, bir daire ortaya çıkar; eğer bu düzlem kürenin
merkezinde ise bu daireye en büyük daire, geri kalanlarına küçük daireler
denir. Kürenin yüzeyinde var olduğu kabul edilen her nokta, kürenin
etrafında bir kere dönmekle devrini tamamlayıp bir daire çizer.
Ancak kürenin kutbu veya hareket kutupları denilen karşılıklı iki nokta
hareketsizdir. İki kutbun arasını birleştiren çapa eksen (mihver) denir. Söz
konusu dairelerden kutbu kürenin kutbu ile merkezi de kürenin merkezi ile
aynı olan daireye mıntaka-i küre denir. Küreyi ikiye bölen bu daire iki
kutup arasında olduğu için, karşısında bulunan tüm dairelerin en büyüğüdür.
Hayali çizgisel yörüngeler denilen ve birbirinden küçük olan daireler her iki
tarafta da mevcut olup mıntakaya uzaklıkları aynı olan her iki daire eşittir.
Kürenin iki kutbu, söz konusu yörüngelerin de kutuplarıdır.
O halde şu kesindir ki bir küre kendi etrafında belli bir hızla merkezi
üzerinde dönse, bu kürenin mıntaka çizgisi üzerindeki hareketi hızlı olup
mıntaka’nın dışında olan küçük dairelerin üzerinde bulunan hareketi
mıntaka’da bulunan dairedeki harekete göre yavaştır. Kutuplarına en yakın
olan dairelerin hareketi, mıntaka’ya yakın olanların hareketine göre
yavaştır.
Bir kürenin tamamı kendi etrafında dönmeye devam edip hareketi de
yukarıda anlattığımız minval üzere sürüp gitmekte iken, bölümlerinin
hareketlerin yavaşlığı veya hızı son derece farklı olması kaçınılmazdır.
Nitekim bu hız farklılığı, feleklerde ve hareketlerinde de sabit ve geçerlidir.
Feleğin hareketi ya basit ya da değişkendir. Feleğin basit olan hareketine
düzgün dairesel hareket (hareket-i müteşâbihe) denir. Bu hareket, feleğin
üstünde veya altında farz edilen her nokta o hareketle hareket etse, o feleğin
çevresinde eşit zaman aralıklarında eşit hızda yol alır ve o feleğin merkez
dairesinde eşit zamanda eşit açılar oluşturur.
Mesela en büyük felek (gezegen) olan dokuzuncu felek, âlemin merkezi
etrafındaki hareketi ile bir gün bir geceye yakın bir sürede dönüşünü
tamamlar. Bu feleğin üzerinde farz olunan bir nokta, o hareketle aynı zaman
diliminde aynı mesafeyi kat eder. Âlemin merkezi etrafında eşit zamanlarda
eşit açılar meydana getirmiş olur. Yani bahsi geçen feleğin ekvator dairesi
üç yüz atmış eşit dereceye bölünüp ekvator üzerinde bulunan bir nokta, bu
hareketiyle -bir yıldız saati ölçümüyle- on beş derece yol almış olur.
Varsayılan saatten önceki saatte çizdiği on beş derecelik yay, ikinci saat
içinde çizdiği on beş derecelik yaya eşittir. Bu şekilde hareket ederek
âlemin merkezi etrafında dönmekte iken birinci saatte merkezle çizdiği açı
da, ikinci saatte merkezle çizdiği açıya eşittir.
Diğer saatlerdeki ölçümler de buna kıyas edilerek bilinebilir. [28/b] Bu
harekete kendi merkezi etrafında döndüğü için düzgün dairesel hareket
(hareket-i müteşabihe) denir. Eğer hareket bu şekilde olmaz ise düzgün
dairesel hareket denmez.
Düzgün olmayan dairesel hareketler (hareket-i muhtelife) bunun tam
tersidir. Bir feleğin hareketi ya müfreddir veya mürekkebdir. Müfred
hareket, bir felekten meydana gelen harekettir. Mürekkeb hareket ise,
birden fazla felekten ortaya çıkan harekettir. Her basit hareket müfreddir,
ancak her müfred hareket basit değildir. Doğrusal olmayan her hareket
mürekkebdir, fakat her mürekkeb hareket doğrusal olmayan hareket
değildir.

