BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde
Birinci Madde
Hava küresinin yerini (hayyiz), tabiatını, uzaklığını, cirmini ve
hareketlerini bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar ve astronomi bilginleri ittifakla şöyle
demişlerdir: Daha önce bahsi geçen dört unsurun [63/a] ikincisi havadır ki
birbirine paralel iki yüzeyle kuşatılmış basit bir cisim, kürevî bir cevherdir.
Dışbükey yüzeyi bir seviyede olup ateş küresinin içbükey yüzeyine temas
etmiştir. İçbükey yüzeyi ise, altında bulunan su küresi ile arzın yüzeylerine
temas etmiştir. Dalgalar ve dağlar(ın engebeli yapıları) sebebiyle havanın
yüzeyi düzgün değildir. Bu durumda havanın tabiî yeri, ateş küresinin
altında ve su küresinin üstünde olmaktır. Bu haliyle kendi yerinde sâkindir
ve kendine mahsus çeşitli hareketlerle hareket eder. Sâkin olduğu zamanki
ismi havadır. Ne zaman hareket ederse, o durumda adı rüzgar olur.
Hava unsuru latîf, şeffaf ve renksizdir. Onun kendine mahsus hali sıcak,
rutûbetli ve yükselici olmakla, bu yönüyle diğer üç unsura benzemez. Hava,
çeşitli oluşum ve bozuşum terkiplerine karışarak zamanla farklı şekillere
bürünmeye yatkındır. Çünkü hava kendi halinde iken bile, diğer üç unsura
dönüşüp değişim gösterebilir.
Uzay gözlemcileri, matematik bilginleri ve geometri âlimleri ittifakla
şöyle demişlerdir: hava küresinin kalınlık ve derinlik olmak üzere toplam
mesafesi takrîben, on beş bin yirmi altı (15 026) fersah bulunup üç tabaka
olduğu kabul edilmiştir. Bu üç tabakadan en üstte olanı, ateş küresine yakın
bulunması sebebiyle sıcak olup sıcaklığın etkisiyle ayın hareketine uyarak
doğudan batıya (birlikte) dönerlerken âdeta onu yolcu eder gibidir. Bu
tabakanın üst tarafı ateşe yakın olduğu için, sıcaklığın etkisiyle seri hareket
etmiş olur. Hava küresinin alt tabakaları ise, ateşten uzaklaştıkça harareti
azalacağından kendi tabiatı olan hal üzere kalmış olur. Hava küresinin
dönme hareketi yavaş olup onun alt tarafı sâkindir. Bu tabakanın derinliği
ve kalınlığı on bin (10 000) fersah bulunmuş ve ateş küresine göre ikinci
tabaka sayılmıştır. Aşağıdan yukarı doğru çıkan dumanlar, burada
birbirinden ayrıştığı için ona; duman tabakası (tabaka-i duhâniye) adı
verilmiş ve bunun nice sırları keşfedilmiştir.

