Marifetnâme · Haziran 27, 2026

Hayvanî nefsin insan bedeninde zikrettiğimiz hizmetçilerinden, ahlâkın

DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde Beşinci Madde Hayvanî nefsin insan bedeninde zikrettiğimiz hizmetçilerinden, ahlâkın menşei olan, gazap ve şehvet kuvvetlerini tafsilatıyla bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi …

DÖRDÜNCÜ FASIL · Beşinci Madde

Beşinci Madde

Hayvanî nefsin insan bedeninde zikrettiğimiz hizmetçilerinden, ahlâkın

menşei olan, gazap ve şehvet kuvvetlerini tafsilatıyla bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri [140/a] şöyle demişlerdir: Bir

hareket ki bir zararı uzaklaştırmak veya başkasını mağlup etmek için

hayvanî nefisten gelerek, yürekte hâsıl olmuşsa, onun adı gazap (kızgınlık)

kuvveti olmuştur. Bu gazap, o zararı uzaklaştırmayı veya başkasını mağlup

etmeyi kendisine iş ve meslek edinmiştir. Gazabın yerleşim yeri ve işlerinin

çıkış yeri yürek olmuştur. Gazabın orta derecesi (itidali) şecaattir ki

bununla, gayret ve azimle yapılacak işlere başlanmış olur. Şecaat güzel bir

huy olup dinde ve insanlıkta kıymetli ve değerli kabul edilmiştir. Gazabın

aşırısı (ifrâtı) tehevvürdür [8] ki onunla yapılması gerekli olmayan işlere

girişilir ki, bu kötü huylardandır.

Gazabın azlığı (tefrît) korkaklık cübndür [9] ki korkaklığın olduğu yerde

başlanacak işlerden kaçınılır. Bu huy da bir önceki huy gibi kötü ahlâktan

bulunmuştur. Bir hareket ki bir fayda temin etmek veya bir lezzete

kavuşmak için hayvanî nefisten yürekte bulunmuştur, o harekete şehvânî

kuvveti adı verilmiştir. Şehvet kuvvetinin bütün gayreti ve sanatı, bir çıkar

elde etmek ve istediğini ele geçirmek bilinmiştir. Şehvet kuvvetinin

yerleşim yeri ve işinin merkezi, yürek bilinmiştir.

Şehvetin ortası (itidal) iffettir [10] ki onunla dîne ve insanlığa uygun olan

heves ve isteklere başlanılır. İffet güzel ahlâktandır. Şehvetin aşırısı (ifrât)

şerehtir [11] ki, onunla dîne ve insanlığa yakışmayan çirkin isteklere girişilir.

Şereh, kötü huylardandır. Şehvetin azlığı (tefrît), humûddur [12] ki insanda

humûd olursa yapması gereken beşerî arzu ve istekleri de yerine getirmez

olur. Bu huy da önceki huy gibi kötü ahlâktan bilinmiştir.

Yukarıda açıklanan gazap ve şehvet kuvvetleri, biraz sonra izah edilecek

insânî nefsin hükmü altına girip bir köle gibi her halde her emrine itaat edip

boyun bükerlerse, ikisi de orta yollu (mutedil) olup bunlardan iki güzel huy

elde edilir ki bunların biri şecaat, diğeri iffettir. Gazap ve şehvetine gâlip ve

mâlik olan insânî nefis, hür ve kâmildir. Eğer iş aksine olursa yani gazap ve

şehvet, insânî nefse gâlip gelip onu hükümleri altına alıp köle ve hizmetçi

gibi çalıştırırlarsa, o zaman gazap ve şehvet orta yoldan (itidalden)

ayrılırlar. İkisinden dört kötü ahlâk meydana gelir ki; onlar; öfke (tehevvür),

korkaklık (cübn), açgözlülük (şereh) ve düşkünlük (humûd)tür. Nice kötü

ahlâk bu dört ahlâktan doğar ve çoğalır. Gazap ve şehvete mağlup olan

insânî nefis, esir ve noksanlıklar içerisindedir ki kendini bilmez câhildir.

Hatta Mevlâ’sından da gâfildir.

“Ey Allah’ım! Sen bizi göz açıp kapayacak kadar, hatta ondan da az bir

zamanda, nefsimize bırakma! Bizim tarafımızdan ol! Bizim karşımızda

olma! Bizi huzurunla ve bereketinle rızıklandır.”

Beyt

Çün nefs-i behîmî kulıyız, kıl bizi âzâd

Kul eyle sana, kıl şehvet ü gazâba mâlik

Günümüz Türkçesiyle

Hayvâni nefsin kölesi olmuşuz. Allah’ım sen bizi kurtar ve

özgürlüğümüzü ver. Bizi sadece kendine kul eyle, öfke ve şehvetimize

sahip olmamızı sağla.