Marifetnâme · Haziran 27, 2026

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde İkinci Madde Hint dairesi, zevâl (öğle) çizgisi, itidal çizgisi ve kıble istikãmetinin bulunmasını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi ve geometri …

BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde

İkinci Madde

Hint dairesi, zevâl (öğle) çizgisi, itidal çizgisi ve kıble istikãmetinin

bulunmasını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi ve geometri bilginleri Hint

filozoflarının icadı olan hint dairesinden hareketle, zevâl çizgisi denilen

meridyen hattını, itidal çizgisi denilen doğu ve batı çizgisini ve Mekke

istikãmetinde bulunan kıble yönünü tesbit etmişlerdir. Zevâl ve itidal

çizgilerini bulmanın kolay yolu şudur: öncelikle yeri öylesine düzlersin ki

ortasına su dökülse dört tarafına birden akar. Sonra o düzlüğe -herhangi bir

boyutta- daire çizip merkezine dik bir çubuk dikersin. Çubuğun boyu,

dairenin dörtte biri kadar olmalıdır. Çubuğun istenen seviyede dik olup

olmadığını ya şâkülle ölçersin ya da dairenin çevresinin üç yerinden

çubuğun başının arasındaki uzaklık eşit olmasıyla anlarsın. Artık zevâlden

önce gözetlersin; çubuğun baş noktasının gölgesi çizdiğin daireye

girdiğinde batı tarafından çevreye doğru olan noktayı nişan alıp zevâl

vaktinden sonra o ucun daireden çıkışı vaktinde, doğu tarafından çevreye

ulaştığı noktayı da işaretleyip bilirsin.

İşte o vakit, (işaretlemiş olduğun) iki nokta arasında, dairenin çevresinin

kuzeyini teşkil eden yayı ikiye bölen yarıdan düz bir çizgi çekersin. Onu

merkezden geçirerek çevreye kadar uzatırsan; meridyen çizgisi budur.

Diktiğin çubuğun gölgesi (bahsi geçen) çizgiden uzaklaştığında, öğle

vaktinin başlangıcı demektir. Çizgi daireyi ikiye bölmekte idi; o iki

bölümün ortalarından düz bir çizgi daha çekersin. İşte bu, gün meridyen

çizgisini merkezde dik bir açıyla kesmiş olur. Doğu-batı çizgisi de budur.

Ancak bu anlatılanların doğru uygulaması, en uzun günde daha isâbetli

netice verir. Çünkü en uzun günde gölgenin girişi ile çıkışı arasında farklılık

olmaz.

Zevâl ve itidal çizgisini bulmanın diğer yolu da şudur: nurlu güneş iki

itidal noktasının birinde iken bu durum tesbit edilmek istenirse, güneşin

doğuş ya da batış gölgesi yönünde ufuk noktası paralelinden çıkılıp Hint

dairesinin merkezine uğranır. İşte onun çevresine ulaşan benzer çizgi doğu

ve batı çizgisidir ki bununla merkezde dik bir açı üzere kesişen çizgi,

meridyen çizgisidir. Zevâl çizgisi de buna denir.

Kıble istikãmetini bulmak için ise; çizilmiş bulunan Hint dairesinin

çevresini üç yüz altmışa bölersin. Böldüklerinin her bir çeyreği doksan

bölüm olur. Bunu meskûn beldenin ufku kabul edip kıble istikãmetinin

bunun hangi noktası olduğunu bulursun. İşte bu noktaya doğru dönen kişi,

Kâbe-i Muazzama istikãmetine yönelmiş olur.

Aranan bu noktayı bilmenin yolu şudur; [88/b] Mekke-i Mükerreme’nin

boylamının Batı Okyanusu’nda, eskiden mâmur olduğu halde şimdi denizle

örtülü bulunan Hâlidât Adaları’ndan itibaren yetmiş yedi derece olduğunu

bulursun. Ekvator enleminden itibaren de yirmi iki derece olduğunu bilirsin.

Bundan sonra (kıble istikãmeti tesbit edilmek istenen) meskûn beldenin

enlem ve boylamını Hâlidât Adaları’ndan ve ekvatordan itibaren alırsın.

Eğer söz konusu beldenin boylamı Mekke’nin boylamı ile eşit olur ve

enlemi de Mekke’nin enleminden fazla olursa; bu takdirde beldenin kıble

istikãmeti, meridyen çizgisinin ufuk çevresine ulaştığı güney noktasıdır.

Orada namaz kılanlar güney noktasına dönünce, doğruca kıbleye yönelmiş

olurlar. Şehrimiz Erzurum gibi. Çünkü şehrimiz Mekke-i Mükerreme’nin

kuzeyinde bulunmuştur.

Eğer kıble istikãmeti bulunmak istenen beldenin boylamı Mekke ile aynı

olup enlemi Mekke’den noksan olursa; bahsi geçen yerin kıble yönü,

meridyen çizgisinin ufuk çevresine kavuştuğu kuzey noktası olur. Mekke-i

Mükerreme’nin güneyinde bulunan Yemen gibi. Eğer bir şehrin enlemi

Mekke’nin enlemiyle aynı olup boylamı Mekke’nin boylamından fazla

olursa, söz konusu şehrin kıblesi; batı ve doğu çizgisinin ufuk çevresine

bitiştiği noktada olur. Eğer şehrin enlemi Mekke ile aynı olup boylamı

Mekke’nin boylamından eksik gelirse o şehrin kıblesi; doğu ve batı

çizgisinin ufuk çevresine kavuştuğu doğu noktasıdır. Yukarıda tarif

ettiğimiz son iki şekle göre, bir şehrin kıblesini bulmanın diğer yolu şudur

ki, güneş İkizler burcunun sekizinci derecesinde veya Yengeç burcunun

yirmi üçüncü derecesinde bulunduğu bir günde; Mekke’nin boylamı ile,

kıblesi bulunmak istenen şehrin boylam farkını her on beş derecelik

mesafesi için bir saat ve her bir derecelik mesafesi için de dört dakika alıp

gözetlersin.

Eğer o şehrin boylamı Mekke’nin boylamından fazla ise; güneş günde

yarısını alınan fark dakikaları ve saatleri kadar geçtiği anda, diktiğin

çubuğun gölgesi kıble tarafına düşmüş olur. O şehrin kıblesi de gölge

istekãmetinin tam tersi yönünde olur. Sûdan bölgesi gibi. Eğer bir şehrin

boylamı Mekke’den noksan ise güneşin gün yarısına gelmesine alınan fark

dakikaları ve saatleri kadar kaldığı vakitte, çubuğun gölgesi kıble hizasına

düşmüş olur. Kıble yine gölgenin tam aksi istikãmetine gelir. Umman

bölgeleri gibi. Çünkü güneş on iki derecede bulunduğu gün, başucu noktası

tam Mekke halkına isâbet etmiş olur.

Eğer bir şehrin enlemi ve boylamı Mekke’nin enlemi ve boylamından

fazla olursa Hint dairesi çevresinin güney noktasından başlayıp iki

boylamın arasında bulunan fazlalık kadar batı noktasına doğru sayarsın.

Kuzey noktasından da, batıya saydığın kadar sayıp iki bitiş noktasının

arasını düz bir çizgi ile birleştirirsin. Çünkü dairenin merkezi olarak kabul

edilen şehre göre, Mekke-i Mükerreme batı cihetinde bulunmuş olur.

(Çizdiğin) dairenin batı noktasından, iki enlem arasında bulunan fazlalık

miktarı, güney noktasına doğru (sayarak) ve doğu noktasından da aynı

şekilde sayıp iki bitiş noktasının arasını yine düz bir çizgi ile birleştirirsin.

Çünkü bu kez de (kıblesi bulunmak istenen) şehirden, Mekke-i

Mükerreme güney tarafa düşmüştür. Varsayılan bu iki çizgi birbiriyle

kesişirler. Şimdi yukarıda sözü edilen dairenin merkezinden bir çizgi

çıkarıp bahsi geçen kesişme noktasından geçirerek (kıble istikãmetini

bulmak istediğin) semte ulaştırırsın; kıble yönü çizginin (haritada) o bölgeyi

gösteren yere ulaştığı istikãmettir.

Bahsi geçen nokta ile güney noktası arasında ufuk dairesi çerçevesinde

bulunduğu varsayılan şehrin yayı, o bölgedeki kıblenin sapma yayı dır ki

orada namaz kılacak olanın, güneyden [89/a] batıya doğru söz konusu yay

miktarınca sapmış olmaları gerekir. Tâ ki kıbleye doğruca yönelmiş

olsunlar. Bu şekilde kıble, güneybatı istikãmetinde olmuş olur. Acem

bölgeleri gibi.

Eğer bir şehrin enlem ve boylamı Mekke’nin enlem ve boylamından

noksan olursa (yukarıda özetle anlatmış olduğumuz) şekil üzere kuzey ve

güney noktalarından doğu semtine doğru olan boylam fazlalığı ölçülüp batı

ve doğu noktalarından da kuzey istikãmetine doğru enlem fazlalığı sayılır.

Ve çizgiler birleştirilerek işlem tamamlanır. Bu şekilde, şehrin kıblesinin

kuzey ve doğu arasında olduğu görülür. Habeş bölgeleri gibi. Eğer bir

şehrin boylamı Mekke’nin boylamından noksan ve enlemi Mekke’nin

enleminden fazla olursa, kuzey ve güney noktalarından doğuya doğru

boylam fazlalığını, batı ve doğu noktalarından da güneye doğru enlem

farkını sayıp bu saydıklarını çizgilerle birleştirip işlemi tamamlarsın. Bu

şekilde yapınca (şehrin) kıble istikãmetinin güney ile doğu arasında

olduğunu bulursun. Rum (Anadolu) beldeleri gibi.

Eğer bir şehrin boylamı Mekke’nin boylamından fazla olup enlemi

Mekke’nin enleminden eksik bulunursa, kuzey ve güney noktalarından

batıya doğru boylam fazlalığını, batı ve doğu noktalarından kuzeye doğru

enlem farkını sayıp bunları çizgilerle birleştirerek işlemi tamamlarsın. Bu

şekilde yapınca, söz konusu şehrin kıble istikãmetinin kuzey ile batı

arasında olduğunu görürsün.

(Bilinen) bazı şehirlerin enlem ve boylam dereceleri bu bölümün sonunda

gelecek bir tabloda gösterilecektir.