BİRİNCİ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · YEDİNCİ FASIL · İkinci Madde
İkinci Madde
Hint dairesi, zevâl (öğle) çizgisi, itidal çizgisi ve kıble istikãmetinin
bulunmasını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki astronomi ve geometri bilginleri Hint
filozoflarının icadı olan hint dairesinden hareketle, zevâl çizgisi denilen
meridyen hattını, itidal çizgisi denilen doğu ve batı çizgisini ve Mekke
istikãmetinde bulunan kıble yönünü tesbit etmişlerdir. Zevâl ve itidal
çizgilerini bulmanın kolay yolu şudur: öncelikle yeri öylesine düzlersin ki
ortasına su dökülse dört tarafına birden akar. Sonra o düzlüğe -herhangi bir
boyutta- daire çizip merkezine dik bir çubuk dikersin. Çubuğun boyu,
dairenin dörtte biri kadar olmalıdır. Çubuğun istenen seviyede dik olup
olmadığını ya şâkülle ölçersin ya da dairenin çevresinin üç yerinden
çubuğun başının arasındaki uzaklık eşit olmasıyla anlarsın. Artık zevâlden
önce gözetlersin; çubuğun baş noktasının gölgesi çizdiğin daireye
girdiğinde batı tarafından çevreye doğru olan noktayı nişan alıp zevâl
vaktinden sonra o ucun daireden çıkışı vaktinde, doğu tarafından çevreye
ulaştığı noktayı da işaretleyip bilirsin.
İşte o vakit, (işaretlemiş olduğun) iki nokta arasında, dairenin çevresinin
kuzeyini teşkil eden yayı ikiye bölen yarıdan düz bir çizgi çekersin. Onu
merkezden geçirerek çevreye kadar uzatırsan; meridyen çizgisi budur.
Diktiğin çubuğun gölgesi (bahsi geçen) çizgiden uzaklaştığında, öğle
vaktinin başlangıcı demektir. Çizgi daireyi ikiye bölmekte idi; o iki
bölümün ortalarından düz bir çizgi daha çekersin. İşte bu, gün meridyen
çizgisini merkezde dik bir açıyla kesmiş olur. Doğu-batı çizgisi de budur.
Ancak bu anlatılanların doğru uygulaması, en uzun günde daha isâbetli
netice verir. Çünkü en uzun günde gölgenin girişi ile çıkışı arasında farklılık
olmaz.
Zevâl ve itidal çizgisini bulmanın diğer yolu da şudur: nurlu güneş iki
itidal noktasının birinde iken bu durum tesbit edilmek istenirse, güneşin
doğuş ya da batış gölgesi yönünde ufuk noktası paralelinden çıkılıp Hint
dairesinin merkezine uğranır. İşte onun çevresine ulaşan benzer çizgi doğu
ve batı çizgisidir ki bununla merkezde dik bir açı üzere kesişen çizgi,
meridyen çizgisidir. Zevâl çizgisi de buna denir.
Kıble istikãmetini bulmak için ise; çizilmiş bulunan Hint dairesinin
çevresini üç yüz altmışa bölersin. Böldüklerinin her bir çeyreği doksan
bölüm olur. Bunu meskûn beldenin ufku kabul edip kıble istikãmetinin
bunun hangi noktası olduğunu bulursun. İşte bu noktaya doğru dönen kişi,
Kâbe-i Muazzama istikãmetine yönelmiş olur.
Aranan bu noktayı bilmenin yolu şudur; [88/b] Mekke-i Mükerreme’nin
boylamının Batı Okyanusu’nda, eskiden mâmur olduğu halde şimdi denizle
örtülü bulunan Hâlidât Adaları’ndan itibaren yetmiş yedi derece olduğunu
bulursun. Ekvator enleminden itibaren de yirmi iki derece olduğunu bilirsin.
Bundan sonra (kıble istikãmeti tesbit edilmek istenen) meskûn beldenin
enlem ve boylamını Hâlidât Adaları’ndan ve ekvatordan itibaren alırsın.
Eğer söz konusu beldenin boylamı Mekke’nin boylamı ile eşit olur ve
enlemi de Mekke’nin enleminden fazla olursa; bu takdirde beldenin kıble
istikãmeti, meridyen çizgisinin ufuk çevresine ulaştığı güney noktasıdır.
Orada namaz kılanlar güney noktasına dönünce, doğruca kıbleye yönelmiş
olurlar. Şehrimiz Erzurum gibi. Çünkü şehrimiz Mekke-i Mükerreme’nin
kuzeyinde bulunmuştur.
Eğer kıble istikãmeti bulunmak istenen beldenin boylamı Mekke ile aynı
olup enlemi Mekke’den noksan olursa; bahsi geçen yerin kıble yönü,
meridyen çizgisinin ufuk çevresine kavuştuğu kuzey noktası olur. Mekke-i
Mükerreme’nin güneyinde bulunan Yemen gibi. Eğer bir şehrin enlemi
Mekke’nin enlemiyle aynı olup boylamı Mekke’nin boylamından fazla
olursa, söz konusu şehrin kıblesi; batı ve doğu çizgisinin ufuk çevresine
bitiştiği noktada olur. Eğer şehrin enlemi Mekke ile aynı olup boylamı
Mekke’nin boylamından eksik gelirse o şehrin kıblesi; doğu ve batı
çizgisinin ufuk çevresine kavuştuğu doğu noktasıdır. Yukarıda tarif
ettiğimiz son iki şekle göre, bir şehrin kıblesini bulmanın diğer yolu şudur
ki, güneş İkizler burcunun sekizinci derecesinde veya Yengeç burcunun
yirmi üçüncü derecesinde bulunduğu bir günde; Mekke’nin boylamı ile,
kıblesi bulunmak istenen şehrin boylam farkını her on beş derecelik
mesafesi için bir saat ve her bir derecelik mesafesi için de dört dakika alıp
gözetlersin.
Eğer o şehrin boylamı Mekke’nin boylamından fazla ise; güneş günde
yarısını alınan fark dakikaları ve saatleri kadar geçtiği anda, diktiğin
çubuğun gölgesi kıble tarafına düşmüş olur. O şehrin kıblesi de gölge
istekãmetinin tam tersi yönünde olur. Sûdan bölgesi gibi. Eğer bir şehrin
boylamı Mekke’den noksan ise güneşin gün yarısına gelmesine alınan fark
dakikaları ve saatleri kadar kaldığı vakitte, çubuğun gölgesi kıble hizasına
düşmüş olur. Kıble yine gölgenin tam aksi istikãmetine gelir. Umman
bölgeleri gibi. Çünkü güneş on iki derecede bulunduğu gün, başucu noktası
tam Mekke halkına isâbet etmiş olur.
Eğer bir şehrin enlemi ve boylamı Mekke’nin enlemi ve boylamından
fazla olursa Hint dairesi çevresinin güney noktasından başlayıp iki
boylamın arasında bulunan fazlalık kadar batı noktasına doğru sayarsın.
Kuzey noktasından da, batıya saydığın kadar sayıp iki bitiş noktasının
arasını düz bir çizgi ile birleştirirsin. Çünkü dairenin merkezi olarak kabul
edilen şehre göre, Mekke-i Mükerreme batı cihetinde bulunmuş olur.
(Çizdiğin) dairenin batı noktasından, iki enlem arasında bulunan fazlalık
miktarı, güney noktasına doğru (sayarak) ve doğu noktasından da aynı
şekilde sayıp iki bitiş noktasının arasını yine düz bir çizgi ile birleştirirsin.
Çünkü bu kez de (kıblesi bulunmak istenen) şehirden, Mekke-i
Mükerreme güney tarafa düşmüştür. Varsayılan bu iki çizgi birbiriyle
kesişirler. Şimdi yukarıda sözü edilen dairenin merkezinden bir çizgi
çıkarıp bahsi geçen kesişme noktasından geçirerek (kıble istikãmetini
bulmak istediğin) semte ulaştırırsın; kıble yönü çizginin (haritada) o bölgeyi
gösteren yere ulaştığı istikãmettir.
Bahsi geçen nokta ile güney noktası arasında ufuk dairesi çerçevesinde
bulunduğu varsayılan şehrin yayı, o bölgedeki kıblenin sapma yayı dır ki
orada namaz kılacak olanın, güneyden [89/a] batıya doğru söz konusu yay
miktarınca sapmış olmaları gerekir. Tâ ki kıbleye doğruca yönelmiş
olsunlar. Bu şekilde kıble, güneybatı istikãmetinde olmuş olur. Acem
bölgeleri gibi.
Eğer bir şehrin enlem ve boylamı Mekke’nin enlem ve boylamından
noksan olursa (yukarıda özetle anlatmış olduğumuz) şekil üzere kuzey ve
güney noktalarından doğu semtine doğru olan boylam fazlalığı ölçülüp batı
ve doğu noktalarından da kuzey istikãmetine doğru enlem fazlalığı sayılır.
Ve çizgiler birleştirilerek işlem tamamlanır. Bu şekilde, şehrin kıblesinin
kuzey ve doğu arasında olduğu görülür. Habeş bölgeleri gibi. Eğer bir
şehrin boylamı Mekke’nin boylamından noksan ve enlemi Mekke’nin
enleminden fazla olursa, kuzey ve güney noktalarından doğuya doğru
boylam fazlalığını, batı ve doğu noktalarından da güneye doğru enlem
farkını sayıp bu saydıklarını çizgilerle birleştirip işlemi tamamlarsın. Bu
şekilde yapınca (şehrin) kıble istikãmetinin güney ile doğu arasında
olduğunu bulursun. Rum (Anadolu) beldeleri gibi.
Eğer bir şehrin boylamı Mekke’nin boylamından fazla olup enlemi
Mekke’nin enleminden eksik bulunursa, kuzey ve güney noktalarından
batıya doğru boylam fazlalığını, batı ve doğu noktalarından kuzeye doğru
enlem farkını sayıp bunları çizgilerle birleştirerek işlemi tamamlarsın. Bu
şekilde yapınca, söz konusu şehrin kıble istikãmetinin kuzey ile batı
arasında olduğunu görürsün.
(Bilinen) bazı şehirlerin enlem ve boylam dereceleri bu bölümün sonunda
gelecek bir tabloda gösterilecektir.

