Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde Üçüncü Madde İnsan başının tabanı ve duvarları mesâbesinde olan beş kemiği bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: İnsan başının …

İKİNCİ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Üçüncü Madde

Üçüncü Madde

İnsan başının tabanı ve duvarları mesâbesinde olan beş kemiği bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki anatomi bilginleri şöyle demişlerdir: İnsan

başının yukarıda bahsedilen kemiklerinden başka beş kemiği daha vardır ki

bunların dördü yan duvarlar (cidrân) gibi iken bir tanesi diğerlerinin

sabitleştirilmesi için bir temel (kaide) gibidir. Yan taraflardaki dört kemik,

tepedeki kemiklerden (bıngıldak) yani alın kemiğinden daha kuvvetli olarak

yaratılmıştır.

Çünkü çarpmalar ve düşmeler en çok onların başına gelir bulunmuştur.

Beyinde birikmiş buharların, beyne ağırlık vermeden, kemikten dışarı

çıkması için tepe kemikleri daha yumuşak yaratılmıştır. Ancak öndeki

kemik alın kemiğidir ki yukarı taraftan sınırı derz-i iklîldir; aşağı tarafı ise

derz-i iklîl tarafından uzayıp göz kapağında göz üstünden geçip derz-i

iklîlin sonundan diğer tarafına kavuşan frontal kemiktir. Sağdaki ve soldaki

iki duvar gibi kemik ki kulaklar onların üzerine yerleşmiştir. İşitme

duyusunu korumak için sağlam olduklarından onlara taşa benzeyen

kemikler (hacreteyn) de derler. Bu taşa benzeyen kemiklerin tabanları

üzerinde inci kabuğu şeklinde iki eğri ve dairesel kıkırdak olarak

yaratılmıştır. Böylece onlara ulaşan sesler hava ile birleşip kanallarından

duyan kişiye ulaşır. Bunlara kulak denir.

Taşa benzeyen kemiklerin her birinin üst taraftan sınırı derz-i kışrîdir; alt

taraftan ise derz-i kışrînin ön tarafından çıkan sutûrla ve arkadan da

lambdoid sutûrla birleşmesiyle nihayet bulur. Ön taraftan sınırları, derz-i

kışrînin bir parçası ile arka taraftan lambdoid sutûrun bir parçasıdır. Son

kemiğin sınırı, üst taraftan derz-i lâmî, alt taraftan baş ile veted arasında

ortak olan sutûrdur ki derz-i lâmînin iki tarafı arasını birleştirir. Beynin

taşıyıcısı o kemiktir ki bahsi geçen kemikleri taşır. Ona vetedî derler ve

onun sert yaratılmasında iki fayda vardır. Biri, sertlik ağır kafatasını

taşımada yardımcı olur. Diğeri, sert olmakla kokuşmuş fazlalıkları kabul

etmez. Çünkü bu kemik fazlalıkların altına konulmuş olup fazlalıklar daima

ona dökülmüştür. İşte bunun için sert olması lâzım gelmiştir. İki şakağın

(sadak) iki yanında iki sert kemik vardır ki şakağa geçen sinirleri örterler.

Bahsi geçen iki kemik, iki şakak boyunca oblik olarak uzanmıştır

(mü’erreb), yani oraya yerleşmiştir. Bunlara çift denir.

Bütün bunları kusursuzca yaratıp işleten Yüce Yaratıcı’yı tesbih ederiz.