BEŞİNCİ FASIL · Sekizinci Madde
Sekizinci Madde
İnsan bedeninde damar içinde akan kanın akmayıp durmasından dolayı
deri üzerinde görülen ihtilâcı (titreme, seğirme) hükümleri ile bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir:
Beyt
1-İhtilâc-ı fark-ı ser
Câhdan virir haber.
Başın tepesinin seğirmesi, makãm ve mevkiden haber verir.
2-İhtilâc-ı pîş-i ser
Oldı devlete eser.
Başın ön kısmının seğirmesi, iyi bir nimet ve devlete işarettir.
3-İhtilâc-ı cenb-i ser
Sağ ü solı hayr ider
Başın yan tarafının seğirmesi, (kişinin) sağını ve solunu hayırlı eder.
4-İhtilâc-ı cebhe ter
Sağ îş ü sol haber
Alnın seğirmesi, sağda neşe eğlence, solda haber demektir.
5-İhtilâc-ı hâcib ol
Dostluk oldı sağ ü sol.
Kaşın seğirmesinden sağ ve sol her taraf dostluk olur.
6-Evsatı iderse ger
Sağı zevk ü sol keder
Eğer kaşın ortası seğirirse, sağı zevk, solu üzüntüdür.
7-İhtilâc itse zeneb
Sağı hüzn ü sol tarab.
Kaşın sonu seğirirse; sağı hüzün, solu sevinç ve coşkunluktur.
8-İhtilâc-ı zahr-ı ayn
Sağda levm ü solda zeyn.
Göz kapağı seğirmesi, sağda ayıplama, solda süs ve zînettir.
9-İhtilâc-ı beyt-i nûr
Sağı renc ü sol sürûr.
Gözbebeği seğirmesi, sağı sıkıntı, solu neşe sürûr.
10-İhtilâc-ı dünbâl
Sağda mihr ü solda mal.
Göz ucu seğirmesi, sağda aydınlık, solda mala kavuşmadır.
11-İhtilâc-ı zîr-i çeşm
Sağda mihr ü solda hışm.
Gözün alt kısmının seğirmesi, sağda aydınlık solda kızgınlıktır.
12-İhtilâc-ı ruhda dâl
Sağda hayr ü solda mal.
Yanağın seğirmesi, sağda hayır, solda mal demektir.
13-İhtilâc-ı enfe râh
Sağda kahr u solda câh.
Burun seğirmesi, sağda kahır, solda makãmdır.
14-İhtilâc-ı fevk-ı leb
Sağda rızk u sol tarab.
Üst dudak seğirmesi, sağda rızık, solda neşe ve sevinçtir.
15-İhtilâc-ı künc-i leb
Sağda darr ü sol tarab
Dudağın uç kısmının seğirmesi, sağda zarar, solda sevinçtir.
16-İhtilâc-ı zîr-i leb
Sağ ü solda yahşî hep.
Alt dudağın sağda ve solda seğirmesi, hep güzelliktir.
17-İhtilâc eden zekan
Sağda îş ü sol hasen
Çenenin seğirmesi, sağda neşe ve eğlence, solda güzelliktir.
18-İhtilâc-ı gûş ider
Sağda solda hoş haber
Kulak seğirmesi, sağda ve solda iyi habere işaret eder.
19-İhtilâc-ı hulk hem
Sağda mal u solda gam.
Boğazın seğirmesi, sağda mala solda gama işarettir.
20-İhtilâc-ı dûş ider
Sağda hüzn ü sol keder
Omuz seğirmesi, sağda hüzne solda kedere işarettir.
21-İhtilâc-ı bâzû el
Sağda rızk u solda mal.
Pazuların seğirmesi, sağda rızık, solda mala işarettir.
22-İhtilâc-ı zend [22] ider
Sağda solda hoş haber.
Kol kemiği seğirmesi, sağda ve solda iyi habere işarettir.
23-İhtilâc-ı sâideyn
Sağda lağv ü solda şeyn.
İki kol kemiğinin seğirmesi, sağda faydasız iş, solda ayıptır.
24-İhtilâc-ı rusg-ı yed
Sağda mâl ü solda ked.
El bileğinin seğirmesi, sağda mal, solda rızık peşinde koşmaktır.
25-İhtilâc-ı zahr-ı kef
Sağda hüzn ü solda şeref.
Elin dışının seğirmesi, sağda hüzün, solda şereftir.
26-İhtilâc-ı kefden âl
Sağ ü solda rızk ü mâl.
Avuç içinin seğirmesi, sağda ve solda rızık ve maldır.
27-İhtilâc-ı ibhâm
Sağda haml u solda kâm.
Başparmak seğirmesi, sağda yük, solda üzüntüdür.
28-Titrer ise sebâbe
Sağda solda esbâbe.
Şehâdet parmağı seğirmesi, sağda ve solda sebepler, vasıtalardır.
29-İhtilâc-ı vustâ hep
Sağda hüzn ü sol tarab.
Orta parmağın hep seğirmesi, sağda hüzün, solda neşedir.
30-İhtilâc-ı bınsır hem
Sağda câh ü solda gam.
Yüzük parmağın seğirmesi, sağda makãm, solda gamdır.
31-İhtilâc-ı hınsır el
Solda hayr ü sağda mâl.
Serçe parmak seğirmesi, solda hayır, sağda maldır.
32-İhtilâc-ı sadr olur
Sağı hüzn ü sol sürûr.
Göğsün seğirmesi, sağda hüzün, solda sevinç-neşedir.
33-İhtilâc-ı sedy hep
Sağda câh ü sol tarab.
Kadın göğsünün seğirmesi, sağda makãm, solda sevinç ve coşkudur.
34-İhtilâc-ı batne tam
Sağda vasl ü solda kâm.
Karnın seğirmesi; sağda kavuşma, solda arzu-emeldir.
35-İhtilâc-ı nâf olur
Sağda hüzn ü sol sürûr.
Göbek seğirmesi; sağda hüzün, solda mutluluktur.
36-İhtilâc-ı pehluvân
Sağda renc ü solda mâl.
Vücûdun yan taraflarından birinin seğirmesi, sağda zahmet, solda maldır.
37-İhtilâc-ı tehîgâh
Solı rızık, sağı câh.
Boş böğür seğirmesi, solu rızık, sağı makãm-mevkîdir.
38-İhtilâc-ı uyluğ ol
Sağı mihr ü sol oğul
Uyluğun seğirmesi, sağda mutluluk, solda oğuldur.
42-İhtilâc-ı fahz ider
Sağda îş u sol sefer
Uyluğun seğirmesi, sağda rahatlık, solda yolculuktur.
43-İhtilâc-ı rukbe olur
Sağda hüzn ü sol sürûr
Diz kapağı seğirmesi, sağda hüzün, solda neşe olur.
44-Taht-ı rukbe kılsa ger
Sağda râh u sol keder
Diz kapağı altı seğirmesi, sağda yol, solda üzüntüdür.
45-İhtilâc-ı sâka rah
Sağda mal ü solda câh
Baldır bölgesi seğirmesi, sağda mal, solda makãm-mevkidir.
46-İhtilâc-ı vech-i sâk
Sağda râh u sol erzâk
Baldırın dışının seğirmesi, sağda yol, solda rızıktır.
47-İhtilâc- batn-ı sâk
Sağda mâl ü sol firâk
Baldırın iç kısmının seğirmesi, sağda mal, solda ayrılıktır.
48-İhtilâc-ı kâ’b ider
Sağda vasl ü sol sefer
Topuğun seğirmesi, sağda mal, solda yolculuktur.
49-İhtilâc-ı püşt-i pâ
Sağda hüzn ü sol safâ
Ayak tabanının seğirmesi, sağda hüzün, solda mutluluktur.
50-İhtilâc-ı kâ’b el
Sağda meşy ü solda mâl
El ve topuk seğirmesi, sağda yürüme, solda maldır.
51-İhtilâc iderse kef
Sağda meşy ü sol şeref
Avuç içinin seğirmesi, sağda yürüme, solda şereftir.
52-İhtilâc-ı ibhâm
Sağda mâl ü solda kâm
Başparmağın seğirmesi, sağda mal, solda emeline ulaşmadır.
53 – Usbu’-ı sânî ider
Sağda solda hoş haber
İkinci parmak seğirmesi, sağda ve solda hoş haberdir.
54-Usbu’-ı vustâdan al
Sağda ve solda cidâl
Orta parmaklar seğirmesi, sağda ve solda mücâdeledir . [146/b]
55-Usbu’-ı bınsır bulur
Sağda cedel, sol sürûr
Yüzükparmağı seğirmesi, sağda mücâdele, solda sevinçtir.
56-Usbu’-ı hınsırda kâl
Sağ u solu rızk u mâl
Serçeparmağın seğirmesi, sağda ve solda rızık ve maldır.
57-Muhtelic olsa eğer
Bir yerin eyle nazar
Eğer bir yerin seğrirse, bak.
58-Bunda kıl ahkâmı yâd
Şübhesiz it i’timâd
Bu konuda söylediklerimizi hatırla ve hiç tereddütsüz bunlara güven.
59-Kim damar oynar neden
Hak’dır anı depreten
Çünkü bir damar titremişse, onu titreten Allah’tır.
60-Anla işârâtını
Bekle beşârâtını
Bu vesile ile işaret ettiklerini anla, gelecekleri bekle.
Beyt
Her ne can kim duyar işâretten
Hurrem olsun dili beşâretten
Günümüz Türkçesiyle
Her kim ki işaretleri duyarsa; Müjdelerle gönlü aydın olsun.
Bedenin ve canın anatomisini bilmenin faydaları (teşrih ilmi), insan
organlarının özellikleri, incelikleri ve ayrıntıları aslında çok uzun olup
(insan bedenini ana hatlarıyla tanıtıp fikir vermesi bakımından) bu örnekler
ve açıklamalar -özetle olsalar dahi- asıl maksadımız olan Allah teâlâyı
tanımaya delil ve yardımcı olmak için yeterlidir.
Çünkü ahsen-i takvîm üzere yaratılan ve iki cihanın hulasasını kendinde
toplayan hazret-i insanın şerefli bedeninin her uzvunda mevcut olan Bâri
teâlânın ince sanatlarına, hayret ve ibret nazarı ile bakmayı gerektirir. Derin
bir tefekkür ve tezekkür ile bakıldığı zaman görülür ki, bunları idrak edip
açıklamakta akıl ve ilim hem âciz ve hem de kusurlu kalır. Bunları
söylemekte ve yazmakta insan aklı şaşkın kalmıştır.
İnsanı en güzel bir biçimde yaratıp sûret veren Allah’ı tesbih ederiz. O her
türlü noksanlık ve kusurdan münezzehtir. O, ne güzel dost ve ne güzel
yardımcıdır. Yaratanların en güzeli Allah›ı tesbih ederiz. O’nun şânı
yücedir.
[16] . Ahlât-ı erba’a: Eski tıpta insan vücudunda farz olunan dört unsur
veya usâre: kan, salya, safra, dalak.
[17] . Sâid: Kolun dirsek ile bilek arasındaki kısmı.
[18] . “Allâhumme’f‘al bi-nâ fi’d-dîni ve’d-dünyâ mâ ente lehû ehlun ve lâ
tef‘al bi-nâ yâ mevlânâ mâ nahnu lehû ehlun, inneke gafûrun halîmün
cevâdün kerîmün ra’ûfun rahîmun hamîdün mecîdün.”
[19] . Bu mısra yazma nüshada yok.
[20] . İlm-i kıyafet: İnsanın yüzünden ve dış görünüşünden, iç vasıflarına
dair hüküm çıkarma bilgisi.
[21] . Enisü’l-kalb, aynı zamanda Fuzûlî’nin, İran şâirlerinden Hüsrev-i
Dihlevî ile Molla Câmi’e nazîre olarak yazmış olduğu meşhur kasidesidir.
[22] . Zend: Sâiddeki (ön kol) iki kemikten iç tarafta bulunanı, radius,
cubitus.
Gel ay Hakkı, halkı unut. Bu benliğinden geç, kendini toprak eyle.
Hakk’ın nazargâhı olan kalbini, mâsivâdan temizle. Ondan Hakk’ın
“enîsü’l-kulûb”
(kalplerin
dostu)
olduğunu
idrak
eyle.
Hakk’ın
muhabbetiyle fizik kurallarını paramparça eyle.
Omuz ve kollarının (sâid) bu şekilde olması, sevdiğini kucaklaması
içindir. Ellerin, parmakların ve tırnakların böyle büyük bir sanat eseri olarak
yaratılmaları, yüz binlerce fayda ve hüner içindir. Başparmağın kalın ve
kısa olması, dört parmağa karşı bir yere konulduğunda dayanıklı olması
içindir.
Şu halde, sûretleri cömertçe yaratan yüce Allah (Musavvir-i Mennân),
insan bedeninde olan dört karışımın (ahlât-ı erba’a) dumanından şerefli
başına latîf saçlar ihsan edip hayalarının (testisler) dumanından erkeklerin
yüz ve göğüslerinde kıllar çıkartmıştır. Böylece saç ile kadınlar süslenmiş,
sakal ile erkekler belli olmuş ve iki kaş ile de her ikisi unvanlanmıştır. Saçın
siyah olması, insanda dumanın fazla olmasındandır ki sarı olması, balgamın
fazla olmasındandır. Beyaz olması tabiî sıcaklığın azlığındandır. Tabiî
sıcaklığın azalması fazla münasebette cinsî bulunmaktan (mücâmaa) ve
üzüntüdendir. Alnın nûru, gönüllerin sürûrudur. İki kaş, iki gözün gölgeliği
ve dolunay (gibi gözlerin) üzerinde iki hilâl olmuşlardır.
. Sâid: Kolun dirsek ile bilek arasındaki kısmı.
. Ahlât-ı erba’a: Eski tıpta insan vücudunda farz olunan dört unsur veya
usâre: kan, salya, safra, dalak.
. Zend: Sâiddeki (ön kol) iki kemikten iç tarafta bulunanı, radius, cubitus.
. İlm-i kıyafet: İnsanın yüzünden ve dış görünüşünden, iç vasıflarına dair
hüküm çıkarma bilgisi.
. Enisü’l-kalb, aynı zamanda Fuzûlî’nin, İran şâirlerinden Hüsrev-i
Dihlevî ile Molla Câmi’e nazîre olarak yazmış olduğu meşhur kasidesidir.
. “Allâhumme’f‘al bi-nâ fi’d-dîni ve’d-dünyâ mâ ente lehû ehlun ve lâ
tef‘al bi-nâ yâ mevlânâ mâ nahnu lehû ehlun, inneke gafûrun halîmün
cevâdün kerîmün ra’ûfun rahîmun hamîdün mecîdün.”
. Bu mısra yazma nüshada yok.
Organların görünüşlerinin (kıyafet) birbirine zıt bilgi ve belgelerle
delillerle doğrulanmasını (ta‘dîl) ve insanların muhtelif yaratılışta olmasına
bağlı olarak değişiklik gösteren hükümlerini bildirir.
22-İhtilâc-ı zend ider
Kibre küçüktür delîl
“Allah’ım! Din ve dünya işlerinde bizi senin ehlinden eyle. Ey Mevlâmız!
(bu ikisinde de) bizi sana ehil olmayanlardan eyleme. Muhakkak sen,
ziyadesiyle bağışlayansın, Halîm’sin, çok cömertsin, Kerîm’sin, Raûf’sun,
merhametlisin. Kendisine hamd edilmeye ve ziyadesiyle övülmeye lâyıksın.”
İnsanı âleme benzeterek enfüsü âfâka uygun hale getirip âlemin
örneklerinin anlamlarını ve bölümlerini bu insan vücudunda bulmayı, insan
bedeninde olan organ ve hislerin âlemdeki varlıklara olan benzerliğini;
beden sağlığının gözetilip korunmasını ve bunun alışkanlık edinilmesini,
tabiî ölümle ruhun bedenden ayrılmasını dört fasıl ile anlatır.

