Marifetnâme · Haziran 27, 2026

İnsan bedeninde damar içinde akan kanın akmayıp durmasından dolayı deri üzerinde görülen…

BEŞİNCİ FASIL · Sekizinci Madde Sekizinci Madde İnsan bedeninde damar içinde akan kanın akmayıp durmasından dolayı deri üzerinde görülen ihtilâcı (titreme, seğirme) hükümleri ile bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki …

BEŞİNCİ FASIL · Sekizinci Madde

Sekizinci Madde

İnsan bedeninde damar içinde akan kanın akmayıp durmasından dolayı

deri üzerinde görülen ihtilâcı (titreme, seğirme) hükümleri ile bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki filozoflar şöyle demişlerdir:

Beyt

1-İhtilâc-ı fark-ı ser

Câhdan virir haber.

Başın tepesinin seğirmesi, makãm ve mevkiden haber verir.

2-İhtilâc-ı pîş-i ser

Oldı devlete eser.

Başın ön kısmının seğirmesi, iyi bir nimet ve devlete işarettir.

3-İhtilâc-ı cenb-i ser

Sağ ü solı hayr ider

Başın yan tarafının seğirmesi, (kişinin) sağını ve solunu hayırlı eder.

4-İhtilâc-ı cebhe ter

Sağ îş ü sol haber

Alnın seğirmesi, sağda neşe eğlence, solda haber demektir.

5-İhtilâc-ı hâcib ol

Dostluk oldı sağ ü sol.

Kaşın seğirmesinden sağ ve sol her taraf dostluk olur.

6-Evsatı iderse ger

Sağı zevk ü sol keder

Eğer kaşın ortası seğirirse, sağı zevk, solu üzüntüdür.

7-İhtilâc itse zeneb

Sağı hüzn ü sol tarab.

Kaşın sonu seğirirse; sağı hüzün, solu sevinç ve coşkunluktur.

8-İhtilâc-ı zahr-ı ayn

Sağda levm ü solda zeyn.

Göz kapağı seğirmesi, sağda ayıplama, solda süs ve zînettir.

9-İhtilâc-ı beyt-i nûr

Sağı renc ü sol sürûr.

Gözbebeği seğirmesi, sağı sıkıntı, solu neşe sürûr.

10-İhtilâc-ı dünbâl

Sağda mihr ü solda mal.

Göz ucu seğirmesi, sağda aydınlık, solda mala kavuşmadır.

11-İhtilâc-ı zîr-i çeşm

Sağda mihr ü solda hışm.

Gözün alt kısmının seğirmesi, sağda aydınlık solda kızgınlıktır.

12-İhtilâc-ı ruhda dâl

Sağda hayr ü solda mal.

Yanağın seğirmesi, sağda hayır, solda mal demektir.

13-İhtilâc-ı enfe râh

Sağda kahr u solda câh.

Burun seğirmesi, sağda kahır, solda makãmdır.

14-İhtilâc-ı fevk-ı leb

Sağda rızk u sol tarab.

Üst dudak seğirmesi, sağda rızık, solda neşe ve sevinçtir.

15-İhtilâc-ı künc-i leb

Sağda darr ü sol tarab

Dudağın uç kısmının seğirmesi, sağda zarar, solda sevinçtir.

16-İhtilâc-ı zîr-i leb

Sağ ü solda yahşî hep.

Alt dudağın sağda ve solda seğirmesi, hep güzelliktir.

17-İhtilâc eden zekan

Sağda îş ü sol hasen

Çenenin seğirmesi, sağda neşe ve eğlence, solda güzelliktir.

18-İhtilâc-ı gûş ider

Sağda solda hoş haber

Kulak seğirmesi, sağda ve solda iyi habere işaret eder.

19-İhtilâc-ı hulk hem

Sağda mal u solda gam.

Boğazın seğirmesi, sağda mala solda gama işarettir.

20-İhtilâc-ı dûş ider

Sağda hüzn ü sol keder

Omuz seğirmesi, sağda hüzne solda kedere işarettir.

21-İhtilâc-ı bâzû el

Sağda rızk u solda mal.

Pazuların seğirmesi, sağda rızık, solda mala işarettir.

22-İhtilâc-ı zend [22] ider

Sağda solda hoş haber.

Kol kemiği seğirmesi, sağda ve solda iyi habere işarettir.

23-İhtilâc-ı sâideyn

Sağda lağv ü solda şeyn.

İki kol kemiğinin seğirmesi, sağda faydasız iş, solda ayıptır.

24-İhtilâc-ı rusg-ı yed

Sağda mâl ü solda ked.

El bileğinin seğirmesi, sağda mal, solda rızık peşinde koşmaktır.

25-İhtilâc-ı zahr-ı kef

Sağda hüzn ü solda şeref.

Elin dışının seğirmesi, sağda hüzün, solda şereftir.

26-İhtilâc-ı kefden âl

Sağ ü solda rızk ü mâl.

Avuç içinin seğirmesi, sağda ve solda rızık ve maldır.

27-İhtilâc-ı ibhâm

Sağda haml u solda kâm.

Başparmak seğirmesi, sağda yük, solda üzüntüdür.

28-Titrer ise sebâbe

Sağda solda esbâbe.

Şehâdet parmağı seğirmesi, sağda ve solda sebepler, vasıtalardır.

29-İhtilâc-ı vustâ hep

Sağda hüzn ü sol tarab.

Orta parmağın hep seğirmesi, sağda hüzün, solda neşedir.

30-İhtilâc-ı bınsır hem

Sağda câh ü solda gam.

Yüzük parmağın seğirmesi, sağda makãm, solda gamdır.

31-İhtilâc-ı hınsır el

Solda hayr ü sağda mâl.

Serçe parmak seğirmesi, solda hayır, sağda maldır.

32-İhtilâc-ı sadr olur

Sağı hüzn ü sol sürûr.

Göğsün seğirmesi, sağda hüzün, solda sevinç-neşedir.

33-İhtilâc-ı sedy hep

Sağda câh ü sol tarab.

Kadın göğsünün seğirmesi, sağda makãm, solda sevinç ve coşkudur.

34-İhtilâc-ı batne tam

Sağda vasl ü solda kâm.

Karnın seğirmesi; sağda kavuşma, solda arzu-emeldir.

35-İhtilâc-ı nâf olur

Sağda hüzn ü sol sürûr.

Göbek seğirmesi; sağda hüzün, solda mutluluktur.

36-İhtilâc-ı pehluvân

Sağda renc ü solda mâl.

Vücûdun yan taraflarından birinin seğirmesi, sağda zahmet, solda maldır.

37-İhtilâc-ı tehîgâh

Solı rızık, sağı câh.

Boş böğür seğirmesi, solu rızık, sağı makãm-mevkîdir.

38-İhtilâc-ı uyluğ ol

Sağı mihr ü sol oğul

Uyluğun seğirmesi, sağda mutluluk, solda oğuldur.

42-İhtilâc-ı fahz ider

Sağda îş u sol sefer

Uyluğun seğirmesi, sağda rahatlık, solda yolculuktur.

43-İhtilâc-ı rukbe olur

Sağda hüzn ü sol sürûr

Diz kapağı seğirmesi, sağda hüzün, solda neşe olur.

44-Taht-ı rukbe kılsa ger

Sağda râh u sol keder

Diz kapağı altı seğirmesi, sağda yol, solda üzüntüdür.

45-İhtilâc-ı sâka rah

Sağda mal ü solda câh

Baldır bölgesi seğirmesi, sağda mal, solda makãm-mevkidir.

46-İhtilâc-ı vech-i sâk

Sağda râh u sol erzâk

Baldırın dışının seğirmesi, sağda yol, solda rızıktır.

47-İhtilâc- batn-ı sâk

Sağda mâl ü sol firâk

Baldırın iç kısmının seğirmesi, sağda mal, solda ayrılıktır.

48-İhtilâc-ı kâ’b ider

Sağda vasl ü sol sefer

Topuğun seğirmesi, sağda mal, solda yolculuktur.

49-İhtilâc-ı püşt-i pâ

Sağda hüzn ü sol safâ

Ayak tabanının seğirmesi, sağda hüzün, solda mutluluktur.

50-İhtilâc-ı kâ’b el

Sağda meşy ü solda mâl

El ve topuk seğirmesi, sağda yürüme, solda maldır.

51-İhtilâc iderse kef

Sağda meşy ü sol şeref

Avuç içinin seğirmesi, sağda yürüme, solda şereftir.

52-İhtilâc-ı ibhâm

Sağda mâl ü solda kâm

Başparmağın seğirmesi, sağda mal, solda emeline ulaşmadır.

53 – Usbu’-ı sânî ider

Sağda solda hoş haber

İkinci parmak seğirmesi, sağda ve solda hoş haberdir.

54-Usbu’-ı vustâdan al

Sağda ve solda cidâl

Orta parmaklar seğirmesi, sağda ve solda mücâdeledir . [146/b]

55-Usbu’-ı bınsır bulur

Sağda cedel, sol sürûr

Yüzükparmağı seğirmesi, sağda mücâdele, solda sevinçtir.

56-Usbu’-ı hınsırda kâl

Sağ u solu rızk u mâl

Serçeparmağın seğirmesi, sağda ve solda rızık ve maldır.

57-Muhtelic olsa eğer

Bir yerin eyle nazar

Eğer bir yerin seğrirse, bak.

58-Bunda kıl ahkâmı yâd

Şübhesiz it i’timâd

Bu konuda söylediklerimizi hatırla ve hiç tereddütsüz bunlara güven.

59-Kim damar oynar neden

Hak’dır anı depreten

Çünkü bir damar titremişse, onu titreten Allah’tır.

60-Anla işârâtını

Bekle beşârâtını

Bu vesile ile işaret ettiklerini anla, gelecekleri bekle.

Beyt

Her ne can kim duyar işâretten

Hurrem olsun dili beşâretten

Günümüz Türkçesiyle

Her kim ki işaretleri duyarsa; Müjdelerle gönlü aydın olsun.

Bedenin ve canın anatomisini bilmenin faydaları (teşrih ilmi), insan

organlarının özellikleri, incelikleri ve ayrıntıları aslında çok uzun olup

(insan bedenini ana hatlarıyla tanıtıp fikir vermesi bakımından) bu örnekler

ve açıklamalar -özetle olsalar dahi- asıl maksadımız olan Allah teâlâyı

tanımaya delil ve yardımcı olmak için yeterlidir.

Çünkü ahsen-i takvîm üzere yaratılan ve iki cihanın hulasasını kendinde

toplayan hazret-i insanın şerefli bedeninin her uzvunda mevcut olan Bâri

teâlânın ince sanatlarına, hayret ve ibret nazarı ile bakmayı gerektirir. Derin

bir tefekkür ve tezekkür ile bakıldığı zaman görülür ki, bunları idrak edip

açıklamakta akıl ve ilim hem âciz ve hem de kusurlu kalır. Bunları

söylemekte ve yazmakta insan aklı şaşkın kalmıştır.

İnsanı en güzel bir biçimde yaratıp sûret veren Allah’ı tesbih ederiz. O her

türlü noksanlık ve kusurdan münezzehtir. O, ne güzel dost ve ne güzel

yardımcıdır. Yaratanların en güzeli Allah›ı tesbih ederiz. O’nun şânı

yücedir.

[16] . Ahlât-ı erba’a: Eski tıpta insan vücudunda farz olunan dört unsur

veya usâre: kan, salya, safra, dalak.

[17] . Sâid: Kolun dirsek ile bilek arasındaki kısmı.

[18] . “Allâhumme’f‘al bi-nâ fi’d-dîni ve’d-dünyâ mâ ente lehû ehlun ve lâ

tef‘al bi-nâ yâ mevlânâ mâ nahnu lehû ehlun, inneke gafûrun halîmün

cevâdün kerîmün ra’ûfun rahîmun hamîdün mecîdün.”

[19] . Bu mısra yazma nüshada yok.

[20] . İlm-i kıyafet: İnsanın yüzünden ve dış görünüşünden, iç vasıflarına

dair hüküm çıkarma bilgisi.

[21] . Enisü’l-kalb, aynı zamanda Fuzûlî’nin, İran şâirlerinden Hüsrev-i

Dihlevî ile Molla Câmi’e nazîre olarak yazmış olduğu meşhur kasidesidir.

[22] . Zend: Sâiddeki (ön kol) iki kemikten iç tarafta bulunanı, radius,

cubitus.

Gel ay Hakkı, halkı unut. Bu benliğinden geç, kendini toprak eyle.

Hakk’ın nazargâhı olan kalbini, mâsivâdan temizle. Ondan Hakk’ın

“enîsü’l-kulûb”

(kalplerin

dostu)

olduğunu

idrak

eyle.

Hakk’ın

muhabbetiyle fizik kurallarını paramparça eyle.

Omuz ve kollarının (sâid) bu şekilde olması, sevdiğini kucaklaması

içindir. Ellerin, parmakların ve tırnakların böyle büyük bir sanat eseri olarak

yaratılmaları, yüz binlerce fayda ve hüner içindir. Başparmağın kalın ve

kısa olması, dört parmağa karşı bir yere konulduğunda dayanıklı olması

içindir.

Şu halde, sûretleri cömertçe yaratan yüce Allah (Musavvir-i Mennân),

insan bedeninde olan dört karışımın (ahlât-ı erba’a) dumanından şerefli

başına latîf saçlar ihsan edip hayalarının (testisler) dumanından erkeklerin

yüz ve göğüslerinde kıllar çıkartmıştır. Böylece saç ile kadınlar süslenmiş,

sakal ile erkekler belli olmuş ve iki kaş ile de her ikisi unvanlanmıştır. Saçın

siyah olması, insanda dumanın fazla olmasındandır ki sarı olması, balgamın

fazla olmasındandır. Beyaz olması tabiî sıcaklığın azlığındandır. Tabiî

sıcaklığın azalması fazla münasebette cinsî bulunmaktan (mücâmaa) ve

üzüntüdendir. Alnın nûru, gönüllerin sürûrudur. İki kaş, iki gözün gölgeliği

ve dolunay (gibi gözlerin) üzerinde iki hilâl olmuşlardır.

. Sâid: Kolun dirsek ile bilek arasındaki kısmı.

. Ahlât-ı erba’a: Eski tıpta insan vücudunda farz olunan dört unsur veya

usâre: kan, salya, safra, dalak.

. Zend: Sâiddeki (ön kol) iki kemikten iç tarafta bulunanı, radius, cubitus.

. İlm-i kıyafet: İnsanın yüzünden ve dış görünüşünden, iç vasıflarına dair

hüküm çıkarma bilgisi.

. Enisü’l-kalb, aynı zamanda Fuzûlî’nin, İran şâirlerinden Hüsrev-i

Dihlevî ile Molla Câmi’e nazîre olarak yazmış olduğu meşhur kasidesidir.

. “Allâhumme’f‘al bi-nâ fi’d-dîni ve’d-dünyâ mâ ente lehû ehlun ve lâ

tef‘al bi-nâ yâ mevlânâ mâ nahnu lehû ehlun, inneke gafûrun halîmün

cevâdün kerîmün ra’ûfun rahîmun hamîdün mecîdün.”

. Bu mısra yazma nüshada yok.

Organların görünüşlerinin (kıyafet) birbirine zıt bilgi ve belgelerle

delillerle doğrulanmasını (ta‘dîl) ve insanların muhtelif yaratılışta olmasına

bağlı olarak değişiklik gösteren hükümlerini bildirir.

22-İhtilâc-ı zend ider

Kibre küçüktür delîl

“Allah’ım! Din ve dünya işlerinde bizi senin ehlinden eyle. Ey Mevlâmız!

(bu ikisinde de) bizi sana ehil olmayanlardan eyleme. Muhakkak sen,

ziyadesiyle bağışlayansın, Halîm’sin, çok cömertsin, Kerîm’sin, Raûf’sun,

merhametlisin. Kendisine hamd edilmeye ve ziyadesiyle övülmeye lâyıksın.”

İnsanı âleme benzeterek enfüsü âfâka uygun hale getirip âlemin

örneklerinin anlamlarını ve bölümlerini bu insan vücudunda bulmayı, insan

bedeninde olan organ ve hislerin âlemdeki varlıklara olan benzerliğini;

beden sağlığının gözetilip korunmasını ve bunun alışkanlık edinilmesini,

tabiî ölümle ruhun bedenden ayrılmasını dört fasıl ile anlatır.